Gıda Teknolojisi Facebook Gıda Teknolojisi Twitter Gıda Teknolojisi RSS
Ambalajda 2016 trendleri

Esin Pala
Solutions Istanbul Ajans Başkanı 
www.solutionsistanbul.com
 




marketAraştırmalar, ürün ambalajlarının tüketicilerin satın alma karar sürecinde ne kadar etkili olduğunu ve anahtar rol üstlendiklerini bize göstermektedir. Tasarımda kullanılan görsel dil, ürünün ne olduğunu anlatmasının yanında aslında o markanın kimliği yani parmak izidir. Dolayısıyla ambalaj tasarımında hiçbir şey tesadüfi biraraya gelmiş değildir; her görsel öğe, her kreatif yaklaşım detaylı bir şekilde düşünülmüş ve belli bir amaca hizmet etmek üzere tasarlanmıştır.  
 
Satın alma kararının %70’inin raf önünde başlayıp sona erdiğini aklımızda tutarsak ambalaj grafik tasarımın bu kadar derin düşünülüp oluşturulmasının mantıklı olduğu sonucuna varırız. Bizler de pazarlama ekipleri ile koordineli bir şekilde çalışarak; tipografi, renk, şekil, metin, ürün, grafik ve görselleri etkin biçimde kullanarak tüketicinin zihninde pozitif bir duygu yaratıp onu satın almaya yönlendirmeyi hedefleriz. Burada önemli olan ürünün ne olduğunu anlatmak, varsa çeşidini vurgulamak, markasının net biçimde algılanmasını sağlamak, ek mesajları vermek; ve bütün bunları yaparken de marka kimliğine, algısına uygun bir görsel dünyayı yansıtmaktır. 
 
Biliyoruz ki, tüketiciler reyon reyon gezerken aslında markette çok da vakit geçirmeyi sevmiyorlar ve aradıklarını birkaç saniye içinde bulamazlarsa ya geri dönüyorlar ya da dikkatlerini başka bir şeye yönlendiriyorlar. Dolayısıyla bu saniyelere bağlı performans yarışında tüketicinin dikkatini doğru biçimde çekebilmek pazarlama ekibinin ve tasarım ajansının en önemli gündemini oluşturmaktadır. Peki mesele sadece dikkat çekmek mi? Tabii ki hayır. Ürününüzün ambalajı dikkat çekmenin yanında bulunduğu döneme, dönemin tasarım trendlerine uygun olmalı ve böylece tozlu marka algısı dediğimiz negatif anlamdaki o eskimişlik hissini bertaraf etmelidir. Şimdi ambalaj dünyasının gündemindeki tasarım trendlerine bir göz atalım: 
 
Geometrik desenler: Hem modada hem dekorasyonda sıklıkla rastladığımız bu trend ambalaj tasarımında da kendini gösteriyor. Ambalaj grafik tasarımlarında kullanılan geometrik desenler, hem dinamik ve modern bir atmosfer yaratırken, hem de rafta ürününüzün öne çıkmasını sağlıyor. Üstelik tüketicinin ürününüzü satın aldıktan sonra daha yakından incelediğinde keşfedeceği görsel detaylar da sunuyor. Bu da tüketicinin ürününüz ile daha fazla vakit geçireceği ve onu içselleştireceği anlamına geliyor. Geometrik desenler trendinde, tasarımda desen ve şekiller aracılığıyla basitlik, sadelik ve transparanlık merkeze alınıyor. Yorgun ve bunalmış tüketici zihnini biraz olsun sadelik ve netlik ile dikkatini çekecek olan bu üçgen, kare ve yuvarlaktan oluşan geometrik desen odaklı tasarımlar tek renk kullanımlı monokrom yaklaşımlarla, siyah-beyaz gibi yoğun kontrast renk kullanımlarla dikkati çekiyor. Bütün bunlar o yorgun zihinleri netlik ile rahatlatmak ve dolayısıyla satın almaya teşvik etmeyi sağlıyor.
 
Sıcak ve samimi: Sosyal medyanın yükselişi ile markalar tüketicileri tarafından daha kolay ulaşılır oldu. Buna karşılık, markalar tüketicisi ile yakın ilişki kurmasına olanak sağlayan daha rahat bir kimlik oluşturmaya başladı. Günümüzde belediyeler bile twitter üzerinden espri yapan mizah duygusu gelişmiş kimlikler sahiplenmeye başlarken markaların samimi ve sıcak duruşları sıklıkla rastladığımız bir şey olmaya başladı. El yazısı fontları, taslak tarzında el çizimleri tasarıma daha kişisel, daha samimi bir hava katmakta ve o markanın arkasında gerçekten bir yüzün olduğuna tüketiciyi ikna etmektedir. Kullanılan tipografinin kusursuz denecek bir mükemmellikte olmaması, elde yapılmış hissi verilmesi o ürüne karakter ve çekicilik katmaktadır. Birçok marka el çizimi efektini özgün tasarım ve el yazısı fontları ile marka kimliğine ve satış noktası görsellerine yansıtarak bu samimiyeti yaymayı amaçlamaktadır. 
 
