Endüstriyel shrink film, streç film, palet örtüleri, ağır hizmet
torbaları, sera örtüleri, malç filmleri, ev tekstili ambalajları ile her türlü
baskılı-baskısız fleksıbıl ambalajlar üreten sektör lideri Naksan Plastik'in
Genel Müdürü Sadettin Korkut, boy hedefi haline gelen plastik ürünlere sahip
çıktı.
Naksan Plastik'in
ürettiği biodegradable ürünlerden söz ederek, geri dönüşüm ve çevreyle ilgili
çalışmalarınıza değinir misiniz?
Ülkemizde oxo-biodegradable poşetleri 2006 yılından bu yana
ilk üreten şirket Naksan Plastik'dir. Bu ürünüyle 2006 yılında TSE Altın
Ambalaj ödülünü almıştır. Naksan olarak doğaya ve temiz çevreye katkı sunmak
temel ilkelerimizden biridir. Naksan, tümüyle yok olabilen ve zararlı madde
içermeyen ürünleri pazara sunmaktadır. EPI katkı maddeleri kullanarak
ürettiğimiz tümüyle yok olabilen plastik malzemeler, torbalar sağlam poşetler
olup; giysi, market ürünleri gibi birçok ürünü taşıyabilecek şekilde tasarlayıp
üretilmektedir. Söz konusu ürünlerimiz, tekrar kullanım ve çöp poşeti gibi
birçok alanda kullanıma uygundurlar. Poşetlerin yok olma süreci başlangıcı
öncesi dahi geri dönüştürülebilmektedir. Ürünler çöp olarak atıldığında ise
oksijen, ısı ve mekanik faktörler sonucunda 12 ile 24 ay arasında yok
olmaktadırlar. Rastgele atılan ürünler bile güneş ışığı ve mekanik faktörler
sonucunda 12 ile 24 ay sürecinde yok olmaktadırlar. Bu süreçte, hiçbir zararlı
madde ve zehir ihtiva eden elementin doğada bırakılmadığını önemle belirtirim.
Plastik
kökenli malzemeler, günümüzde hayatın vazgeçilmez unsurları haline
gelmişlerdir. 21. yüzyılın malzemesi olarak nitelendirilen plastikler; kullanım
kolaylığı, hafiflik, esneklik, kolay işlenebilirlik, geri dönüşüm, ekonomik olma
gibi sundukları pek çok avantajları ile yaşamımızın içerisinde yer
almaktadırlar. Plastiklerin çevreyi kirlettiği iddia edilmektedir. Oysa
kirletmek insan davranışlarının bir sonucudur. Plastik poşetleri, şişeleri ve
diğer plastik ambalaj malzemelerini denize ya da doğaya atanlara yönelik
tedbirler almamız, toplumumuzu bilinçlendirmemiz gerekmektedir, 'Kontrolsüzce kullanılan'
ve gelişigüzel çevreye bırakılan plastikleri suçlu ilan etmek doğru bir
yaklaşım değildir. Sonuçta plastiklerin yeri doğa değil ve plastikler de oraya kendi
kendilerine ulaşmıyorlar. Bu konuda bireylerin sorumluluk almaları gerekiyor.
Bu nedenle de çevre bilincinin artırılması ve geri dönüşümün öneminin anlatılması
son derece önemli.
Ülkemizde bu alandaki en önemli sıkıntı yeterli bilincin
oluşmaması. Bunun bir sonucu olarak da atıklar kaynağında ayrı toplanmıyor ve
geri dönüşüm yaygınlaşamıyor. Bu konuda yerel yönetimlere de büyük görevler
düşüyor. Plastikleri suçlu ilan edip, yasaklamak çözümün bir parçası olmayacağı
gibi asıl soruna da gözlerimizi kapatmak olacaktır. Halkımızı eğitmeyip,
plastikleri de geri dönüşüme kazandıramıyorsak, en iyisi yasaklayalım ve sorunu
bu şekilde çözelim yaklaşımı uzun vadede kimse için fayda sağlamayacaktır. Hata
plastikte değil bilinçsiz tüketimde Plastiklerin doğada çözünme oranlarına ilişkin
ortaya atılan rakamlar 100 yıldan 1000 yıla kadar artırılabiliyor ki bunların
hiçbir bilimsel dayanağı bulunmuyor. Daha kullanılmaya başlanalı 100 yıl
olmayan bir ürünün doğada 1000 yıl kaldığı iddia ediliyor ki zaten bu bile bu
açıklamaların bilimsellikten uzak olduğunu gösteriyor. Plastiklerin doğada uzun
süre bozulmadan kalması mümkün değil sonuçta plastikler organik maddelerdir.
Bir süre sonra çevresel şartlar ve oksijenin etkisi ile yıpranırlar ve
yapıtaşlarına ayrılmaya başlarlar.
Örneğin; bir market poşeti, doğada sadece 8
ile 10 yılda tamamen yok oluyor. Hatta yeni teknolojiler sayesinde bu süre
artık bir yıla inmiştir. Plastiklerin üretim ve geri dönüşüm aşamalarında en az
enerji tüketen, bu yönleri ile en çevreci ürün oldukları konusunun altını
önemle çizmek gerekiyor. Pek çok açıdan büyük avantaj sağlayan plastikler,
hafif malzemeler oldukları için nakliyede harcanan enerjiden de önemli oranda
tasarruf edilmesini sağlıyor. Almanya'da Ambalaj Piyasası Araştırma Kurumu
tarafından yapılan bir çalışmaya göre bugün plastikten üretilen ambalajlar
eğer, ahşap, cam, kâğıt, karton veya alüminyumdan üretilseydi, ambalajların ağırlığı
ve buna bağlı olarak nakliye giderleri 4 katına çıkacaktı. Bu ambalajları
üretmek için iki katı enerji harcanacak ve çöpün hacmi de 2,5 kat artacaktı.
Kanada
Plastik Derneği'ne göre; dünyadaki tüm plastik torbaların atıkları, günümüzde
sokak ve çevremizde görülen sigara izmaritleri, şişeler, teneke kutular ve gıda
ambalajı benzeri çöpler içinde, yani toplam atıkların sadece yüzde 1'inden az
yer tutuyor. Bu oranın ancak yüzde 25'ini ise plastik torbalar oluşturuyor.
Buna karşılık, çöplerimizin üçte biri gıda atıkları, dörtte biri ise kâğıt ve
türevi atıklardan oluşuyor. Bu da gösteriyor ki plastikler çevre açısından sadece
göreceli kirlilik oluşturuyor. Kaynak tasarrufu sağlayarak çevrenin korunmasına
yardımcı olan plastiklerin üretilmesi için dünya toplam ham petrolünün sadece yüzde
4'ü tüketiliyor.
Bununşet üretiminde kullanılan PE (Polietilen hammaddesi
üretiliyor). Ancak, örneğin otomobillerdeki her 100 kg plastik parça Avrupa'da
benzin tüketimini yılda 12 milyon ton, karbondioksit emisyonlarını da yılda 30
milyon ton azaltıyor. Yani petrolün yüzde 4'ünü tüketen plastikler, kalanının
da daha az tüketilmesine yardımcı oluyor. 1992 yılında yapılan bir çalışmada,
plastik ambalaj kullanımı ile Amerikalı üreticilerin 336 trilyon BTU enerji
tasarrufu yaptığı ortaya kondu. Bu enerji, 58 milyon varil petrole, 9,2 milyar
m3 doğal gaza veya 14,5 milyon ton kömüre eşdeğer. ABD'de faaliyet gösteren
Progressive Bag Allience (Yenilikçi Torba Birliği), tek kullanımlık plastik
torbaların, kâğıt torbalara göre daha çevreci olduğunu yaptırdığı araştırmayla
kanıtladı. Konuya ilişkin hazırlanan raporda, tek kullanımlık plastik
torbaların üretim, işleme ve geri dönüşüm aşamalarında en az enerji tüketen ve
çevresel etkisi en az malzeme olduğunu gösteriyor. Rapora göre; plastik
torbalara alternatif olarak gösterilen kâğıt torbaların üretimi için harcanan
enerji, tek kullanımlık plastik torbalar için harcanan enerjinin 4,5 katı; yine
kâğıt torbaların taşınmasında harcanan enerji ise plastik torbaların
taşınmasında kullanılan enerjinin 3. katı. Toplamda ise kâğıt torbalar için 73
k Wh enerji harcanırken plastik torbalar için kullanılan enerji ise sadece 14
kWh.
Özellikle plastiğe
karşı sürdürülen anti kampanyalara karşı kurum olarak nasıl bir tutum
sergileyeceksiniz?
Kurum olarak çevre kültürü ve bilinci açısından üst seviyede
olduğumuzu söylemeliyim. Bu işin temeli insanları bilinçlendirmekten geçiyor.
Plastik kötüdür, çevre açısından sakıncalıdır gibi bilinçli olmayan bir
yaklaşımın, eylemin, faaliyetin aslında konunun bilimsel anlamda derinliğine
inilmeden, yeterli araştırmalar yapılmadan bilinçli bir dezenformasyon şeklinde
sunulduğunun farkındayız. Bunun neticesinde alınan bir takım yanlış kararları
görüyoruz. Plastik poşetlerin yasaklanması, plastiğin kötülenmesi gibi.
Temelsiz yaklaşımlar popüler şekle bürünerek moda kapsamında bir birini
izlemekte. Dünyada plastik endüstrisindeki gelişmeleri takip edip, konuyla
ilgili gerekli araştırmaları yaptıktan sonra bu tip kararların yanlış olduğu
anlaşılacaktır.
Yaşadığımız modern dünyada plastiksiz bir hayatın olması mümkün
değildir. Bu gün Avrupa da üretilen her türlü ürünün %50'sinden fazlası plastik
ambalajlar içerisinde nihai tüketiciye ulaşmaktadır. Düşük ağırlıkları
dolayısıyla plastikler toplam ambalaj sektörünün hacmen yüzde 17 sini
oluşturuyor. Bu durum daha az malzeme ile daha çok ürün taşınacağı, saklanacağı
ve ambalajlanabileceği anlamına geliyor. Özellikle gıdaların ambalajlarında
ürünün sağlıklı bir şekilde tüketiciye ulaşması anlamında plastiklerin çok
önemli işlevleri vardır. Plastik, üretimi ekonomik ve zararsız bir maddedir.
Taşıma ve nakliye açısından sayısız avantajları söz konusu. Plastik malzemelere
karşı güçlü bir lobi var ve hemen herkes çevreci kimliği altında bu değerli ürünü
karalamakta. Çevre elbette insanlar ve tüm canlılar için çok çok önemli.
Çocuklarımızın geleceğini riske atmamız düşünülemez. Çevreye karşı oldukça
duyarlıyız.
Plastiklerin daha çevreci
olduğu ortaya çıkıyor
Yapılan araştırmada, dünyanın giderek en önemli gündem
maddelerinden biri haline gelen katı atık konusunda da plastik torbaların daha
az atık oluşturduğu ve bu bakımdan daha çevreci olduğu görülüyor. Raporda, 1000
adet plastik torbanın 4,7 kg katı atık oluşturduğu buna karşılık aynı adetteki kâğıt
torbaların ise bu rakamın yaklaşık 7 katı kadar yani 33,9 katı atığa neden
olduğu belirtiliyor.
Raporda, tek kullanımlık plastik torbaların kâğıt
torbalara tercih edilmesi halinde sera gazı emisyonunun azalacağı ve bunun da
küresel ısınmayı yavaşlatacağı vurgulanıyor. Ayrıca kâğıt torbaların üretimi
için ağaçların kesilmesinin de ekosistemdeki dengeyi bozduğuna ve çevreye zarar
verdiğine de yer veriliyor. Yapılan araştırma, küresel ısınma nedeniyle dünyada
su kaynaklarının değerinin çok daha arttığı şu dönemde tek kullanımlık plastik
torbaları tercih etmenin çok daha önemli olduğunu gösteriyor çünkü plastik
torbalar çok daha az su tüketilerek üretiliyor.
Raporda, 1000 adet kâğıt torba
için 3 bin 785 litre, aynı adetteki polietilen plastik torbalar içinse sadece
30 litre su harcandığının altı çiziliyor. Buraya kadar aktardıklarımızla
plastik poşetlerin sanılanın aksine çevreci bir malzeme olduğunu ortaya
koyduğumuzu düşünüyoruz. Unutmayalım ki sorun plastik ya da başka bir malzeme
sorunu değildir. Sorunu çözmek için elimizdeki malzemeyi maksimum fayda
prensibiyle kullanmalı ve geri dönüşüm bilincini tüm topluma
yaygınlaştırmalıyız.
Plastik poşetlerden vazgeçmek ve onları tek suçlu olarak ilan
etmek sadece sorunun boyutunu değiştirecektir ve hiçbir zaman çözümün bir
parçası olmayacaktır. Türkiye'nin ve yakın coğrafyamızın, plastik ve ambalaj
sektörünün kapasite ve iş hacmi açısından en büyük kuruluşu olan Naksan Plastik,
yukarıda belirtilen tüm konularda hassas, titiz Ar- Ge ve inovasyon
çalışmalarıyla ülkemiz ekonomisine ve tüketicimizin yararına olan katkılarını
artırarak devam ettirmektedir.
Naksan Plastik
MEMNUNİYET belgesi aldı
Naksan Holding şirketlerinden Naksan Plastik, Türk
Standartları Enstitüsü'nden (TSE), TS ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi
ve OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi belgelerini aldı. Törende
konuşma yapan Naksan Plastik A.Ş. Genel Müdürü Sadettin Korkut, almaya hak kazandıkları
TS ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi belgesiyle, Türkiye plastik sektöründe
ve Gaziantep sanayinde ilk ve tek firma olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
Türkiye, Orta Doğu ve Doğu Avrupa'nın en büyük plastik ambalaj üreticisi olan
ve dünya genelinde ilk 5'te yer alan Naksan Plastik'in alışveriş poşetlerinden
gıda ambalajlarına, sera örtülerinden naylon brandaya kadar çok geniş bir
alanda üretim yaptığını kaydeden Korkut, “Ülkemizdeki faaliyetlerimizin yanı
sıra 5 kıtada 45'in üzerinde ülkeye ihracat yapıyoruz. 2008 yılı verilene göre
İSO-500'de Kamu-Özel sıralamasında 132, özel şirketlerde 124. sırada bulunuyoruz.
Bu yeni sistem standartlarıyla Naksan Plastik, müşteri memnuniyetinde sınır tanımamayı
ve yurt içinde, yurt dışında tüm müşterilerimize beklentilerinin üzerinde tam güvenli
bir hizmet vermeyi güvence altına aldığını ifade etmektedir” diye konuştu. TSE Başkanı
Tahir Büyükhelvacıgil ise, Naksan Holding'in bir dünya markası haline geldiğini
belirterek, Gaziantep'te ilk kez müşteri memnuniyeti belgesi alan Naksan
Holding'i kutladı.