Gıda Teknolojisi Facebook Gıda Teknolojisi Twitter Gıda Teknolojisi RSS
46 milyonluk Ukrayna’da gıda pazarının kalbi süpermarketlerde atacak

46 milyonluk nüfusuyla Doğu Avrupa’nın kalabalık ülkelerinden biri olan Ukrayna, pek çok sektörde olduğu gibi gıda ihracat açısından da önemli bir potansiyel oluşturuyor. Türkiye’den ağırlıklı olarak narenciye, fındık, domates ve kuru üzüm ithal eden ülkede, büyük perakende zincirleri güçlerini her geçen artırıyor. Bu sebeple Türk gıda üreticileri, perakende kanallarında yapacakları etkili tanıtım faaliyetleriyle satışlarını daha da artırabilir.   





ukrayna_gida.jpg

Resmi Adı: Ukrayna Cumhuriyeti

Yönetim Şekli: Yarı Başkanlık Tipi Cumhuriyet

Nüfusu: 46 milyon

Başkenti: Kiev

Resmi Dil: Ukraynaca

Yüzölçümü: 603 bin 628 kilometrekare

Para Birimi: Grivni (1 ABD Doları: 8,0083 Grivni)

Ukrayna, eski Sovyetler Birliği'ni oluşturan 15 cumhuriyet içinde Rusya Federasyonu ve Kazakistan'ın ardından yüzölçümü en büyük üçüncü ülkedir. 24 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını kazanan ülke, 24 bölge, bir otonom bölge (Kırım) ve bölge statüsündeki iki kentten (Kiev ve Sivastopol) oluşuyor. Yarı başkanlık tipi cumhuriyet rejimi ile yönetilen Ukrayna’da cumhurbaşkanlığı, bakanlar kurulu ve parlamento, yönetimde söz sahibi olan üç temel organdır. 46 milyon insanın yaşadığı ülkede nüfusun %73’ünü Ukraynalılar, %22’sini Ruslar, %5’ini ise Beyaz Ruslar, Yahudiler ve Kırım Tatarları oluşturuyor. Ülkenin en büyük şehirleri başkent Kiev (3,6 milyon), Donetsk (2 milyon), Dnipropetrovsk (1,8 milyon), Kharkiv (1,7 milyon), Odessa (1,5 milyon), Lviv’dir (1,5 milyon). Okuma yazma oranı %99,7 olup, nüfusun ’i üniversite veya yüksek okul mezunudur. Ülkede yaklaşık 1000 adet üniversite ve yüksek okul bulunuyor.

2009 yılına kadar istikrarlı bir şekilde artan Ukrayna’nın dış ticareti, küresel kriz nedeniyle 2009’da büyük daralma yaşadı. 2009 yılında bir önceki yıla göre ülkenin ihracatı %41, ithalatı %47 oranında küçüldü. Tahminlere göre Ukrayna’nın ancak 2015 yılında 2008 rakamlarına ulaşacağı bekleniyor. Dış ticaret rakamlarını oluşturan veriler incelendiğinde; 2009 yılında 40 milyar dolara yaklaşan ihracat rakamları 2010’da 51 milyar doları aşarken ithalatında 2009’daki 45 milyar dolar değeri 2010 yılında 60 milyar doları geçti. 2011 yılına gelindiğinde ise Ukrayna ihracatı 69,4 milyar dolar, ithalatı ise 83,2 milyar dolar olurken, dış ticaret açığı ise 13,8 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Diğer eski Sovyet Bloğu ülkelerinde olduğu gibi ağır sanayiye dayalı ve teknolojik bakımdan yetersiz bir ekonomik miras devralan ülke, ekonominin yeniden yapılandırılması ve reformlar gibi konularda gecikmeler yaşandı. Sektörlerde çeşitlenme aşamalı olarak gerçekleşirken, Rusya ve Asya pazarlarındaki güçlü talebe bağlı olarak metaller ve kimyasallar sektörlerinde oluşan üretim artışları sayesinde ekonomide düzelme 2000’li yıllarla beraber başladı. Özelleştirme ve yabancı sermaye diğer eski komünist ülkelere göre yavaş gelişti. 1990’larda üretimdeki düşüşler ve neticesinde yaşanan ekonomik küçülme ve beraberindeki hiper enflasyon süreci, nüfusun büyük bölümünün yaşam standardını düşürdü. Yoksulluk yaygın olmakla birlikte başta Kiev ve diğer büyük kentlerde yaşayan nüfusun küçük bir bölümü refah artışı sağlamış, yeni zengin bir kesim oluşmuştur. Söz konusu kesim ve fakirler arasındaki gelir farkı giderek açılıyor. 2010 yılında, sanayi üretimindeki artışla birlikte ülkede %4,2 oranında GSYİH artışı gerçekleşti. Sanayi üretimindeki bu hızlı artışın sebebi olarak bu dönemde artan dış talep ve fiyat koşullarındaki gelişmenin etkisi gösterilebilir. Artmakta olan özel tüketim harcamalarının ekonomik büyümeyi hızlandırması bekleniyor. Ukrayna’nın bu yaz gerçekleştirilen Avrupa Futbol Şampiyonası’nın evsahiplerinden biri olmasının da büyümesine olumlu katkı yapacağı öngörülüyor. 2011’de yakalanan büyüme oranında temel etki olarak, ihracat merkezli sanayi üretimindeki artış ve hane halkı sektöründe kriz sonrası yeniden bir artış trendi oluşması gösteriliyor.

