Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Hayvansal Gıda Maddelerinde Veteriner İlaç Kalıntılarının Taranması


Hamide Şenyuva - John Gilbert, FoodLife International Ltd

Edip Sincer, Sincer Dış Ticaret


Hayvansal Üretimde Veteriner İlaçlarının Kullanımı

Modern hayvancılık uygulamalarında, veteriner ilaçlarının kullanımı, verimli ve güvenli et, balık, süt, yumurta ve bal üretimi için son derece önemlidir. Bu ilaçların kullanımı, tıbbi ilaçlardakine benzer bir sistemle, sıkı bir lisanslama ve onay prosedürlerine tabidir. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu çok sayıda ülkede, büyüme hormonları (hayvanların kilo alımını hızlandırmak için kullanılan) ve hayvansal ürünlerde toksik kalıntı bırakan ilaçların kullanımı tamamen yasaklanmıştır. Bu tür yasaklı ürünlerin tespit edilebilir düzeyde kalıntısının bulunması yasanın ihlali olarak değerlendirilir. Stilbenler, stilben türevleri, anti-tiroid ajanlar, steroidler, resorkilik asit laktonları (zeranol dâhil) ve ß-agonistler yasaklı ilaç kapsamındadırlar. Bunlara ek olarak doğal hormanların da büyüme hormonu olarak kullanımı AB ve Türkiye'de yasaklanmıştır. ABD'de ise, melengestrol asetat gibi doğal hormanların kullanımına izin verilmekte ve AB'ye ihrac edilen ürünler hariç, yaygın olarak kullanılmaktadır. Türkiye'de bu kısıtlama ve yasaklara rağmen birçok ilacın kullanımına da izin verilmektedir. Kullanımına izin verilen ilaçlar arasında, sülfanamidlar, ve kinolonlar gibi antibakterial maddeler, antelmintikler, antikokidialler (nitroimidazoller dâhil), seditivler ve steroidal olmayan anti inflamatuar ilaçlar (Nonsteroidal anti-inflammatory drugs, NSAIDs) bulunmaktadır. Bazı veteriner ilaçların da hastalıkların tedavisinden çok önleyici olarak kullanımı söz konusudur ve bu tür ilaçlar genellikle yemlere karıştırılarak kullanılır. İnsan sağlığını koruma amacıyla, kullanımına izin verilen ilaçların uygulanması ile hayvanın kesimi arasında zorunlu sürelerin (atılım süresi) bırakılması zorunluluğu getirilerek, ilaç veya ilaç metobolitlerinin gıda maddelerindeki kalıntı düzeylerinin en aza indirilmesi kanunlarda öngörülmüştür.

Veteriner İlaç Kalıntılarına Maruz Kalmanın Ortaya Çıkardığı Sağlık Kaygıları

Veteriner ilaçlarının kullanımı konusu kamuoyunun ilgisini çekmekte ve tartışma konusu olmaktadır. Ancak, modern hayvancılık tekniklerinde bu ilaçların kullanımı kaçınılmazdır. Bu konudaki en büyük endişe, veteriner ilaçlarının yaygın kullanımı sonucunda mikroorganizmaların antibiyotiklere direnç kazanmalarıdır. Bu endişenin kaynağı, ortaya çıkan antibiyotik direncinin insanları da etkilemesidir. Bu durumda insanlarda kullanılan ilaçların etkisinin azalması söz konusudur. Duyulan endişeler bazı antibiyotiklerin insan dışı kullanımının tekrar gözden ge-çirilmesine yol açmış ve 2005 yılında ABD'de enroflaksasinin tavuklarda kullanımı yasaklanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) insanların tedavisinde kritik önem taşıyan bir dizi antibiyotiğin hayvanlarda kullanımının yasaklanmasını talep etmiştir. Antibiyotik dirençi endişeleri nedeniyle, AB'de, antibiyotiklerin büyüme desteği olarak kullanımı yasaklanmıştır. Antibiyotik direnci tehlikesiyle karşılaştırıldığında, gıda maddelerinde kullanımına izin verilen ilaçların neden olduğu kalıntıların yol açacağı toksisite riski oldukça düşüktür. Buna rağmen, insanların zararlı düzeylerde kalıntılara maruz kalmalarını engellemek için, AB hayvansal gıda maddelerinde veteriner ilaçlarının Maksimum Kalıntı Limitlerini (MRL) belirlemiştir. AB Komisyonunun 37/2010 sayı ve 22.12.2009 tarihli Aktif Farmakolojik maddeler ile ilgili düzenlemesi ise hayvansal kaynaklı gıda maddelerindeki maksimum kalıntı limitlerini listelemektedir.

Veteriner İlaçlarının Kalıntıları Hakkında Düzenlemeler

Avrupa Birliği'nde veteriner ilaçları konusunda çok sayıda düzenleme ve bu düzenlemelerin değişiklikleri ve güncellemeleri mevcuttur. Temel düzenlemeler ise hormonal, tayrostatik maddeler ve ß-agonistlerin hayvanlarda kullanımını düzenleyerek, büyüme desteği olarak kullanılan maddelerin yasaklanmasında yasal dayanağı oluşturur. Kullanımına izin verilen ilaçlar konusundaki eski bir direktif ise yakın geçmişte güncellenerek izin verilen ilaçlar ve bunlarla ilgili maksimum kalıntı limitleri (MRL) konusunda kapsamlı bir liste oluşturulmuştur. Bu direktiflerin tamamı Türk Kanunlarına uyarlanmıştır. Türk Gıda Kodeksinin 2002/30 sayılı tebliğinde “Hayvansal Gıda Maddelerindeki Maksimum Kalıntı Düzeyleri” belirlenmiştir. Kalıntı düzeylerinin ihlali ve yasal alt yapı 3285 sayılı kanunla düzenlenmiştir. Çiftlik denetimlerinde yasaklı bir maddenin bulunması durumda söz konusu maddeye el konularak, ilgililer hakkında yasal işlem yapılır. Mezbahalara gönderilen canlı hayvanlarda yasal atılım süresi beklenmediği durumlarda, hayvanın kesimi engellenir ve bu süre boyunca hayvan resmi gözetim altında tutulur. 5179 sayılı kanun uyarınca ise, kesimi yapılan hayvanlarda veya hayvansal ürünlerde ve balıklarda yasaklı madde veya MRL düzeyinin üzerinde kalıntıya rastlanması durumunda ürün piyasadan çekilerek el konur, para ve hapis cezaları uygulanır. AB'de bunlara ek olarak iki ayrı yasal düzenleme bulunmaktadır. Birinci direktif veteriner ilaçları konusunda çalışacak Birlik ve Ulusal Refrerans Laboratuvarları'nı belirlerken, ikinci direktif üye ülkelerin uygulaması zorunlu olan ilaç kalıntı izleme programlarını düzenleyerek hayvan türü başına, her üye ülkede, yapılması zorunlu tarama testleri sayısını belirler. Ulusal izleme programlarında tarama testleri önemli bir rol oynar. Birlik üyesi ülkelerdeki mezbahalarda çok sayıda idrar, safra ve dışkı numunesinde, ulusal kalıntı izleme programları çerçevesinde, tarama analizleri yapılır. Türkiye'de Tarım Bakanlığı bünyesindeki Veteriner Araştırma Laboratuvarları kendi uzmanlık alanlarında Ulusal Referans Laboratuvarı görevini yürütürler. Türkiye'de ayrıca 2000 yılından itibaren; bal, balık, tavuk ve yumurtada, Ulusal Kalıntı İzleme Programları uygulanmaya başlanmış ve sonuçları düzenli olarak AB'ye rapor edilmiştir.

Veteriner İlaç kalıntılarının İzlenmesinde Analiz Metodları - ELISA

Hayvansal ürünlerde çok sayıda ve farklı türlerde ilaç kalıntısı bulunması yanında etkin bir izleme için yüksek sayıda analiz gerekmesinden dolayı tarama analizlerinin kullanımı zorunludur. Bu konudaki yaygın uygulama ELISA (Enzyme-Linked Immunosorbent Assay) sistemlerinin kullanımıdır. Bu teknoloji hedef moleküle özel geliştirilmiş antikorların kullanılmasında dolayı yüksek spesifiteye sahip ve son derece hassastır. Spesifiteden dolayı hem analiz sonuçlarının güvenilirliği yüksektir, hem de görece kolay numune hazırlama prosedürleri içermelerinden dolayı kısazamanda çok sayıda numunenin farklı ilaç kalıntıları için analizi mümkündür. Tipik bir ELISA kiti, hedef veteriner ilacına karşı geliştirilmiş antikorlarla kaplı, 96 kuyucuktan oluşur (12 adet ayrılabilen 8'li kuyucuk şeridi). Analizin tamamı, belirli miktar numune ekstraktı ve takiben bir dizi reaktif eklenerek ve sonrasında yıkama yapılarak, bu kuyucuklar içerisinde gerçekleştirilir. Analiz sonucunda oluşan renk spektrofotometre yardımıyla okunarak miktar tayinine gidilir. Bazı sıvı numuneler (idrar ve plazma gibi) tampon çözeltiyle seyreltilerek doğrudan analiz edilirken, et ve balık gibi katı numunelerin, ELISA öncesi, ektraksyon solventleri ile karıştırılması ve filtrasyonu gerekmektedir. Bazı numunelerde ekstraktların küçük bir kolondan geçirilerek temizliği gerekirken, nitrofuranlarda olduğu gibi hedef molekülün bağlarının çözülebilmesi için kimyasal işlemlere gerek duyulur. Nitrofuran ELISA kitleri ana ilac nitrofuranı değil nitrofuran metobolitlerini tespit etmeye yönelik olarak geliştirilmişlerdir. Veteriner ilaç kalıntı analizlerinde kullanılmak üzere geliştirilmiş yirmi bir farklı RIDASCREEN® ELISA kiti Türkiye'de Sincer Dış Ticaret tarafından kullanıma sunulmaktadır. Bu kitlerden bazıları mezbahalarda kullanıma yönelik ve idrar, plazma, safra ve dışkıda, hormonlar ve ß-agonistler gibi yasaklı madderin aranmasına yöneliktir. Diğer gruptaki test kitleri ise et ve et ürünlerinde kullanım amacıyla valide edilmişlerdir. ABD menşeli etlerde, ABD'de kullanımına izin verilen ancak AB'de ve Türkiyede yasaklı melengestrol asetat analizleri büyük önem taşımaktadır. Süt, yumurta, bal ve etlerde kullanımı yasaklı olan nitrofuranlar ve kloramfenikol gibi maddelerin analizine yönelik RIDASCREEN® test kitleri de mevcuttur. ELISA kitleri hedef veteriner ilaca karşı spesifik olsalar da, test kitlerinin üretiminde diğer maddelere karşı çapraz reaksyona sahip antikorların da kullanımı mümkündür. Bu tür antikorların kullanıldığı dört farklı RIDASCREEN ® test kiti bulunmaktadır. Altı farklı ß-agonist'i, altı tetrasiklini, oniki sülfanamidi ve on florokinolonu aynı anda tespit etmeye imkân veren RIDASCREEN ® test kitleri bulunmaktadır. Bu tür geniş kapsamlı test kitlerinin yanında kullanıma sunulan ß-agonistler, raktopamin, klenbuterol, spesifik sulfanamid ve sulfametazin için geliştirilmiş spesifik kitler ürün yelpazesini tamamlamaktadır. Kullanımına izin verilen ilaçlar için geliştirilen ELISA kitlerindeki tespit limitleri MRL değerlerinin altında belirlenmiştir. ELISA sisteminin ulaşabildiği hassasiyet sayesinde bazı hormonlarda 20ppt tespit limitlerine inilebilmektedir. Hayvanlarda ve hayvansal ürünlerde ilaç kalıntısı analizi yasal düzenlemelere uyum açısından zorunlu olmakla birlikte, hayvan yemlerinde de analiz talep edilmektedir. İlaç katkılı yemlerle katkısız yemler arasındaki bulaşmalar sonucu geçmişte bazı problemler yaşanmış ve hayvansal ürünlerde istenmeyen kontaminasyonlar gözlenmiştir. Satın alınan yemlerde önlem amacıyla yapılacak analizlerle bu tür problemlerin önüne geçmek mümkündür.

Gelecekteki Zorunluluklar Türkiye'de veteriner ilaç tarama ve kontrolleri

Tüketime sunulan hayvansal gıdaların yasaklı ilaçlar içermesinin önüne geçmek, izin verilen ilaçlardaki kalıntı düzeylerinin ise MRL'nin altında olduğundan emin olmak için ELISA sistemleri son derece etkili ve görece düşük maliyetli araçlardır. Türkiye'de son yıllarda veteriner ilaç kalıntıları konusunda AB ile uyum yolunda önemli adımlar atılmış ve ulusal kalıntı izleme programı konusunda bazı ilerlemeler sağlanmıştır. Ancak, şu ana kadar atılan adımlar hedeflenen sonucu sağlamada tam anlamıyla yeterli değildir. Ülke çapında gıda zincirinin çeşitli aşamalarında yaygın bir izleme ve tarama sisteminin, ucuz ve hızlı olmaları nedeniyle, ELISA metodlarıyla gerçekleştirilmesi ve yürülükteki kanun ve tebliğlere uyumun sağlanması gerekmektedir. Daha fazla bilgiye www.sincer.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.



Yorumlar
Yorum Ekle