Gıda Teknolojisi Facebook Gıda Teknolojisi Twitter Gıda Teknolojisi RSS
Türkiye’nin yanıbaşındaki 140 milyonluk dev gıda pazarı

Dünyanın önemli doğalgaz ve petrol kaynaklarını elinde bulunduran Rusya, 140 milyonu aşan nüfusuyla da dev bir pazar konumunda bulunuyor. Ülkenin gerçekleştirdiği ithalatta tüketim malları başı çekerken, uygun fiyatlı ve kaliteli ürünler Rus halkının günlük alışverişlerinde ilk tercihi oluyor. Türk menşeli ürünler de pazarda fiyat ve kalite olarak rakiplerine göre avantajlı konumda bulunuyor. Bundan ötürü kaliteli üretimlerini etkin dağıtım ve tanıtım çalışmalarıyla entegre edebilen Türk firmaları, orta ve uzun vadede Rusya gıda pazarının önemli aktörleri olabilir. 





rusya.jpg

Resmi Adı: Rusya Federasyonu

Yönetim Şekli: Çift Meclisli Başkanlık Sistemi

Nüfusu: 141,4 milyon (tahmini)

Başkenti: Moskova (10,1 milyon)

Resmi Dil: Rusça

Yüzölçümü: 17,7 milyon km2

Para Birimi: Ruble

17 milyon kilometrekareyi aşan alanı ile dünyanın en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi olan Rusya, 11 farklı zaman dilimine bölünmüştür. İki parlamentolu bir başkanlık sistemi ile yönetilen Rusya Federasyonu çeşitli federal yapılardan oluşuyor. Bu yapılar; 21 cumhuriyet (ya da federe cumhuriyet), 46 oblast (Rusya’nın bölgeleri; il), 9 kray (büyük il), 2 federal kent yönetimi (Moskova ve St. Petersburg), 1 özerk oblast (özerk il/Yahudi Özerk Oblastı), 4 özerk okrug (küçük özerk il) olarak sıralanabilir. Bütün bu federal birimler 7 büyük federal okrug (çevre) birimi içine alınıp, bu yerlere bağlı bulunuyor. Rusya Federasyonu'na bağlı 21 cumhuriyetin her birinin kendi ayrı anayasası ve devlet başkanı var. Bu anayasaların ülkenin anayasasına uyumlu olması ve onunla çelişmemesi gerekiyor. 2008 yılında yaklaşık 142 milyona ulaşan ülke nüfusunda okuryazarlık oranı %99,9 olup eğitim harcamalarının GSYİH’ya oranı yaklaşık %5’tir.

Rusya, zengin doğal gaz ve petrol kaynaklarının yanı sıra, kömür, alüminyum, bakır, demir, elmas, altın, gümüş maden kaynakları ve ormancılık ürünleri ile dünya hammadde ihracatında önde gelen ülkelerden biridir. Ülkenin sahip olduğu doğal kaynakların üretimi Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana artış gösterdi. Ayrıca dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik alanlarda verimlilik artmış olup, çevre kirliliği konusundaki önlemler de artırıldı. Rusya Federasyonu, büyük bir ekonomik gücün temeli olan doğal kaynaklara ve insan gücüne sahip dünyadaki belli başlı ülkelerden biri konumunda bulunuyor. Rusya’nın 2012 sonu itibariyle ihracatının 531 milyar dolar seviyelerinde gerçekleşmesi beklenirken, ithalatının da 350 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor.