 

Toprakların %55’i tarıma elverişli

Ukrayna, verimli topraklara ve uygun iklim koşullarına sahip, tarım alanında dünyada en yüksek üretim potansiyeline sahip ülkelerden biri olarak kabul ediliyor. Ülke topraklarının yaklaşık %55'i (33 milyon hektar) ekilebilir tarım arazisidir. Eski SSCB döneminde tahıl üretiminin %24'ünü, şeker pancarı üretiminin %58'ini, et ve süt üretiminin %25'ini tek başına karşılayan ülkenin şu andaki önemli tarım ürünleri tahıl, patates, şeker pancarı, ayçiçeği, soya fasulyesidir. Aynı zamanda başta ayçiçeği olmak üzere bitkisel yağlarda da eskiden olduğu gibi BDT ülkeleri içerisinde en büyük üretici konumunda bulunuyor.

 

Türkiye ile ticari ilişkiler

Türkiye-Ukrayna arasındaki ticaret hacmi 2011 yılında 6,5 milyar dolar seviyesini aşarken ithalat bu dönemde 4.8 milyar dolar, ihracat 1,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. İthalatın ihracatı karşılama oranı %35 seviyelerindedir.

2008 yılında 8,2 milyar dolar düzeyine ulaşan iki ülke arasındaki ticaret hacmi, dünya genelinde yaşanan mali krizin etkisiyle 2009’da bir önceki yılın aynı dönemine göre yarı yarıya düşmüş ve 4,1 milyar dolar oldu. Ukrayna'da faaliyet gösteren Türk firmalarının tamamına yakını KOBİ niteliğinde olup, ağırlıklı olarak gıda ve içecek, temizlik malzemeleri, hazır giyim, orman ürünleri, maden ve metal, inşaat ve inşaat malzemeleri alanında faaliyet gösteriyor. Şubat 2001 de Efes Pilsen Bira Grubu, Ukrayna’nın Odessa şehrinde bulunan Chernomor Bira Fabrikası’nın %51 hissesini alarak bu fabrika ile ortak yatırım gerçekleştirdi. 2004 yılında Efes, Ukrayna’daki pazar payını artırmak amacıyla yeni Ukraynalı ortak arayışı içine girdi. Ancak, daha sonra bu kararından vazgeçerek b ülkedeki üretimine son verdi. Efes Pilsen, Ukrayna pazarına Rusya Federasyonu’ndaki fabrikasından ihracat yoluyla mal verecek.

 

Pazarın yapısı ve perakende sektörü

Perakende sektörüne doğrudan yabancı yatırım girişi son yıllarda artsa da halen yeterli düzeye ulaşamadı. Açık pazarlar, çarşılar ve büfeler pazarda hala önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Hipermarketler kent merkezlerinde yavaş da olsa gelişme eğiliminde. Son birkaç yıldan beri, genellikle şehir merkezlerinde, mağaza zincirleri, uluslararası isim yapmış mağazalar ve süpermarketlerin Ukraynalı veya yabancı müteşebbisler tarafından açıldığı gözlemleniyor.

Alman market zinciri Metro, Kiev’de Ağustos 2003’ten beri faaliyet gösteriyor. Metro Grubu’nun 2009 Mayıs ayı itibariyle 3’ü Kiev’de olmak üzere toplam 21 adet mağazası bulunuyor. Metro dışında Rus market zinciri Paterson ve Fransız Auchan da pazarda faaliyet gösteriyor. Önümüzdeki dönemde, büyük market zincirlerinin daha küçük ölçekli marketleri satın alarak, dağıtım ağlarını güçlendirmeleri ve bu alanda rekabetin artması öngörülüyor.

Ukrayna pazarına ilgi duyan firmaların bu dönemde ülke genelindeki dağıtım ağlarını gözden geçirmeleri ve güçlendirmeleri, gelişen pazarda yerlerini sağlamlaştırmaları açısından önem taşıyor. Yine firmaların pazardaki konumlarını iyi tespit ederek, marka ya da ürünlerini rakiplerinden farklı kılacak çalışmalarla sunmaları, malın katma değerini yükseltebilir. Ülkede tüm sektörler göz önüne alındığında, ticaret yapan firmaların genelde işletme sermayesinin düşük olduğu ortaya çıkıyor. Ukrayna içinde faaliyet gösteren toptancıların tercihi gümrüklenmiş malları almak, yani bir başka deyişle ihracatçının kendi bulunduğu yerde ithalat işlemleri ile uğraşmadan ithal ürünlere erişmek şeklinde oluyor. Ayrıca, toptancılar ve ithal mal satan Ukrayna firmaları, işletme sermayeleri az olduğu için, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında küçük partiler halinde mal alıyorlar. İhracatçı firmaların Ukrayna’da yerleşik firmalarla irtibat ile eşzamanlı olarak yapabilecekleri diğer bir faaliyet ise ürünleri ile ilgili milli katılım organizasyonu tarafından düzenlenen veya bireysel olarak Ukrayna’daki uluslararası fuarlara katılmak olabilir.

İhracatçı firmaların ilk ihracat bağlantıları esnasında genelde küçük deneme miktarları ile pazara girmeleri, ticaret ortaklarının güvenilirliğini sınama ve pazarı daha iyi tanıyıp, malı ve satış şartlarını buna göre değiştirme imkanı verebilir. Ukrayna pazarında kalıcı olmak isteyen ihracatçıların belli bir kaliteden ödün vermeden malı bu ülkede alıcılara teslim edebilmelerinin rakiplerinin önünde yer almalarını sağlayabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle, firmaların burada bir depo ve tanıtım mağazası kurarak ve göreceli olarak küçük miktarlarda alım yapan yerel toptancıların ya da perakendeci firmaların stok ve gümrükleme maliyetlerinin de bir kısmını üstlenerek, malları pazarlamaları uygun bir yöntem olabilir. Rekabet nedeniyle karşılaşılması muhtemel sorunları en aza indirmek amacıyla, özelikle aynı mal grupları yerine birbirini tamamlayan mal gruplarını üretip satan ihracatçıların, Ukrayna’da ortak depo ve tanıtım mağazası kurmaları da işletme maliyetlerini önemli oranda azaltabiliyor.

 

Tarım ve gıda ürünleri pazarına genel bakış

Ukrayna iş dünyası kişisel ilişkiler üzerine kurulmuştur. Hukuki altyapının henüz tam olarak yerleştirilemediği bir ekonomide, iş ilişkilerinin kalitesi ve derinliği pazara girişin anahtarı olarak görülüyor. Yerel bir ortakla çalışmanın pazara girişte önem arz ettiği belirtiliyor. Pazarda hali hazırda Türk firmaları da faaliyet gösteriyor. Gerekli ilişkileri kurmuş ve pazarı tanıyan Türk firmalarıyla çalışılması pazara girişte kullanılabilecek etkili bir yöntem olabilir. Ülke çapında dağıtım yapan firmalar yalnız Kiev de değil, Dnipropetrovsk, Donetsk, Lviv, Odessa, Zaporizhzhya ve Kharviv şehirlerinde de bulunuyor.

Ukrayna’nın coğrafi büyüklüğü ve nüfusun göreli olarak dengesiz dağılımı (Ukrayna’nın en büyük üç şehrinde nüfusun yalnızca ’u ikamet ediyor) ülkede toptancılık ağı oluşturmayı çok önemli kılıyor. Ukrayna’nın ticari altyapısı son yıllarda hızla olgunlaşırken. batı tarzı dağıtım ağları giderek gelişiyor. Özellikle Kiev ve diğer büyük şehirlerde gelişen ve giderek karmaşıklaşan bir perakende sektörü mevcut. Özellikle gıda ve elektronik ürünler alanında uzmanlaşan perakende süpermarket zincirlerinin sayısı büyük şehirlerde giderek artıyor. Diğer tüketici malları genel olarak perakende outletlerde veya pazarlarda satışa sunuluyor.

 

Ukrayna’da ithalatçıların/dağıtıcıların büyük çoğunluğunun Kiev ya da Odessa’da ofisleri var. Limanlardaki ofisler genellikle sadece gümrük prosedürlerini uygulamak amacıyla kullanılmaktadır. Ürünler limana ulaştıktan sonra Kiev’e yollanıyor. Mal sevkiyatı Kiev’den gerçekleştiriliyor, daha sonra bölgelere dağıtılıyor veya doğrudan bölgesel dağıtıcılara ulaştırılıyor. Bazı ithalatçı firmalar CIP Kiev olarak ürünleri ithal edip gümrük işlemlerini Kiev’de yaptırıyor. Batı Avrupa limanlarından gelen kamyon teslimatları çok daha pahalı olduğundan nadiren tercih ediliyor.

 

Türk işadamlarının Ukrayna pazarında dikkat etmeleri gereken önemli hususlar

Ülke içinde şehirlerarası ulaşımda en çok kullanılan ulaşım şekli demiryolu ulaşımıdır. Karayolu daha çok kısa mesafeli taşımacılık amacıyla kullanılıyor. Ancak demiryolu taşımacılığındaki aksaklıklar karayolunun daha çok tercih edilmesini sağlıyor. Ukrayna’ya olan karayolu taşımacılığı Romanya ve Moldova üzerinden gerçekleştiriliyor.

İhracatı amaçlayan firmaların Ticaret Müşavirliği’nden aldıkları adreslere ürünlerini tanıtıcı Rusça ya da Ukraynaca bir mektup göndermeleri ve bu mektubu yine aynı dillerde hazırlanmış kataloglarla desteklemeleri ilk irtibatın kurulmasında büyük önem taşıyor. Ukrayna’da resmi dil Ukraynaca olup ticari ve günlük hayatta Rusça kullanılıyor.

Ukrayna’da iş görüşmelerinin somut bir amacı olmalıdır. Bir başka deyişle yalnızca tanışmak amacıyla iş görüşmelerinin yapılması yerine, görüşmenin amacının iş ile ilgili somut bir teklif getirilmesi şeklinde olması gerekiyor. Görüşmelerde verilebilecek en iyi hediyenin, gelinen ülkeye özgü bir hediyelik eşya olabileceği belirtiliyor.

Ukrayna resmi pasaporta vize uygulamıyor. Sivil pasaporta uygulanan prosedürde ise; İstanbul, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, İzmit, Adapazarı, Bursa, Bilecik, Balıkesir, Manisa ve İzmir’de oturanlar yalnızca Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosluğu’na, diğer illerde oturanlar ise sadece bu ülkenin Ankara Büyükelçiliği’nin Konsolosluk Şubesi’ne başvurabilirler.

Ukrayna’da ticaret yapan firmaların önemli bir bölümü akreditif kullanmak istemiyorlar. Bu nedenle ithalatçının güvenilirliği önem kazanıyor. Ticaret müşavirliğince, müşavirliğe başvuran ihracatçı firmaların ihracat yapacakları firmaların bulundukları bölgedeki ticaret ve sanayi odasına üye olup olmadıkları, ilgili odalar nezdinde araştırılıyor.

 

İhracat potansiyeli bulunan tarım ve gıda ürünleri

Narenciye

Ukrayna’nın narenciye ithalatında en önemli tedarikçisi Türkiye’dir. 2011 yılında 268 milyon dolar olarak gerçekleşen ithalatın 131 milyon doları Türkiye’den yapıldı. Narenciye ihracatında yaşanılan lojistik kaynaklı sorunlar asgariye indirildiği takdirde Türkiye’nin pazar payını artırma potansiyeli oldukça yüksek.

 

Domates

2011 yılında Ukrayna’nın ithal ettiği 43,3 milyon dolar değerindeki domatesin 24 milyon dolarlık kısmını Türkiye karşıladı. Ülkemizin 2011’deki ihracat artışı bir önceki yıla göre %21 oranında gerçekleşti. Domates ihracatımız düzenli olarak artış göstermekte olup, söz konusu eğilimin 2011 yılında da sürdüğü ve özellikle Kırım Bölgesi’nin önemli bir alıcı olduğu gerçekleştirilen araştırmalar sonucu anlaşıldı. Yılın ilk yarısında, Ukrayna’da gerçekleştirilen domates üretiminde havaların erken ısınmasıyla erken hasat kararı alındığı için pazarda ürün fiyatları düşüş gösterdi.

