Gıda Teknolojisi Facebook Gıda Teknolojisi Twitter Gıda Teknolojisi RSS
Yumurta kabuğundan yüzde yüz doğal gıda koruyucusu

İTÜ Çekirdek girişimcilerinden, Arkim Kimyevi Maddeler Şirket Müdürü Elif Güngör Reis, dünyada ilk kez yumurta kabuğundan doğal gıda koruyucu üretmeyi başardı. Mevcut pazarda ithal gıda koruyucuların ve doğal olmayan ürünlerin kullanılması nedeniyle, Reis’in girişimi yerli üretim açısından da büyük önem taşıyor. 
 




arkim_elifİTÜ Çekirdek girişimcilerinden Elif Güngör Reis, dünyada ilk kez yumurta kabuğundan doğal gıda koruyucu üretmeyi başardı. Mutfakta her gün kullanılıp çöpe atılan ve çevre kirliliğine yol açan yumurta kabuklarını, kimyasal gıda koruyucuları gibi zararlı etkileri olmayan doğal bir gıda koruyucu antibakteriyel üreterek değerlendirmeyi hedefleyen Reis, kalsiyum karbonattan oluşan yumurta kabuğunun, bu içeriği ile ilaçtan kozmetiğe kadar geniş bir kullanım alanı bulunduğunu söylüyor. Yumurta kabuğu ile düşük maliyetli ve etkili bir doğal gıda koruyucu üretilerek, 11 milyon dolarlık ithal gıda koruyucusu pazarına da alternatif bir ürün sunmak istediğini dile getiren Reis, sektör açısından büyük çığır açacak bu başarılı projesinin detaylarını Gıda Teknolojisi ile paylaştı.
 
Elif Hanım öncelikle firmanız Arkim Kimyevi Maddeler’in kuruluş sürecini anlatır mısınız?
2011 yılında “Yumurta Kabuğundan Doğal Antibakteriyel Projesi” ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteği alarak firmamızı kurduk. Bu süreçte ürünümüzü geliştirdik. Mevcut potasyum sorbat, sodyum benzoat ve natamisin gibi kimyasallara doğal olan bu ürünü dünyada ve Türkiye’de ilk olarak biz geliştirdik.
 
İTHAL GIDA KİMYASALLARI PROJEMDE ROL OYNADI 
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteklediği projeyle yumurta kabuğundan dünyanın ve Türkiye’nin ilk 0 doğal gıda koruyucusunu geliştirdiniz. Öncelikle projenizin gelişim sürecini anlatabilir misiniz?
İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nde yüksek lisans döneminde gıda kimyasalları üzerine çalışırken, o sırada bütün gıda kimyasallarının ithal olduğu dikkatimi çekti. Tez konumu bunun üzerine yapmaya karar verdim. Çalışma sırasında yumurta kabuğundan gıda koruyucusu yaptım ve başarılı oldu. Proje bittikten sonra geçen yıl İTÜ Çekirdek’e başvurdum ve 50 bin TL ödülü kazandım. Bununla birlikte şimdi projemi ürün haline getirdim fakat sanayi tipi büyük üretim henüz yapılamıyor. Seri üretim için yatırım gerekiyor.
 
Ürettiğiniz gıda koruyucunun özellikleri neler? Özellikle ürününüzü dünyada ve Türkiye’de ilk yapan unsurlardan bahsedebilir misiniz? 
Ülkemiz yumurta üretiminde dünya liderlerinden. Bu atık günlük olarak binlerce kg’yi geçmektedir. Yapmış olduğumuz yüksek lisans tez çalışmasında, daha sonra da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK ile ortak yürütülen çalışmalarda ürünün etkinliği yapılan 1000’e yakın test ile kanıtlanmıştır. Konu ile ilgili 2 adet de patent başvurusu mevcuttur. Mevcut gıda koruyucularının tamamı ithal ve bilimsel olarak yan etkileri kanıtlanmıştır. Benim yaptığım ürünün insan sağlığına hiçbir şekilde zararı yok. Diğerlerinin herkes zararlı olduğunu biliyor ancak kullanmaya mecbur kalıyor. Ülkede her yıl 50 tonluk yumurta artığı var. Bu nedenle hammadde sorunu da yok. Ürün yolladığım birkaç şirket var, şu anda inceleme aşamasındalar. Yan etkisi olmayan kanıtlanmış bir ürün. Sektörü bilen yatırımcı ile hızlı bir şekilde ilerleyeceğimi düşünüyorum. Özellikle çocuklarda hiperaktivite, yetişkinlerde genlerde toksik etkiye neden olarak kansere kadar neden olduğu ispatlanmıştır. Mevcut çalışmamızdaki doğal koruyucuda ise sağlıklı insan hücrelerinde yapılan testlerde hiçbir toksikolojik ve insan sağlığına zararlı parametrelere rastlanmamıştır.
 
KULLANILDIĞI GIDANIN TADINI VE RENGİNİ DEĞİŞTİRMİYOR 
Söz konusu bu ürününüz hangi gıdaların üretiminde kullanılacak, gıda üreticilerine ne türden avantajlar sağlayacak? 
Geliştirdiğimiz ürün içeriğinin doğal olmasından dolayı mevcut üretilen gıdanın içeriğinde tat veya renk değişikliği yapmamaktadır. Ürün salça, reçel, süt ürünleri, şekerleme ve gıda üretiminin tamamını kapsayan bir sektörü hedef almaktadır. Üretici bu ürünü kullanarak 0 doğal bir ürünle, daha da az dozlarla çalışarak, yapay ve zararlı koruyucuları kullanmadan başarıya ulaşacaktır.
 
Geliştirdiğiniz 0 doğal gıda koruyucusuna sektörün tepkisi ne yönde oldu? Bu bağlamda ürünün tanıtım çalışmaları ve satışları nasıl gidiyor? 
Sektör tamamen gıda koruyucularına bağımlı olduğu için çeşitli gıda üreticileri ile son 6 ay içerisinde çok ciddi AR-GE çalışmalarında bulunduk. Bu bağlamda sektörde özellikle eksik olan helal sertifikası hassasiyetine özen gösterip, başvuruda bulunduk. Türkiye’nin en büyük distribütörleri ile numune çalışmalarımız devam ediyor. Şu an çeşitli süt ürünleri üreticileri ve salça üreticilerine ürünümüz tedarik edilmektedir.
 
Ülkemizde üretilen ve ya ithal edilen gıda koruyucularıyla ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Size göre bu ürünlerde tespit ettiğiniz olumlu ve olumsuz hususlar nelerdir? 
Ülkemizde her sene 11 milyon dolar harcanarak başta potasyum sorbat olmak üzere, sodyum benzoat, natamisin ve sodyum nitrit gibi kimyasallar ithal edilmektedir. Bu ithal edilen kimyasalların tamamı yapay kökenli olup, zararlı etkileri birçok çalışmada kanıtlanmıştır.
 
Firma olarak 2015 yılına ilişkin hedeflerinizi ve ajandanızda bulunan yeni projelerinizi aktarabilir misiniz?
2015 yılında gıda üreticileri için yeni nesil bir gıda koruyucusu dönemi başlıyor. 0 güvenli, hammadde kaynağı doğal ve en önemlisi tamamen devlet destekli ve üniversite bünyesinde hazırlanmış bir ürün, ülkemize ve bizlere çok büyük katma değer sağlayacaktır.
 
İTÜ ÇEKİRDEK’E ÇOK ŞEY BORÇLUYUM
Projesi için İTÜ Çekirdek’in çok büyük katkısı olduğunu söyleyen Elif Güngör Reis, “Bu işe başlarken laboratuvar ölçekli düşünüyordum. Bunun yanlış olduğunu burada gördüm. Altı farklı mentör ile çalıştım. Sanayici olarak düşünebilmeyi öğrendim. Kâr maliyet planlaması yapmayı ve projeksiyon yapmayı yine Çekirdek’de öğrendim” diyor.
 
 

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz