Gıda Teknolojisi Facebook Gıda Teknolojisi Twitter Gıda Teknolojisi RSS
Çikolata ve şekerli ürünlerden 847 milyon dolar ihracat geliri

Türkiye’de Mart ayında etkisini göstermeye başlayan Covid-19 salgını birçok sektörü olumsuz etkilerken, çikolata ve şekerli mamul ihracatı yüzleri güldürdü. Sektör yılın ilk 6 aylık bölümünde 847 milyon dolarlık ihracat yaparken, 654 milyon dolar dış ticaret fazlası elde edildi. 
 




ÇikolataTürkiye’de gıda ihracatının yüzde 10-12’lik kısmı şekerli mamul sektörünce yapılıyor. Her şeyin durduğu 2020’nin ilk üç ayında bile şekerli mamul sektörü 261,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, yılın ilk 6 ayına bakıldığında ise 847 milyon dolarlık ihracat yapıldı ve 654 milyon dolarlık dış ticaret fazlası elde edildi. Türkiye şekerli mamul sektörü̈nün dünyada yaygın şekilde çalıştığını ve ciddi anlamda ithalat ve ihracat yaptığını belirten Şekerli Mamul Sanayicileri Derneği (ŞEMAD) Başkanı Şemsi Kopuz, “Ham maddenin nerdeyse tamamı dışarıdan gelen ürünler olmasına rağmen ülkemizde katma değeri yüksek ürünler haline getirilip, dünyanın her bir yanına ihracat yapan bir sektördür. Kovid-19 sürecinde de uluslar arası dolaşımlarda zorlanmalar olsa da sektör ciddi önlemler almış, ham maddeden rafa iyi iş çıkarmıştır” dedi.
 
Pandemi döneminde küresel firmaların tedarik riskini azaltma yönünde yeni bir tedarik yapısı kurgulayabileceklerini anlatan Kopuz, bazı bölgelerde riski azaltmak için iş birlikleri ve dikey entegrasyona gidilmesi gerektiğini söyledi. Yeni dönemde yeni iş modellerinin tasarlanması, uzun vadede yeni tüketim alışkanlıkları ve pazar dinamikleri dikkate alınarak stratejiler geliştirilmesinin önem taşıdığına dikkat çeken Kopuz, “COVID-19 sürecinde tüketici alışkanlıkları oluşturmanın önemi ortaya çıkmıştır. Şekerli mamuller bazında yıllar boyu sadık tüketici boyutuna yatırım yapan markaların satışlarında düşüş olmamış, tüketici yeni ürünler denemek yerine bildik ürünlere yönelmiştir. Salgın sürecinde tüketici tercihleri ambalajlı ürünlere doğru kaymıştır. Bu nedenle firmalar ürün miks ve geliştirme faaliyetlerini yeniden değerlendirmelidir. Uzun vadede yeni tüketim alışkanlıkları ve pazar dinamikleri dikkate alınarak stratejiler geliştirilmelidir. Küresel firmalar tedarik riskini azaltma yönünde yeni bir tedarik yapısı kurgulanabilir. Bazı bölgelerde riski azaltmak için iş birlikleri ve dikey entegrasyona gidilmesi gerekmektedir” diye konuştu. 
 
Sektör olarak dönem dönem yaşanan tartışmalar, yasaklar, tüketicinin zihninde oluşan bilgi kirliliği gibi birçok olumsuzlukla mücadele ettiklerini kaydeden Şemsi Kopuz, “Bugün dünyada yaşanan COVID-19 salgını şekerli mamul sektörü için bir başka imtihan olsa da "COVID-19 sürecinde şekerli mamul sektörü olarak öncelikle gıda güvenilirliğine, çalışanların ve tüketicilerin sağlığına odaklanarak üretime devam etmekteyiz” ifadelerini kullandı.