 

Fındık

Global ekonomik kriz nedeniyle Ukrayna şekerli ve çikolatalı mamul üreticilerini önemli şekilde etkilendiği ve ithal edilen hammadde alımında (kakao, sert kabuklu meyveler vb.) zorlandıkları belirtiliyor. Bu bağlamda ülkemizin stok fazlası fındık için önemli bir potansiyel oluşturabileceği düşünülüyor. Ülkede bira tüketimi yüksek seviyede bulunduğundan, birayla birlikte çerez tüketimi artarken, tüketiciler düzenli olarak çerez tüketimlerini artırmaya devam ediyorlar. Ülkede patates/mısır cipsi tüketimi yüksek olmasına karşın, sert kabuklu meyveler tüketiciler tarafından daha sağlıklı alternatifler olarak değerlendirildiğinden tüketimi yıldan yıla artmakta ve çerezlik ürünler pazarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Sağlıklı ürünler tüketmeye özen gösteren Ukraynalı tüketiciler, sert kabuklu meyveleri aromalandırılmamış olarak tüketmeyi tercih ediyor. Bu bağlamda, olası tüketim kampanyalarında bu unsurun dikkate alınması ve söz konusu kampanyaların buna göre şekillendirilmesi önem arz ediyor.

 

Şekerli ve çikolatalı mamuller

Yaşanan ekonomik kriz, özellikle 2009 Noel/yılbaşı döneminde ülkenin şekerli ve çikolatalı mamuller perakende satışlarını olumsuz yönde etkiledi ve pazardaki daralma bu yılının ilk yarısında devam etti. Söz konusu daralma şekerli mamullerde yaklaşık %50, çikolatalı mamullerde %65 oranında gerçekleşti. Aynı zamanda bu mamullerin ihracatçısı konumunda bulunan Ukrayna'nın ihracatında da gerileme meydana geldi. 2011 yılında ise Türkiye’nin Ukrayna’ya ihracatı 5,5 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde ülkenin toplam ithalatı 54,8 milyon dolar oldu.

Ekonomik krize karşın, Ukrayna'da üretim yapan yerli ve yabancı firmaların önümüzdeki dönem için kapasite artırma, yeni yatırımlar yapma ve ürün çeşitlendirmesine gitmeyi hedefledikleri biliniyor. Pazarın sektör için önümüzdeki dönemde de önemini koruyacağı ve konuyla ilgili tanıtım-pazarlama faaliyetlerine ağırlık verilmesinin mevcut pazar payımızın geliştirilmesi yönünden önemli bir katkı sağlayacağı düşünülüyor.

 

Kuru üzüm

Ukrayna 2011 yılında 14,1 milyon dolarlık kuru üzüm ithalatı gerçekleştirirken ve bu durum gittikçe gelişme gösteriyor. İthalatın 8 milyon dolarlık kısmı Türkiye’den karşılanıyor. Ülkemizin bu ürün grubunda en önemli rakiplerinin Gürcistan ve Azerbaycan gibi ülkeler olduğu görülürken bazı yıllarda da İran ve Özbekistan menşeli üzümlerin fiyatlarının ülkemiz üzümlerine göre daha düşük olması ciddi bir rekabet unsuru olarak ortaya çıkıyor. Son yıllarda kuru üzümü değerlendiren unlu mamul üretimindeki artışlar da Ukrayna’nın gelecekte kuru üzüm alımının artacağı sinyallerini veriyor.

 

Zeytinyağı

Ukrayna’nın bitkisel yağ üretim, tüketim ve ticaretinde en önemli yere sahip olan ürün ayçiçeği yağıdır. Önemli bir ayçiçeği yağı üreticisi olması itibariyle iç pazarda zeytinyağının en önemli rakibinin ayçiçeği yağı olduğu görülüyor. Zeytinyağı fiyatlarının ayçiçeği yağına göre yüksek kalması pazarda engel olarak ön plana çıkıyor. Ancak özellikle büyük şehirlerde yükselmeye başlayan hayat standartlarıyla birlikte tüketicilerin kaliteli ve sağlıklı gıdalara yönelmeleri sonucu zeytinyağı ithalatının önümüzdeki yıllarda artmaya devam edeceği tahmin ediliyor.

 

T.C. Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Ukrayna Ülke Sorumlusu Arda Ocak tarafından hazırlanan Ukrayna Ülke Raporu’ndan derlenmiştir.

 

“Ukrayna pazarına ilgi duyan firmaların ülke genelindeki dağıtım ağlarını gözden geçirmeleri ve güçlendirmeleri, gelişen pazarda yerlerini sağlamlaştırmaları açısından önem taşıyor. Yine firmaların pazardaki konumlarını iyi tespit ederek, marka ya da ürünlerini rakiplerinden farklı kılacak çalışmalarla sunmaları da ürünlerinin katma değerini yükseltebilir.”

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz