Gıda Teknolojisi Facebook Gıda Teknolojisi Twitter Gıda Teknolojisi RSS
Zeki Sarıbekir: Koronavirüs ambalajlı gıdanın önemini hatırlattı

Covid-19 pandemisinden sonra birçok ülkenin gıda stoklarını her zaman hazır halde tutmaya önem vereceğini belirten  Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, “Bu dönemde ambalajlı ürünlere daha fazla talep olacağını, dijital baskı ve akıllı etiketlerin yer aldığı ambalajlara yönelim oluşacağını düşünüyoruz” diyor.
 




Market alışverişiZeki Bey, elinizdeki son veriler ışığında Türkiye ambalaj sektörünün genel durumu hakkında bilgi verebilir misiniz? 
Türkiye ambalaj sektörü 2019 yılında da ihracattaki büyümesini devam ettirdi ve ihracat bir önceki yıla göre miktar olarak yüzde 13’lük artışla 2 milyon 639 bin ton olarak gerçekleşti. Değer olarak bakıldığında ise yüzde 2 artış ile yıllık ihracat 4,6 milyar dolardan 4,7 milyar dolara çıktı. Toplam içerisindeki dağılıma bakıldığında plastik ambalaj ihracatı 2,98 milyar dolar ve yüzde 63'lük payla en çok ihracatı gerçekleştirilen ambalaj türü oldu. Onu 1,1 milyar dolar ve yüzde 24 payla kağıt ve karton ambalaj ihracatı takip ederken, metal ambalajda 380 milyon dolar, cam ambalajda 84 milyon dolar, ahşap ambalajda 30,9 milyon dolar, diğer torba ve çuval toplamında da 11,5 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Ambalaj sektörü geçtiğimiz yıl en çok ihracatı ise 375 milyon dolarla İngiltere'ye gerçekleştirdi. İngiltere'nin hemen arkasında ise 337 milyon dolarlık ihracat rakamıyla Almanya yer aldı. Bu iki ülkeyi 332 milyon dolarla Irak, 216 milyon dolarla İsrail ve 192 milyon dolarla İtalya takip etti. En çok ihracat yaptığımız 10 ülke sıralamasına bu ülkelerin ardından ABD, Fransa, İran, Hollanda ve Mısır girdi. 
 
2019 yılındaki ithalat ise miktar olarak yüzde 12, değer olarak yüzde 13 geriledi. Sektörümüz cari açığa pozitif katkı sağladı ve 1 milyar 852 milyon dolar dış ticaret fazlası verdi. Bu yönden baktığımızda, sektörün dışa bağımlılığında ciddi azalma olduğunu söyleyebiliriz. Ambalaj sektörü ithalatı geçtiğimiz yıl miktar olarak 1,5 milyon tona, değer olarak da 2,86 milyar dolara geriledi. Almanya, Çin, İtalya, ABD ve Fransa en çok ambalaj ithalatı yapılan ülkeler olarak öne çıktı. Dış ticaret fazlası veren ve ülkemiz ekonomisine önemli katkıda bulunan sektörlerden birisiyiz. 
 
Zeki Sarıbekir“Ambalaj gıdalarımızı ve sağlığımızı koruyor”
Dünyayı ve Türkiye’yi her anlamda olumsuz yönde etkileyen Covid-19 salgını ambalaj sektörünü nasıl etkilendi, ülkemizdeki üretimde bir düşüş yaşandı mı? 
Öncelikle koronavirüs pandemisi sürecinde ambalajın ne kadar önemli ve gerekli olduğu anlaşıldı. Ambalajlar ürünlerin hijyenik kalmasını sağlar, el değmeden ambalajlanmış gıda, ilaç ve temizlik ürünlerinin tüketicilere hijyenik bir şekilde ulaştırılması ambalajla mümkündür. Ambalajlar; ekmek, süt, peynir, bakliyat ve sebze-meyve gibi günlük ihtiyacımız olan gıdaları korurken aynı zamanda sağlığımızı da korur. Çünkü açıkta, ambalajsız şekilde satılan gıdalar hijyenik olmamanın yanı sıra virüs, bakteri ve çürümeye karşı savunmasızdır. Koronavirüsle sarsılan dünyada insan sağlığı için ambalajlı ürün olmazsa olmaz niteliğinde. Sektör olarak bunun bilinciyle hareket ettik. Bu dönemde gıda, içecek sektörü birinci, hijyen-temizlik ürünleri sektörü ikinci ve ilaç sanayi de üçüncü sırada öne çıktı. Ambalaj sektörü olarak gerekli tüm önlemleri alarak üretime devam ettik, tedarik zincirini aksatmamak için hiç durmadan çalıştık.
 
Fabrikalarımızda Sağlık Bakanlığımızın yönlendirdiği önlem paketleri hayata geçirildi. Tüm alanlar ve servisler her gün düzenli olarak dezenfekte edilirken, servislerde tekli oturma düzenine geçildi. Yemekhanelerde sandalye sayıları azaltılırken, toplu halde yemeğe çıkmanın önüne geçebilmek için öğle yemekleri ayrı saat dilimlerine bölündü. İşyeri hekimleri gözetiminde giriş ve çıkışlarda ateş ölçümleri yapılmaya başlandı ve herhangi bir şüpheli durum hemen prosedüre uygun olarak değerlendiriliyor. 
 
“Paketsiz ürünler tüm risklere açık”
Pandemi ambalajlı gıda konusunu bir kere daha gündeme getirdi. Korona günlerinde dünyada ve ülkemizde ambalajlı gıda tüketiminde ne yönde eğilimler gözlemlediniz? 
İnsan sağlığını çevresel risklerden uzak tutan ve koruyan ambalajlı gıdaların önemi bu dönemde bir kez daha ortaya çıktı. Açık alanlarda satışa sunulan gıdalar, insan ve çevre kaynaklı tüm risklere açık. Halkımız bu konuda her zamankinden daha fazla duyarlı olmaya başladı. Bundan 150 yıl önce insanlar temiz su, içecek, gıda, ilaç ve temel ihtiyaç maddelerine kolay ulaşamıyordu. ASD olarak geçen süre içerisinde gıda ve içeceklerin ambalaja girmesiyle insan ömrü ortalamasının uzamış olduğuna inanıyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi satın aldığınız ürünün ambalajı, onun güvencesidir ve her ürün ambalaja girmeli. Ambalajın üzerindeki etikette içerdiği ürünün besin değeri, ürünün miktarı, son tüketim tarihi, üretici adres bilgileri; yani ürünün muhteviyatı, nerede ve kim tarafından üretildiğini içeren tüm bilgiler bulunur. Halkımız da bu bilgileri görebileceği ambalajlı ürünler tercih etmeye yöneldi.
 
“Hedef üretimimizin yarısını ihraç etmek”
İhracatta etkili olduğunuz ve odaklandığınız pazarlar hakkında bilgi paylaşabilir misiniz? Yıl sonunda ihracatta hedefler neler?
Türkiye ambalaj sektörü olarak 180 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Daha çok ülkeye ambalaj satmayı, pazar sayımızı artırarak ürettiğimizin en az yarısını ihraç etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki yıllarda Avrupa’daki ihracat payımızı arttırmayı, Sahra Altı Afrika ülkeleri ve yakın coğrafyamız olan Kuzey Afrika ve Orta Doğu pazarlarında daha çok söz sahibi olmayı planlıyoruz. Orta ve Güney Amerika, geçmişte daralan ancak şimdilerde toparlanan ABD ve sürekli büyüyen Meksika pazarlarını çok önemsiyoruz. Tabii ki tüketimi nüfus sayısıyla paralel yükselişte olan ülkeler var; Çin, Hindistan, Bangladeş gibi. Nüfus artışına sahip tüm ülkelerde ihracatımızı miktar ve değer olarak artırmak zorundayız. 2020 ve sonraki yıllarda mevcut pazarlarımızda varlığımızı korumayı planlıyoruz. Avrupa ve yakın coğrafyaya ihracatımızı artırmayı hedefliyoruz. Türkiye'de cari fazla veren sektörler arasında yer alan ambalaj sektörümüz ülke ekonomisine katkısını da artırarak çalışmalarına devam ediyor. 
 
“Pandemi pek çok konuya bakışımızı değiştirdi”
Covid-19 salgınıyla birlikte pek çok ülke gıda ihracatını durdurdu ve durdurmaya hazırlanırken bu durum ülkemiz ambalajlı gıda ihracatı açısından bir daralma tehlikesi anlamına gelmiyor mu? 
Pandemi birçok konuya bakış açımızı ve iş yapış şekillerimizi derinden etkiledi. Dünya artık eskisi gibi olmayacak. Birçok konuda kendine yeterliliğin bir zorunluluk olduğunu gördük. Tarımda yeterliliğin önemi de bu yaşananlarla kendini bir kez daha göstermiş oldu. Ülkemizin sahip olduğu tarımsal potansiyelin farkındalığıyla, tarım ülkesi olma hedefimiz doğrultusunda, gıda ve içecek sektörünün gelişmesi beraberinde ambalaj sektörümüzü de geliştirecektir. Böylece, yeni salgınlara hazırlıklı olmayı kolaylaştıracak. Bu pandemi, yeni bir salgında her ülkenin önceliği kendi vatandaşına sağlayan bir yaklaşımla hareket edeceğini bize göstermiş oldu. Bunun yanı sıra, pandemi dönemlerinde de ihtiyaç duyan Avrupalı ve yakın coğrafyadaki müşterilerimize tedariğe devam etmek zorundayız. Bundan sonra ülkemizin potansiyellerini bilerek ve tüm bu yaşananlardan ders çıkararak ilerlemeliyiz.
 
“Akıllı etiketlerin yer aldığı ambalajlar öne çıkacak”
Geçtiğimiz Haziran düzenlediğiniz webinar seminerinde küresel salgının özellikle sosyal ve ticari hayatta birçok şeyi değiştirdiğini ifade ederek, ambalaj ve lojistiğin gelecekte daha önemli hale geleceğini söylemiştiniz. Bunu biraz açabilir misiniz? 
Dış ticaret açığına pozitif katkı yapan bir sektör olarak katma değerli ürün üretmenin önemini çok iyi biliyorduk ve yaşananlar attığımız adımların ne kadar doğru olduğunu ispatlar nitelikte. Olası yeni salgınlara hazır olmak için pandemiden sonra tüm dünyanın gıda stoklarını her zaman hazır halde tutmaya önem vereceğini, ambalajlı ürünlere daha fazla talep olacağını; dijital baskı ve akıllı etiketlerin yer aldığı ambalajlara yönelim oluşacağını düşünüyoruz. Koronavirüs öncesinde birçok sektörde yapılan yeni planlamalar, sektörlerde yaşanmaya başlayan değişiklikler pandemi ile hız kazandı diyebiliriz. Dijitalleşme de bunlardan biri. Bu sisteme ayak uydurarak e-ticarete uyum sağlayan, kendine yeni pazarlar oluşturan ve ihracat yapanlar ayakta kalacak. E-ticaretle artan kargo gönderimleri lojistikte de değişime sebep olacak. Daha birebir tedarikler üzerinden ilerlenecek ve bu da bir sonraki süreçte lojistik ve kargo sektörünün hızlı bir büyüme trendine girmesini sağlayacak.
 
Pandeminin önümüzdeki sonbahar ve kış aylarında yeniden artış gösterebileceği yönünde bilim insanlarından açıklamalar geliyor. Bu gerçeği de göz önünde bulundurarak, 2020’nin sonu ve sonraki yıllara ilişkin olarak Türkiye ambalaj sektörüyle ilgili beklentilerinizi paylaşabilir misiniz?
Geçtiğimiz yılı 4,7 milyar dolar ihracatla kapattık ve 1,8 milyar dolar cari fazla veren bir sektörüz. 23 milyar dolar satış hacmimiz bulunuyor. 100 bin kişiye istihdam sağlayan bir sektör olarak ihracatta bu yıl sonu 5 milyar dolara yükselme hedefimiz var. Bunu başaracak güce ve potansiyele sahibiz. Ürettiklerimizin en az yarısını ihraç edebilmek hedefiyle ilerliyoruz. Pandemi dönemlerinde de ihracata devam etmek zorundayız. Bu küresel bir kriz. Hep birlikte bu krizi aşacağız. Gerekli bütün önlemleri alarak üretimimize devam etmeyi; yurt içinde tedarik zincirini aksatmadan ihracat taahhütlerimizi yerine getirmeyi hedefliyoruz. 
 
 
Röportaj: Özgür Çilek
gidadergisi@gmail.com
@GidaTeknolojisi - @zgrilek1