Soyut sanat: Grafik anlamda konuşursak eğer ambalaj tasarımcıları ürünlerin tüketicilerin dikkatini çekmesi için çeşitli yollara başvuruyor: dev harfler, neon renkler ya da aşırı minimalist görsel yaklaşımlar gibi. Bu sene de bu tip eğilimleri göreceğiz, ancak farklılaşmak adına yüksek sesle bağıran tasarımlar yerine daha sanat odaklı, elegan ve naif bir yolda ilerleneceği öngörülüyor. 
 
El emeği göz nuru: El yapımı ürünlerin kazandığı popülarite tasarım trendlerinde de hızlıca esmekte. Özellikle ‘kendin yap-kendin sat’ tarzındaki online alışveriş siteleri de artıkça el emeği göz nuru ürünler rağbet görmekte ve bu zemindeki görsel yaklaşımlar tasarım dili olarak benimsenmektedir. Gerçekten öyle olmasa bile el yapımı, el üretimi gibi gözüken ambalajlar, yani o dünyaya ait tasarımlar rafta kolaylıkla dikkat çekmekte ve göze çarpmakta. Bu trende ait karakteristik özellikleri, ham görseller, daha doğal ve özgür ifade tarzları/ikonları, vintage fon kullanımları, sade ilustrasyonlar ve doğal renk paletleri şeklinde sıralayabiliriz. Sıcak ve samimi trend ile rahatlıkla ilişkilendirilebilir. 
 
Basit ve sade: Son yıllarda birçok alanda daha minimalist yaklaşıma doğru genel bir eğilimin olduğunu görüyoruz. Web sitelerinde bile bunu gözlemleyebiliriz; dijital dünyada da karmaşık olmayan, daha sade ve net tasarımlar öne çıkıyor. Ambalaj tasarımında yönelim açık marka iletişimine doğru gitmekte. Bu trend, tüketicilerin mesaj ve görsel bombardımanla yorulması yerine daha basit, sade ve kolay anlaşılır metin ve görsellerin kullanılmasıyla basit ve sadeliği öne çıkarmaktadır. 
 
Ultra saf: Bu trend geçtiğimiz yıllarda da rastladığımız tanıdık bir yaklaşımdır. Basit ve sade trendi ile de sıkı bir alışveriş içerisindedir. Markaların saf, yalın ve aşırı minimal bir hava yaratma isteğinden yola çıkarak isimlendirilmiştir. Bu trend, minimalist trendini biraz öteye taşımaktadır. Bu marka özünün en saf, en basit, en soyut haline indirgenme işlemidir. Sanki bu marka saflığının nihai bir ifadesidir. Bu trendde marka kendisinin bazı yönlerini temsil eden şeyleri basit soyut şekiller aracılığıyla ifade eder. Ve bu markalaşmanın yokluğuna dayanır. Geleneksel logo anlayışı yoktur. Aksine, bu trendi takip eden markalar genellikle logo ve tipografide basit fontlar kullanmayı tercih eder.  
 
Resimli hikaye: Anlatmayın! Çizin! Yeni trendimiz basit bir deyişle resimli hikaye; yani uzun uzun mesajlar, detaylı atmosferler yaratmak yerine kendi markanıza özel bir illustrastif tarz ile ambalaj tasarımınıza yön vermek. Bu trend, ambalaj tasarımına kimlik ve kişilik katmakta her şeyin üstünde çalışıyor. Marka kaygısı değil, kişilik meselesi üzerinde duruluyor. Çünkü insandan insana iş modeli benimsenerek tüketiciyi baş köşeye oturtuyor.
 
İçi dışı bir:  Her ne kadar tüketici mükemmel derecede iştah kabartan ürün görselleri görmek istese de ürünün kendisini daha çok görmek istiyor. Bu bir nevi meydan okuma gibi. Tüketicisine ‘ne aldığını görüyorsun’ mesajını veriyor marka. Dolayısıyla, ya tamamen transparan ambalajlar ya da parçalı pencere kullanımlı tasarımlar ön plana çıkıyor. Ürünün hırpalanmadan satış noktasına geleceğinden ve o satış noktasında olduğu gibi sergileneceğinden eminseniz, transparan ya da pencereli ambalajları denemenin tam sırası.
 
2016’da bu trendlerin etkilerini Türkiye’de de göreceğimizi düşünüyorum. Gündemi yakından takip eden, tüketicisinin istek ve beklentilerini tahmin eden değil öğrenen, onları bir üst noktaya taşımak için çabalayan markaların başarısı sürpriz olmayacaktır.   
 

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz