Banner
Gıda Teknolojisi Facebook Gıda Teknolojisi Twitter Gıda Teknolojisi RSS
Tuzdan kaçış baharatlara talebi artırıyor

Dünya genelinde tuz kullanımını azaltan veya hiç tuz kullanmayan tüketicilerin baharata yöneldiğini belirten Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu ile Türkiye’de baharat sektörünün bugünkü durumunu ve baharatların sağlık – beslenme açısından önemini konuştuk.
 




BaharatSayın Tarakçıoğlu kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
1960 yılında İzmir’de dünyaya geldim. 1980 yılında Galatasaray Lisesi’nden mezun oldum, daha sonra 1985 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ni bitirdim. Aile şirketleri olan Tarakçı Kardeşler Sünger ve Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ortağı ve yöneticisi olarak ticaret hayatına başladım. Halen Defne Dış Ticaret ve Tarım Ürünleri A.Ş.’de iş hayatımı sürdürmekteyim. 2003 yılında yapılan genel kurul sonrasında Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildim, 2006’da Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği’ne, 2008 yılında ise Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildim. 2010 ve 2014 yıllarında Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığına tekrar seçildim. 2018 yılında iki dönem kuralı gereği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden ayrıldım ve 2018-22 dönemi için Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevine seçildim. İzmir Ticaret Borsası Meclis Üyeliği, Galatasaray Kongre ve Galatasaraylılar Cemiyeti Üyeliği görevlerimi sürdürüyorum. Evli ve iki çocuk babasıyım. 
 
“Baharatta potansiyelimizi fırsata çeviremiyoruz”
Türkiye’nin baharat üretiminde dünyadaki yerini anlatarak, Türk baharat sektörünün bugünkü durumu ve görünümü hakkında bilgi verebilir misiniz? 
Türkiye yaklaşık 2 bin civarında olduğu söylenen endemik bitki çeşidiyle inanılmaz bir zenginliğe sahip. Ayrıca ülkemizde tıbbi ve aromatik bitkiler açısından ciddi bir katma değer fırsatı mevcuttur. Ancak tıpkı birçok tarımsal üründe olduğu gibi bu potansiyeli de ekonomik bir değere çevirme konusunda bazı sorunlarımız var. Dünyada 800 milyon Euro’luk baharat sektöründe ülkemiz geçen yıl yaklaşık 35 milyon dolar ithalat, 160 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Tabii ki potansiyele bakıldığında, söz konusu rakamlar olması gerekenin çok çok altındadır. İhracatımızın düşük olmasının en önemli sebebi, Uzak Doğu ve Güney Amerika'da yetişen baharatlarda ürüne göre uygulanan yüksek gümrük vergileridir. Bu şartlarda ithal edilen ham ürünün Türkiye'de tekrar işlenip, ambalajlanmasıyla ortaya çıkan üretim maliyetleriyle Avrupa pazarındaki rekabet gücümüz oldukça zayıf kalmaktadır. 
 
Türkiye’de en fazla tüketilen başlıca baharat çeşitleri ise; biberiye, kekik, defne yaprağı, karanfil, nane, karabiber, kırmızı biber, kimyon, safran, sumak, tarçın, damla sakızı, zahter, zerdeçal olarak sayılabilir. Ülkemizde doğrudan baharat üreticisi az sayıdadır. Genelde ek gelir olarak baharat üretiliyor veya orman köylüsü tarafından odun dışı orman ürünleri toplanarak bütçeye katkı sağlanıyor. 
 
Nurettin Tarakçıoğlu“Defne ve kekik üretiminde dünyada ilk sıradayız”
Türkiye’de üretilen başlıca baharatlar nelerdir? Ülkemizde üretimi olmayıp da ithalat yoluyla pazara giren ürünler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ege başta olmak üzere en fazla üretilen başlıca baharatlar ihracatta da ilk sıralarda yer alan kekik, defne yaprağı, kimyon, adaçayı, anason, biberiye,  rezene, meyan kökü, ıhlamur, mahlep, haşhaş, pul biber, nane gibi baharatlardır. Defne ve kekik üretiminde dünyada ilk sırada yer almaktayız. Bunlara ilaveten safran, lavanta, ıhlamur, yaban mersini, melisa gibi birçok tıbbi ve aromatik bitkilerde ciddi üretimimiz mevcut ve bu ürünlerde katma değer yaratarak ihracat potansiyelimizi artırabiliriz. Türkiye'de üretilme şansı az olan ve ithal edilen ürünlerin ağırlıklı kısmı Ekvator kuşağında sıcak ve nemli ortamda yetişiyor. O yüzden başta karabiber olmak üzere hindistan cevizi, tarçın, zerdeçal, zencefil, tarçın gibi ürünleri ithal etmek durumunda kalıyoruz. Bu şartlarda ithal edilen ham ürünün Türkiye'de tekrar işlenip ambalajlanmasıyla ortaya çıkan üretim maliyetleriyle Avrupa pazarındaki rekabet gücümüz oldukça zayıf kalmaktadır. 
 
150 ülkeye 160 milyon dolarlık baharat ihracatı
Türkiye yılda kaç ülkeye ne miktarda baharat ihraç etmektedir? İhracatta öne çıkan ürünler ve pazarlarımız hakkında bilgi aktarabilir misiniz? 
Ülkemiz iklim açısından önemli bir üretim potansiyeline sahip olmasına rağmen, planlama, organizasyon ve eğitim eksiklerinden dolayı bu önemli gücümüzü yeterli düzeyde maalesef kullanamıyoruz. Türkiye 2017 yılında 160 milyon dolarlık baharat ihracatı gerçekleştirdi. İhracatımızın yüzde 75’lik kısmı olan 120 milyon dolarlık büyük dilimini Egeli baharat ihracatçıları gerçekleştirdi. Türkiye’nin baharat ihracatı 2018 yılının Ocak-Ekim döneminde ise yüzde 9’luk artışla 83 milyon dolardan 91 milyon dolara çıktı. Türkiye 2017 yılında 150 ülkeye 160 milyon dolarlık baharat ürünleri ihraç ederken, Avrupa ülkelerine bu ihracatın 70 milyon dolarlık kısmı gitti. Baharat ihracatında kekik 57 milyon 339 bin dolarlık tutarla ilk sırada yer alırken, defne yaprağı ihracatı 36 milyon 103 bin dolarla ikinci oldu. Ülkemiz 15 milyon 658 bin dolarlık kimyon ihraç ederken, ada çayı ihracatı 6 milyon 729 bin dolar, biberiye ihracatı 4 milyon 193 bin dolar, anason ihracatı ise 3 milyon 997 bin dolar olarak kayıtlara geçti. İhracatta başlıca pazarlar ise; ABD, Vietnam, Almanya, Polonya ve Japonya olarak sıralanabilir. Küresel baharat talebi giderek artmakla birlikte baharat ihracatının artması için üretimin artması, bunun için ise öncelikle üretimin desteklenmesi gerekir. 
 
Türk baharat sektörü, Avrupa Birliği ile ülkemizdeki baharat standartları arasındaki farklılıkların giderilmesini istiyor. Bu kapsamda taleplerinizi paylaşabilir misiniz?
Avrupa Birliği ile Türkiye'nin gıda standartlarında bazı farklılıklar mevcut. Ancak Avrupa Baharat Birliği’ne ülkemiz de üye ve toplantılarına temsilci düzeyinde katılım sağlanmakta. Bu anlamda çok fazla farklılık bulunmuyor, uyum konusunda gerekli çalışmalar yapılıyor. Türk baharat ihracatçıları olarak siyasi ve ekonomik konjonktürden bağımsız olarak tedarik konusunda son derece dinamik ve kararlı olduğumuzu, bu şekilde yolumuza devam etmek istediğimizi her toplantıda dile getiriyoruz.
 
Baharat – sağlık ilişkisi
Baharatların insan sağlığı ve beslenme açısından faydaları nelerdir?
Dünya genelinde tuzdan kaçış baharatlara olan talebi artırıyor. Değişen ve gelişen tüketici damak zevki doğrultusunda, tüketiciden baharat sektörüne yönelik talepler sadece pul biber, karabiber, kekik gibi temel baharatlarla sınırlı kalmayıp, kekik, defne, köri, fesleğen, zerdeçal, zencefil, çeşniler, adaçayı, yemek harçları (köfte harcı, tavuk harcı vb.), değirmenli tane ürünler gibi kullanım kolaylığına yönelik ambalajlanmış ürünler olarak gelmeye başladı. 
Aromaları ile yemeklere lezzet katan baharatların sağlık için de sayısız faydası bulunuyor. Şeker, tansiyon ve kolesterol düzenlemekten metabolizma güçlendirmeye ve metabolizmada dayanıklılık sağlamaya katkı sağlayanlara kadar birçok farklı alanda fayda sağlayan baharatlara sahibiz. Örneğin adaçayı yağı, antiseptik ve antibiyotik etkisi çok güçlü olan bir uçucu yağdır. Bu nedenle özellikle boğaz enfeksiyonları, diş iltihaplanmaları ve ağız yaraları için yapılan ilaçların katkı maddesidir. Biberiyenin uçucu yağı (Oleum Rosmarini) özellikle parfüm, kozmetik ve aromaterapide çok değerlidir. Defne ise, yaprakları ve meyveleri baharat olarak ve bütün organları geleneksel tıpta ilaç olarak değerlendirilir. 
 
Ambalajlamadaki yenilikler baharat tüketimini artırıyor
Ülkemizde baharat tüketimi günümüzde hangi seviyelerde bulunuyor? Tüketimin ne kadarını ambalajlı ürünler oluşturuyor? En çok hangi çeşitler tüketiliyor? 
Ülkemizde ambalaj sektöründeki gelişmelerin hızlandığı son dönemlerde ambalajlardaki yeniliklerin baharat sektörüne taşınmasıyla, daha sağlıklı, daha kaliteli üretimi elde edebilmek adına baharatları olumsuz dış etkenlerden koruyacak ve kullanım kolaylığı sağlayacak ambalajların kullanılması sektör adına güzel gelişmelerdir. Artık modern tesislerde, steril ortamlarda, mikrobiyolojik ve fiziksel işlemlerden geçirilerek üretilen baharatlar, hava ve ışık geçirmeyen ambalajlar sayesinde açıldığı güne kadar tazeliğini korumakta ve bu da tüketimi artırmaktadır. Ülkemizde tüketilen başlıca baharatlar; kırmızı pul biber, karabiber, toz kırmızı biber, kekik, nane, kimyon, tarçın, susam, çörek otu olarak sayılabilir. 

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz