Sektörün özellikle
damacana segmentinde yüzde 40'a varan 'merdivenaltı' üretimden yana dertli
olduğunu söyleyen SUDER Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Çavuş, henüz üretime
girmeyen yaklaşık yüzde 55'lik üretim kapasitenin harekete geçirilmesi için
tüketimin ve ihracatın artırılmasının önemine dikkat çekiyor.
‘Merdivenaltı' üretimin, en az, sektörü vurduğu kadar, halk
sağlığını tehdit ettiğini belirten Ambalajlı Su Üreticileri Derneği Başkanı
Adnan Çavuş, gerek evlerde gerekse ofislerde çok yoğun olarak kullanılan
damacana sularla ilgili uyarılarda bulundu. Devletin, özellikle kaçak ve taklit
damacana su üretenlere yönelik denetimleri artırması gerektiğine dikkat çeken
SUDER Başkanı, AB ile Türkiye'nin ilgili mevzuatlarının birebir aynı olduğunu,
Türkiye'nin çevre ülkelerle kıyaslandığında ise, ihracatının bugünkünden çok
daha fazla olması gerektiğine vurgu yaptı.
On yıl önce kurulan
SUDER'in bu süre içinde kat ettiği yolu sizden dinleyebilir miyiz? Gerek sektör
gerekse tüketici alışkanlıkları bu süre içinde nasıl bir değişim sergiledi?
Hepimizin bildiği bazı önyargılar vardı, bunlar aşılabildi mi?
SUDER, ülkemizde ambalajlı su sektöründe faaliyet gösteren
Doğal Kaynak Suyu ve Doğal Mineralli Su üreticilerini ve tedarikçilerini bir
çatı altında toplayarak dernek üyeleri arasında işbirliğini sağlamak,
sektörümüzün haklarını güvence altına almayı, halk sağlığını direkt
ilgilendiren ambalajlı su sektörünün kamusal yararı ve sağlıklı su tüketimi
konusunda gerekli eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerine öncülük etmek
amacıyla 2000 yılında kurulmuştur. O günden bugüne toplumumuzda sağlıklı olan
doğal kaynak suyu ve doğal mineralli su tüketiminin artırarak sektörde faaliyet
gösteren tüm üreticilerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun biçimde sağlıklı
üretim yapmalarını, tüketici sağlığına ve tüketici haklarına saygı
göstermelerini ve rekabet kurallarına uymalarını büyük ölçüde sağlamıştır.
Başlangıçta, sektör sadece pet şişe pazarında yer alırken köyden kente göçün
artması şehirlerin hızlı büyümesi çeşitli çevre sorunlarına neden olmakta bu
durum da şehirlerin sürekli artan içme - kullanma su ihtiyaçlarının neden olmuş
ve bu havzalardan temin edilen sular yetersiz kalmıştır. Bu durumda sağlıklı ve
güvenli olan ambalajlı sulara olan talebi artırmış ve bunun neticesi olarak da
giderek damacana su da önem kazanmaya başlamış ve büyük bir pazar haline
gelmiştir. Su sektörü maalesef gerek toplum ve gerekse kamu otoritesi
tarafından çok kolay yoldan ve büyük paraların kazanıldığı bir sektörmüş gibi
algılanmaktadır. Türkiye'de artık ambalajlı su tüketimi çok uzun zamandan beri
bir lüks olmaktan çıkmıştır. Şebeke sularına olan güvensizlikten dolayı,
vatandaşlarımız, gelir durumu ne olursa olsun, ister lüks villada, ister
gecekonduda yaşıyor olsunlar, sağlıklı ve temiz içme suyu ihtiyacını
karşılayabilmek için ambalajlı suları yoğun biçimde tüketmektedir. Kamu
otoritesi tarafından su sektörünün önemli genel toplum sağlığı üzerinde belki
de ilaç sektöründen bile daha etkili olduğu artık anlaşılmıştır. Su sektörü,
özellikle şebeke su altyapısının genelde sağlıksız olduğu ve deprem, sel gibi
doğal afetlerin sık sık yaşandığı ülkemizde büyük salgın hastalıkların ortaya çıkmamasında
temel bir rol oynamaktadır. Ancak, yine de ambalajlı su tüketim alışkanlığı
nispeten zayıf olan bölgelerde son zamanlarda sık sık ishal salgınları
yaşanmaktadır. Bu da algının değişmesine etkili olmuştur.
Türkiye'deki
ambalajlı içme suyu sektörünün profilini çizer misiniz? Her geçen yıl büyüyen
bir sektör olarak, güncel (damacana ve PET) üretim, tüketim ve ciro gibi
rakamları paylaşır mısınız?
Türkiye ambalajlı su pazarı, son 5 yıldır rakamlardan da
görüleceği üzere devamlı artma eğilimi içindedir. Çünkü Türkiye'nin kişi başına
su tüketimi gelişmiş ülkelere göre düşük olup, gelir seviyesi ve bilinçli
tüketim arttıkça ambalajlı su tüketimi artıyor. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine
göre; Türkiye'de ruhsatlandırılmış toplam 264 ambalajlı su işletmecisi
bulunuyor. 2009'da Türkiye'de ambalajlı su pazarı hacmi 9 milyar litreye
ulaşmış ve bu hacmin 6 milyar 375 milyon litresinin %2'lik büyüme ile damacana
satış kanalından, 2 milyar 625 milyon litresinin de %8'lik büyümeyle PET satış
kanalından geldi. 2010 yılında pazarın büyüklüğünün ise 9 milyar 300 milyon
litre olması bekleniyor. Bu da kişi başına yıllık 126 litre ambalajlı su
tüketimi demektir. Sektörde yaklaşık 10 bin kişi doğrudan istihdam
edilmektedir. Bayilerde çalışanlarla birlikte bu miktar yaklaşık 80 bini
bulmaktadır.
Sektör olarak her
zaman 'sağlıklı su tüketimi'nin altını çiziyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?
Bu doğrultuda özellikle damacana segmentinde kayıtdışılık olduğu biliniyor. Bu
durumun detaylarını ve çözüm yollarını dinleyebilir miyiz?
Türkiye'de şişelenen sular Sağlık Bakanlığınca
ruhsatlandırılmakta ve tesisler yılda bir kez Sağlık Bakanlığı'nca, üçer aylık
periyotlarla da Sağlık Müdürlükleri tarafından denetlenmekte, sağlığa aykırı
bir durum tespit edildiğinde tesis kapatılmaktadır. Ayrıca Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı, su damacanalarında kullanılan polikarbonat dâhil bütün ambalaj
maddelerine izin vermekte ve yılda en az iki kez kontrollerini yapmaktadır. Bu
sistem sağlıklı olarak işlemektedir. Bunlara rağmen merdiven altı tabir
ettiğimiz üretim özellikle damacana sektöründe ön plana çıkmakta ve %35-40'lara
varmaktadır. Bu durum, halk sağlığını tehdit ediyor. Özellikle, damacana dolumu
konusunda yaşanan en büyük sıkıntı olan kaçak ve taklit dolumları önlemek için
ve kaliteli ve güvenli bir ürün satın almak için damacanalar üzerinde yer alan
etiket bilgileri mutlaka kontrol edilmelidir. Öncelikle tükettiğiniz ambalajlı
suyun Sağlık Bakanlığı tarafından izni olup olmadığına, etiketin üzerinde izin
tarihi ve sayısının bulunup bulunmadığını kontrol etmek gerekiyor. Satın
aldığınız suyun 4 ayrı yerinde etiketinde, gövdesinde kabartma yazıyla, emniyet
bandında ve kapağında suyun markasının bulunmasının yanı sıra, yine etiket
bilgilerinde cinsi, üretim adresi, suya uygulanan işlemler ve suyun sahip
olduğu parametreler mutlaka yer almalıdır. İmal ve son kullanma tarihi, parti
ve seri numarası, şirket logosunun ayrıca damacana ambalaj üzerinde kabartma
ile yazıyor olması gerekiyor. Güvenlik bandına önemle dikkat etmekte suyu
açanın ilk siz olduğunun göstergesidir. Diğer önemli bir konu ise; sağlıklı su
tüketmek istiyorsanız, damacananızı belirlenen kriterlere göre muhafaza etmeniz
gerektiğidir. Tüketeceğimiz su markasını belirlerken sadece fiyatının ucuz
olmasına aldanmamalı,
- Taklit üretim olup olmadığına,
- Suyun renksiz, kokusuz ve berrak olmasına,
- Sağlık Bakanlığından ruhsatlı olarak üretildiğine,
- Ambalajının iç ve dış yüzeylerinin temiz, bakımlı ve iyi
görünümlü olmasına,
- Ürünün kapağında kabartma logo ile marka ismi bulunmasına,
- Kapak çevresinde marka adının yazılı olduğu ürün emniyet
bandı bulunmasına,
- Şişe kapağında suyun dolum ve son kullanma tarihleri ile
üretim parti seri numarası bulunmasına dikkat edilmelidir.
Ambalajlı su sektörü
bugün itibariyle kapasitesi ve kapasite kullanım oranı nedir? Atıl kapasiteyi
hareket geçirmek için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu 2009
Envanteri verilerine göre; ambalajlı su sektörünün üretim kapasitesi tek
vardiyada 6 milyar 618 milyon 417 bin 6 litre/yıldır. Üç vardiya esas
alındığında kapasite kullanma oranının %45 olduğu görülmektedir. Atıl
kapasiteyi harekete geçirmek için yurt içinde ambalajlı su tüketimini ve
ihracatı artırmak gerekmektedir. SUDER olarak halkın ambalajlı su tüketimi
konusunda bilinçlendirmesi ve ihracat artırılması için çalışmalar yapmaktadır.
Türkiye'deki dağılıma
baktığınızda, ambalajlı su tüketiminin en yoğun ve en düşük olduğu şehirler
nasıl sıralanıyor? Bu durumu nasıl açıklıyorsunuz?
Türkiye'de özellikle son yıllarda sanayileşmenin bir sonucu
olarak köyden kente göç hareketleri beraberinde nüfusu hızla artan şehirleşmeyi
de getirmiştir. Bu anlamda İstanbul gibi büyük şehirlerde tüketim diğer illere
göre daha fazladır. Bölge bazında Marmara Bölgesi %50'lik pazar hacmi ile şehir
olarak ise İstanbul %30'luk hacmi ile önemli pazarlardır. Bununla birlikte İç
Anadolu Bölgesi %20'lik, Ege Bölgesi %15'lik pazar paylarıyla Marmara
Bölgesi'ni takip etmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi satışın en az olduğu
bölgedir. Toplam satışların %2'sini oluşturmuştur. Artvin, Erzurum, Bitlis,
Siirt, Şırnak en az satışın gerçekleştiği illerdir. Karadeniz Bölgesi ise
%0,6'lık pazar payı ile Doğu Anadolu'yu takip etmiştir. Ambalajlı su tüketimi tamamen
halkın refah ve bilinç seviyesiyle ilgili bir durumdur. Sektörün ihracat
rakamlarını ve yoğun ihracat yaptığı ülkeleri öğrenebilir miyiz? Türkiye,
ihracatı yeni yeni öğreniyor. Türkiye'nin çevre ülkelerine baktığımızda
Türkiye'nin ihracatının çok daha yüksek olması gerekiyor. Bu da ancak tanıtım
ve alışkanlıkların değiştirilmesiyle ilgili bir durum. Almanya, Irak,
İngiltere, Fransa, Avustralya, ABD, Japonya, İsrail dâhil birçok ülkeye ihracat
yapılmaktadır. AB ile kıyasladığımızda ambalajlı su mevzuatı AB ile Türkiye'nin
mevzuatı birebir aynıdır. Tüketim olarak baktığımızda da Türkiye'de ambalajlı
su tüketimi kişi başına yıllık 126 litredir. Bu rakamlar, Fransa'da yıllık kişi
başı tüketim 142, İtalya'da 176, İspanya'da ise 143 litredir.
Sektör büyümeye
devam edecek
Pazarı, Şişelenmiş (PET) ve Damacana olarak ikiye
ayırdığımızda, PET su kısmında yani perakende kanalında büyük bir sıkıntı
olduğunu söyleyemeyiz. Asıl sorun, su sektöründeki kayıt dışı üretimdir. Bu
durum özellikle damacana sektöründe ön plana çıkıyor. Devletin kaçak dolumları
önlemek için denetimlerini sıklaştırmasını talep ediyoruz. Dünyada ve ülkemizde
nüfus artışı, sanayileşme, artan enerji ihtiyaçları nedeniyle fosil yakıt
tüketiminin artması, doğal afetler, orman yangınları gibi çeşitli etkenlerden
kaynaklanan büyük çevre sorunları nedeniyle doğal denge bozulmakta, bu durum su
kaynaklarını olumsuz etkilemektedir. Son yıllarda yıkıcı etkileri daha fazla
belirginleşen küresel ısınma olgusu nedeniyle yaşanılan kuraklıklar zaten artan
çevre sorunlarından olumsuz etkilenen su kaynaklarının hızla azalmasına ve
giderek yetersizliğine neden olmaktadır. Bu ortamda gerek dünyada gerekse
ülkemizde insanların ihtiyaç duyduğu güvenilir ve sağlıklı olan ambalajlı
sulara talep giderek artmakta, önümüzdeki süreçte de artmaya devam edecektir.
Bu çerçevede Ambalajlı Su Sektörünün kısa, orta ve uzun dönemde büyümeye devam
edeceğini öngörüyoruz. Bu yıl sektörde yaklaşık %3'lük bir büyüme bekliyoruz.