Rusya’nın kalkınma vizyonuna dönük olarak “Strateji 2020” adı altında çeşitli sektörlerin (ilaç, otomotiv, hafif sanayi v.b.) geliştirilmesine dönük stratejileri kapsayan bir plan 2008 yılı şubat ayında V. Putin tarafından ilan edilmişti. “Strateji 2020”, ülkenin 2020’ye kadar %6-7 oranında sürdürülebilir büyüme kaydetmesini ve enflasyonu %3 seviyelerine çekerek dünyanın ilk 5 ya da 6 ekonomisi içerisine girmesini hedefliyor. Plan, 2008 yılı başlarında kabul edilmiş, takip eden dönemde 2008 sonunda küresel mali kriz baş göstermişti. Bu nedenle 2020 hedeflerinden sapma olasılığının muhtemel olabileceği ifade ediliyor. 2012 yılında küresel ekonomik büyümedeki yavaşlama paralelinde Rusya’nın GSYİH büyüme hızında da bir yavaşlama öngörülüyor. GSYİH’nın 2012 yılında %3,5 oranında büyümesi bekleniyor. Sanayi, Moskova, St. Petersburg, Yekaterinburg ve Nizhny Novgorod kentlerinde yoğunlaşıyor. Bu büyük kentler geçiş sürecini diğer yerlere göre daha iyi yönetirken, üretimde çeşitlilik sağladılar. Tomsk ve Novosibirsk gibi daha küçük kentler Sovyet rejimi tarafından yaratılan sanayi merkezleridir. Sibirya ve ülkenin en doğusundaki bölgeler hala sanayileşmemiş durumdadır. Bu bölgeler ham madde ve enerji üssü konumunda bulunuyor.

 

Tarım ve hayvancılık sektörü

Ülkenin kuzey bölgelerindeki toprak yapısı tahıl ve benzeri diğer ürünlerin üretimi için elverişli olmadığından üretim, daha çok güney bölgeleri ile batı Sibirya’da gerçekleştiriliyor. Ülkenin kuzeyinde ise hayvancılığa ağırlık veriliyor. Ülkenin tarım için elverişli olmayan coğrafi koşulları ve 3 yılda bir hüküm süren kuraklık, ülke topraklarının yalnızca %32’sini tarım için kullanılabilir kılıyor. Toprakların %45’i ise ormanlık araziden oluşuyor. Yeni ulusal güvenlik stratejileri çerçevesinde gıdada kendi kendine yetmeyi ve ithalata bağımlılığı kırmayı öncelikli hedefler arasına koyan Rusya'nın gıdada tam anlamıyla kendine yeterli duruma gelebilmesi için, başta et, süt ve sebze gibi ürünlerde dışa bağımlığın azaltılması gerektiği vurgulanıyor.

 

Türkiye ile ticaret

SSCB döneminde de Türkiye’nin önemli bir ticaret ortağı konumunda olan Rusya ile ticari ilişkiler 1992 yılında birliğin dağılmasından sonra da artarak devam etti. Coğrafi yakınlık, Türkiye-Rusya ticari ve ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde önemli bir avantaj sağlıyor. 1998 yılında Rusya’da yaşanan ekonomik kriz sonrasında iki ülkenin dış ticaret hacmi önemli ölçüde daralırken, ticaret 2000’den itibaren yeniden ivme kazandı. 2011 yılında Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı 2010’a göre %29,5 oranında, ithalatı ise % 11 oranında artış gösterdi. Türkiye-Rusya dış ticaret açığı bir önceki yıla göre yaklaşık %5,8 oranında arttı. Ülke ile ticaret hacmi ise yaklaşık oranında büyüdü.

Bu yılın ilk 6 aylık dönemi itibariyle bir önceki yıla kıyasla ihracatımız ,4, ithalatımız ise yaklaşık ,5 oranında yükseldi.

 

Pazara ilişkin bilgiler

Dağıtım ve Satış Kanalları: Son birkaç yılda ülkedeki dağıtım kanalları özellikle Moskova, St. Petersburg gibi büyük kentlerde düzenli bir yapıya kavuştu. Dağıtım kanallarındaki bu yapılanma büyük kentlerin çevresine de yayılmaya başladı. Son yıllarda özellikle Moskova’da, tüketim malları piyasasında büyük miktarlarda alım yapabilecek ve daha uzun vadeli taahhütlerde bulunabilecek büyük ölçekli perakende mağazaları açıldı. Kent merkezinde yer alan halka üzerinde büyük alışveriş merkezleri açılırken Moskova perakende sektörü giderek Avrupa ülkelerindekine benzer bir yapıya kavuşmaya başladı. Alışveriş merkezleri ve büyük mağazalar St. Petersburg, Moskova ve diğer kentlerde giderek yayılıyor. Giderek artan bu profesyonel dağıtım yapısından yararlanılarak pazara ürün sunmak büyük ölçüde kolaylaşıyor. Ancak bu kanalların bölgesel kapsamı sınırlı düzeyde olabildiği bazı bölgelere dağıtımda hala sıkıntı yaşanabiliyor. Bu bölgelerde firmaların değişken bir dağıtım stratejisi izlemesi ve yoğun pazarlama faaliyetleri yürütmelerinin uygun olabileceği ifade ediliyor.

 

Ülkede çok sayıda batı tarzı mağazanın açılmasına rağmen hala dağıtım ve perakendeciliğin önemli bir kısmı büfeler ve açık pazarlar aracılığı ile yapılıyor. Pazarda başarılı olan işletmeler dağıtım kanallarında çeşitli seçeneklerin bir karmasını oluşturarak hareket ediyor. Türk firmaları için Moskova ve St. Petersburg haricindeki bölgelerde de önemli pazar fırsatların bulunduğu ve bu fırsatların değerlendirilmesi için firmalar tarafından pazarın yerinde araştırılmasının önemine işaret ediliyor. Rusya’nın ithalatında tüketim mallarının ağırlığı devam ettiği sürece Türk menşeli tüketim mallarına bu pazarda ihtiyaç duyulması bekleniliyor. Ülkemiz menşeli ürünler pazarda fiyat ve kalite olarak rakiplerine göre avantajlı konumda bulunuyor. Ülkemizin coğrafi konumu da diğer ülkelerle rekabet açısından avantaj olara kabul ediliyor. Rusya pazarında başarı sağlayan Türk firmaları incelendiğinde; pazara uzun vadeli bir bakış açısı ile yaklaşmak, ülkede ofis, depo, mağaza kurmak sureti ile bir dağıtım ağı oluşturmak, ülke koşullarına hakim, vasıflı yerel personel istihdam etmek ortak özellikler olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla firmalarımızın ihracat planlarını hazırlarken bu faktörleri göz önünde bulundurmaları, sabırlı olmaları ve ürünlerine en uygun yaklaşımı belirlemek üzere pazarda araştırma gerçekleştirmeleri gerekiyor.

 

Perakendecilik: Rusya 2006 yılında Brezilya, Meksika, İspanya ve İtalya gibi ülkeleri geride bırakarak dünyadaki sekizinci en büyük perakende pazarı olmayı başardı. Söz konusu veriler resmi istatistiklere dayalı olup, pazarın gerçek büyüklüğünün çok daha fazla olması da mümkün olabilir. Ancak sektörün hala yeterli modern satış alanlarının bulunmaması gibi bazı sorunlarla karşı karşıya olduğu kaydediliyor. Üretici ve toptancılar hala hizmet sunma konusunda yeterli değildir. Bağımsız, küçük gıda dükkanları (büfeler dahil) ve açık pazarlar Rus gıda perakende sektörünün halen üçte ikisini oluşturuyor. Gıda dışı perakende satışların tüm perakendecik sektörü içindeki payı gıda sektörüne göre daha fazladır. Rus perakende gıda piyasası büyük ölçüde dağınık olup sektör yalnızca Moskova ve St. Petersburg’da konsolide olmuş durumdadır. Ülke çapında gıda satışı yapan en büyük 5 firma, modern gıda dağıtımının ’ini gerçekleştiriyor. Uluslararası perakende kuruluşlarının ülkeye artan ilgisine rağmen Orta ve Doğu Avrupa pazarları ile karşılaştırıldığında Rusya’da tanınmış, batılı perakende zincirlerinin çok az sayıda olduğu görülüyor.

 

Tüketici Tercihleri ve Tüketim Harcamaları: Rusya’daki tüketici davranışları, dünyanın herhangi bir ülkesinde yaşayan tüketicinin davranış kalıplarından genel olarak bir farklılık göstermiyor. Bireysel davranış dikkate alındığında, gelirine göre tasarruf eğilimi yüksek olmayıp, tüketim eğilimi yüksektir. Ülke için yeni olan, reklamların tüketici üzerindeki etkisinin yüksek olmasıdır. Tanıtım ve reklam tüketici tercihlerini değiştirebiliyor. Ayrıca promosyon da satışlar üzerinde etkili olabiliyor. Rus tüketicilerin satın alma kararlarında uygun fiyat önemli bir faktördür. Bununla birlikte tüketiciler kalite konusunda da hassaslar. Tüketim mallarına olan talep ise yüksektir. Gelir dağılımı düşük olan kesimler öncelikle ihtiyaç karşılama yönünde hareket ediyor. Ancak, zaman içerisinde çok çeşitli ithal tüketim malı ülkeye girdiğinden kalite tercihi ön plana çıktı. Orta ve üst gelir grubunda kalite ve marka önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Ruslar ayrıca tanınan ve güvenilir ithal ürünlere para harcamaktan çekinmiyorlar. Bu nedenle reklam satışı etkileyen önemli bir pazarlama faaliyetidir.

 

Türk işadamlarının Rusya pazarında dikkat etmeleri gereken önemli hususlar

Rusya’da ticari bağlantıların yapılmasında kişisel görüşler önemli yer tutuyor. Ticari faaliyette bulunan şirketlerin mali durumu ve güvenilirliği konusunda bilgi teminine yönelik bir veri tabanı bulunmuyor. Ülkede ticari faaliyette bulunmak için ticaret ve sanayi odalarına kayıt mecburiyeti yoktur. Firmalar odalarına kayıt olmaksızın faaliyet gösteriyor.

Rusya’daki tüccarlar, yabancı firmaların ülkede temsilcilik veya deposunun olup olmadığı hususuna ağırlık vermekte, küçük ve orta çaplı Rus tüccarlar sermayeleri oranında bu depolardan mal temini yoluna gidiyorlar. Doğrudan ithalat ise bu tür tüccarlarca tercih edilmiyor. Ticari kontratların yapılmasında karşılıklı kişisel ilişkiler önemlidir.   

 

Temel pazarlama yöntemleri bu ülkede yeni yeni yaygınlaşıyor. Alışverişlerde tüketiciler genellikle nakit ödeme şeklini tercih ediyor. Rusya’nın değişik etnik gruplardan oluşan bir nüfusu barındıran ve çok geniş bir ülke olduğu dikkate alınmalı, tüketici zevk ve tercihlerinde de bu durum göz ardı edilmemelidir.

Hususi, hizmet ve umuma mahsus pasaport hamili Türk vatandaşları ile hizmet ve umuma mahsus pasaport hamili Rus vatandaşlarının birbirlerinin ülkelerine 30 güden fazla kalmayacak şekilde vizesiz olarak seyahat edebilecekleri belirtiliyor. Vize muafiyeti 180 gün içerisinde toplamda 90 günü aşmayacak şekilde geçerli olacak.

Rusya’da resmi tatil günleri cumartesi ve pazara denk gelirse, bir sonraki iş günü tatil oluyor. Çalışma saatleri pazartesi - cuma günleri 09.00-18.00 arasındadır. Bankalar da genellikle 09.00-18.00 arasında açık bulunuyor. Bazı bankalar (Sberbank dahil) cumartesi günleri 09.00-13.00 arasında çalışıyor. Haftalık çalışma saati ortalama 40 saattir.

 

İhracat potansiyeli bulunan gıda ve tarım ürünleri

Bisküvi

2011 yılında Rusya’nın tatlı bisküvi ve gofret ithalatı bir önceki yıla göre %24 artışla 135 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2011’de ülkenin tatlı bisküvi ithalatı 94 milyon dolar (%32 artış), waffle ve gofret ithalatı ise 41 milyon dolar (% 8 artış) oldu. Rusya’nın dünyadan tatlı bisküvi ithalatında başlıca tedarikçiler Ukrayna, İtalya, Danimarka, Polonya ve Almanya’dır. Ülkenin gofret ithalatında ise Ukrayna, Polonya, Almanya, Avusturya ve Sırbistan önde gelen ülkelerdir. 2011 yılında Türkiye’nin Rusya’ya bisküvi ihracatı ise % 41 oranında artarak 1,2 milyon dolar olarak gerçekleşti.

 

Dondurulmuş Meyve ve Sebze

Rusya dondurulmuş gıda sektörü perakende satış hacmi büyüyor. Tüketici talebinin artması, hızlı yaşam koşulları, artan çalışan sayısı ve ücretlerdeki yükselme pazarın büyümesine neden olan başlıca faktörler. Pazarda talep özellikle yaz ve sonbaharda, yaş meyve sebzenin bol ve ucuza bulunduğu aylarda düşüyor. Polonya pazarda lider durumda bulunuyor. Piyasada ayrıca zincir mağazaların özel markalı kendi ürünlerinin de önemli bir yeri bulunuyor. Ülkemiz açısından pazara yakınlık, ürün bolluğu, çeşitliliği ve ürünlerimizin kalitesiyle bu pazardaki diğer rakiplerle rekabet edebilecek durumda olduğumuz göz önünde bulundurulduğunda, pazardaki varlığımızın önümüzdeki yıllarda artırılarak sürdürülebileceği düşünülebilir.

 

Kuru Meyveler

Rusya’nın 2011 yılı itibariyle 64 milyon dolarlık kuru üzüm ithalatı bulunuyor. İthalat bir önceki yıla göre %34 oranında daraldı. 2007-2011 yılları arasında ülkenin kuru üzüm ithalat artış eğilimi %7 olarak gerçekleşti. Rusya kuru üzüm ithalatının büyük bir kısmını İran’dan (%46) karşılıyor. Pazardaki diğer tedarikçiler Afganistan (%23), Şili () ve Türkiye’dir (% 9). Ülkemizin Rusya pazarında geri planda kalmasının en önemli nedeni, İran ve Afganistan gibi ülkelerin üzüm fiyatlarının ülkemiz üzümlerine göre daha düşük olmasıdır.

 

Makarna

2011 yılında Rusya’nın makarna ithalatı bir önceki yıla göre %22 artarak 93 milyon dolara ulaştı. Ülkede makarna pazarında en önemli paya İtalya (%56) sahiptir. İtalya’yı, Vietnam (), Almanya (%8), G. Kore (%8) takip ediyor. Türkiye, 2011 yılında pazara 102 bin dolar tutarında makarna ihracatı gerçekleştirdi. Söz konusu tutar 2010’a göre %40 artış anlamına geliyor. Dünya ihracatında %4 payı ile 7. sırada olan ülkemizin Rusya pazarındaki payı %0,2 gibi neredeyse yok denecek düzeydedir. Vietnam ve G. Kore’nin, pazarda ülkenin uzakdoğusuna yönelik erişte tipi ürünler tedarik ettiği tahmin ediliyor. Pazarda son yıllarda yaşanan ekonomik sorunlar nedeniyle Rus tüketiciler çoğunlukla ucuz makarna ürünlerini tercih etmeye başladılar. Değişik makarna soslarının da tanıtımı sayesinde önceleri makarnayı daha çok dışarıda İtalyan tarzı restoranlarda yiyen Ruslar’ın, artık makarnayı evde de pişirerek tüketmeye yöneldikleri görülüyor.

 

Kabuksuz Fındık

Dünya kabuksuz fındık ithalatında Rusya payı %4 civarındadır. Dünyanın en önemli fındık ihracatçısı olan Türkiye’nin, pazarda %50’lik hakimiyeti söz konusu. Pazarda Türkiye’yi %49 payla Azerbaycan takip ediyor. Ülkenin 2011 yılı kabuksuz fındık ithalatı 70 milyon dolara ulaştı. İthalat 2011’de bir önceki yıla göre %32 artış gösterirken, son 5 yılda ülkenin kabuksuz fındık ithalatı %4 artış eğilimi gösterdi. 2007 yılında kabuksuz fındık için gümrük vergisi uygulamasının kaldırılması nedeniyle, fındık ürünleri ihracatında kabuksuz fındık en önemli ürün olmaya devam ediyor. Aynı karar kabuksuz badem ve kaju fıstığı ile susam tohumu için de uygulanıyor. Bu sebeple Rusya’nın bu ürünlerde de ithalatı önemli miktarda artış gösterdi.

 

Şekerli ve Çikolatalı Mamuller

Rusya şekerli ve çikolatalı mamuller pazarı hacim bakımından dünyanın en büyük pazarlarından biri konumunda bulunuyor. Önümüzdeki yıllarda pazarda çikolatalı mamuller tüketiminin, pazarın giderek artan bir şekilde doyuma ulaşması nedeniyle yavaş büyümesi bekleniyor. Bununla birlikte yüksek kaliteli çikolatalı mamullere yönelimin devam edeceği öngörülüyor. Ülkede çikolatalı mamullerde perakende satışlar %3 oranında artış gösterdi. 2011 yılında dünya kakao fiyatlarının hızla artması çikolatalı mamullerin satışını etkiledi. 2011’de yüksek düzeyde seyreden ham madde fiyatları nedeniyle ortalama birim fiyatlar %7 arttı. Türk şekerli ve çikolatalı mamuller sektörü açısından Rusya’nın özel bir yeri bulunuyor. 1990’lı yıllarda en önemli ihraç pazarımız olan bu ülkeye olan ihracatımız 1998 yılından itibaren azalmaya başlarken, izleyen yıllarda istikrarsız bir şekilde artış ve azalışlarla devam etti. İhraç ürünlerimiz içinde kakao içermeyen şeker mamulleri ilk sırada yer alıyor. Önceki yıllarda çok düşük tutarda ihracatımızın gerçekleştiği lokum, helva vb. geleneksel şekerli ürünler ihracatımızın giderek arttığı ve ülkede bu ürünlere yönelik talebin oluşmaya başladığı gözleniyor.

 

Yaş Meyve ve Sebze

Rusya 2011 yılında dünyadan toplam 9,3 milyar dolarlık yaş meyve-sebze ithalatı gerçekleştirdi. 2011’de 6,3 milyar dolar tutarında yaş meyve, 3 milyar dolar tutarında da yaş sebze ithal edildi. Pazardaki en önemli tedarikçiler sırasıyla Türkiye, Ekvator, Çin, İspanya ve Hollanda’dır. Türkiye ile Rusya arasındaki taze meyve sebze ticareti iki ülke arasında imzalanan Bitki Karantinası Alanında İşbirliği Anlaşması ile düzenlenmişti. Bu ülkeye yaş sebze ihracatımız 2011 yılında bir önceki yıla kıyasla %5,6 oranında artarak 319 milyon dolara ulaşırken, aynı dönemde yaş meyve ihracatımız ise %5,4 artış kaydederek 598 milyon dolara erişti. Yaş sebze ihracatımızda en önemli payı domates alıyor. Domatesi, hıyarlar ve kornişonlar, diğer sebzeler (kuşkonmaz, patlıcan, mantar v.b.), soğan, şalot, sarımsak, pırasa ve diğer soğanımsı sebzeler, patates, kurutulmuş sebzeler takip ediyor. Yaş meyve ihracatımızda en önemli payı narenciye ürünleri alırken, bu ürünü üzüm, kayısı, kiraz, şeftali, erik ve çakal eriği geliyor.

T.C. Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Ülke Masaları II Dairesi’nden İhracatı Geliştirme Uzmanı A. Oya Benli Özbaş tarafından hazırlanan Rusya Ülke Raporu’ndan derlenmiştir.

“Rusya’da pazara uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaşan, ülkede ofis, depo, mağaza kurmak suretiyle bir dağıtım ağı oluşturan, ülke koşullarına hakim, vasıflı yerel personel istihdam eden Türk firmalarının başarılı oldukları görülüyor.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz