Felsefe, bilimin veya bir bilgi alanının temelini oluşturan
ilkelerin bütünü olarak tanımlanabilir. Örneğin; Matematik felsefesi, Gıda
Teknolojisi’nin felsefesi gibi…
Felsefe bir düşünce faaliyetidir, soran ve sorgulayan bir sistematik
içinde yürütülür. Doğru bildiklerimizi bile sorgulama vardır felsefede. Yaşamın
anlamı ve yaşam alanının temel sorunları üzerinde durur. Felsefe, konuları bir
bütün olarak ele alır. Konunun temellerine iner ve bağlantıları araştırır. Benim
burada amacım geniş anlamda felsefe konusunda bilgi vermek değil. Yıllar sonra
deneyimlerim şunu gösteriyor; bir konuyu bir bütün olarak algılamadan onu iyi
anlamak ve çözüm üretmek mümkün olmuyor.
Uzun yıllardan beri gıda teknolojisi
konusunda ders, seminer verdim, bilimsel yayın yaptım. Çeşitli kongre ve
sempozyumlarda bildiri sundum. Bundan kısa bir süre önce derste belli bir
konuyu anlatmayı planlarken, Gıda Teknolojisi’nin Felsefesi nedir diye kendi
kendime sordum. Derste bu konuyu işlemeye karar verdim. Bilim bilgi üretirken
felsefe bilginin ne olduğunu, neyin nasıl bilineceğini araştırır. Felsefe, var olan
olgularla ilgili olarak akla dayalı bir açıklama getirir. Bilimin ayrı ayrı ele
aldığı olguların tümünü birden açıklayacak genel ilkelere ulaşmaya çalışır
felsefe. Bu anlam esas alındığında gıda teknolojisinin felsefesini yapmanın,
onu daha iyi anlamanın ve öğrenmenin en önemli yolu olacağını düşündüm.
Bizim eğitim sistemimizde konular bir bütünün parçası olmak
yerine ayrı olgular olarak öğretilmeye çalışılır. Birbirini etkileyen olguların
bütünlüğü ve birbiriyle olan ilişkileri esas alınmadan yapılan öğretim, meslek
yaşamında yeterli yararı sağlamamaktadır. Ayrıca analitik düşünme yeteneğini de
geliştirememektedir. Genç insanlar 4 yıllık öğrenimden sonra mühendis oluyorlar
ama meslek yaşamlarının başında da kendilerini yetersiz hissediyorlar. Bunun
temelinde yatan nedenin, öğretilen mühendislik konularının sanki birbiriyle hiç
ilişkisi yokmuş gibi, birbirinden kopuk bilgi topu halinde öğretilmesinden kaynaklandığını
düşünüyorum. Bu durumda da meslek eğitiminde bütünlük sağlanamamakta. Böylece
genç mühendisin kafasında bir çok bilgi var ama bunları nasıl ve hangi bağlamda
kullanacağını bilememektedir.
Mühendislik eğitiminde dersler ve konular bir bütünün parçası
olarak ilişkilendirilmeden öğretilmeye çalışıldığında, bilgi olmasına karşın
meslekte kullanımı ve yararlanılması mümkün olmuyor. Gıda Mühendisliği
eğitiminde bu mesleğin felsefesi esas alınarak hazırlanacak olan ders
programları ve bu programlara uygun dersleri verebilecek hocalarla bugün 4
yılda öğretilen konuların en çok 2,5 yılda çok daha etkin ve kullanılabilir
şekilde öğretilebileceğine inanıyorum. Kısa süreli meslek içi eğitim ve öğretim
seminerlerinde insanlar daha çok şey öğrenirler. Burada yapılan, kısa süre
içinde konuların bir bütün veya bütünün parçalarının bir arada sunulmasıdır.
İlkokul 4. sınıf, ortaokul 2. ve lise 2. sınıflarında öğretilen teknik
konuların aynısı üniversitelerin mühendislik bölümlerinde yeniden öğretilmektedir.
Ancak biz yine de iyi öğretemiyoruz. Aynı şekilde okullarımızda yabancı dil
öğrenimindeki başarısızlığı da hepimiz biliyoruz.
Birçok üniversitede ancak sömürge ülkelerinde olan yabancı
dildeki öğretimin yanlışlığı artık iyice bilinirken, hala birçok Üniversite yabancı
dil öğretiminde ısrarlı olmaktadır. Öğretim ve eğitim ana dilde yapılır, gerisi
tamamen hikâye. Bunu derken yabancı dili öğrenmenin -bunun adı da İngilizce-
mutlak gerekli olduğunu da belirtmek isterim.
Başka bir anlatımla, konu ne olursa olsun o konunun
felsefesini yapmanın önemli olduğuna inanıyorum. Genel olarak felsefe, gerçeği
tümüyle ele alıp inceleyen ve bunun sonucunda ulaşılan bilgileri yorumlayan ve
sistemleştiren bir alan olarak tanımlanabilir. Gıda
Teknolojisinde esas olan gıda üretiminin sağlanması ve kalitesinin
korunmasıdır. Üretimde ve kalitenin korunmasında etkili faktörlerin (Örneğin bileşenler,
nem, sıcaklık, oksijen, pH, ışık gibi) gıdaların fiziksel, kimyasal ve
biyolojik bozulma reaksiyonları ile olan ilişkisi ve etkileşimi çok önemlidir.
Gıda, kalite ve kalite kriterlerinde, bozulma reaksiyonları ve önlenmesi gibi
konular kendi içinde bir bütünlük sağlarlar. İşte gıda teknolojisini anlamada bu
bütünlüğün gözden ırak tutulmaması gereklidir.
Gıda mühendisliği öğretiminde birbirinden ayrı gibi
düşünülen dersler arasındaki bağ koparılarak kendi içinde ayrı bir olgu olarak
algılanınca, öğretimdeki bütünlük sağlanamamakta ve böylece konuların bir
bütünlük içinde anlaşılamaması ve kavranamaması gibi bir sonuç doğurmaktadır.
Bu da meslek eğitimini yetersiz kılmaktadır.
Bu konuda daha çok düşünmek gerektiğine inanıyorum. Felsefe
alt yapısı olmadan, ister siyaset olsun ister eğitim - öğretim olsun isterse
ülke politikası olsun başarılı olunamamaktadır.