Ülke genelinde kurmaya
başladığı 'cep depo'larla gelecek yıl sonuna kadar nüfusun yüzde 70'ine
ulaşmayı planlayan Eker, son teknolojiyi kullandığı fabrikalarından birini de
bu yıl sonunda faaliyete geçirecek.
Ayran, yoğurt, pastörize süt, tereyağı, kaymak, peynir
çeşitleri, kefir ve sütlü tatlı grubuyla süt ürünleri lezzetini Bursa'dan Türkiye'ye
yayan Eker Süt, değişmeyen lezzeti, kıvamı ve kalitesi ile 'yerinde tüketim'
kriterlerine göre ayran üretiminde Türkiye'nin ikinci büyük firması konumunda.
Türkiye'nin süt endüstrisinde teknolojisi en yüksek birkaç fabrikasından birini
2010 sonunda faaliyete sokmaya hazırlanan Eker Süt, kurmaya başladığı cep
depolarla da 2011 sonunda Türkiye nüfusunun yüzde 70'ine ulaşmayı hedefliyor. 2010
yılını bir yandan yatırım diğer yandan da satış ve pazarlama ağını tamamlayarak
geçirmeyi planlayan firmanın; İstanbul'da iki, Ankara, İzmir ve Bursa'da birer
olmak üzere Türkiye genelinde 5 bölge müdürlüğü ve Adana, Antalya, Konya,
İzmit, Samsun, Kayseri, Eskişehir, Muğla ve Bodrum'da cep depoları bulunuyor.
Cep depoların sayısını artırarak lojistik ve dağıtım anlamında avantaj
sağlamayı düşündüklerini belirten Eker Süt Ürünleri ikinci kuşak temsilcisi ve
firmanın Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nevra Eker, “2011
yılı içinde büyükşehirlerde cep depolar açmaya devam ederek dağıtım ağımızı genişleteceğiz
ve etkinliğimizi artıracağız. 2011 sonunda bütün illerde teşkilatlanmış olmasak
da nüfus yoğunluğu açısından Türkiye'nin yüzde 70'ine ulaşmış olacağız” dedi.
İstihdam 3 yılda %30
artacak Bursa Mustafakemalpaşa'da 120 dönümlük arazi içinde 25 bin metrekare kapalı
alana sahip tesis inşaatının sürdüğünü belirten Nevra Eker, 25 milyon Euro
tutarındaki yatırımla şu anda 200 ton/gün olan günlük süt işleme kapasitelerini
ürün grubuna göre değişiklik göstermek üzere 600 ton/gün kapasiteye
çıkaracaklarını söyledi. Kapasite artışıyla birlikte yeni pazarlar yaratılması
halinde oluşturulacak satış ve pazarlama ekibi ve açılacak yeni bölgelerle
birlikte 630 olan çalışan sayılarının 3 yıl içerisinde yüzde 30 civarında
artacağını kaydeden Eker, “Alınan ekipmanlar, kullanılan teknoloji ve proses
hatlarıyla Türkiye'nin en yüksek teknolojisine sahip tesislerinden biri olacak.
Yeni fabrikaya aşama aşama geçeceğiz. Her ürün grubunu belli bir zaman
çizelgesi içerisinde bölgeye taşıyacağız. 2011'in mart-nisan aylarında tamamen
tesise geçmiş olacağız. Tüm ürün gruplarını aynı yerde üretebilmek çok daha avantajlı”
diye konuştu.
Fransız ortakla Türkiye'de bir ilke imza attı Bursa'da 1977
yılında bir aile şirketi olarak kurulan Eker Süt'ün 2006 yılında Fransız Andros
Grubu'na dahil süt ürünleri firması Novandie ile yüzde 50 oranında ortaklık
yaparak büyümesine ivme kattığını hatırlatan Eker, bu birliktelik sayesinde
Türkiye'de ilk kez 2007 yılında sütlü tatlı grubu oluşturarak sektörde bir ilke
imza attıklarını dile getirdi. Beş çeşitle başladıkları sütlü tatlı grubunu,
bugün 9 çeşide ulaştırdıklarının altını çizen Nevra Eker, sakızlı muhallebi,
supangle, keşkül, krem karamel, sütlaç, höşmerim, fındıklı krem şokola,
profiteröl ve tavukgöğsü ile Eker markasının sofralardaki yerini almaya
başladığını, 2010 yılı içerisinde yeni çeşitlerin de üretimine başlanacağını
aktardı. En güçlü oldukları alanlardan birini “ev dışı tüketim” olarak
tanımlayan
Eker, ürünlerle ilgili şu bilgileri verdi: “Ayranımız,
sektörde bilinen bir firma olmamıza en büyük katkıyı sağlayan üründür.
Yıllardır değişmeyen lezzeti, kıvamı ve kalitesi ile Türkiye'nin en beğenilen
ayranı olma özelliğini koruyor. Ayranda, Türkiye'de yüzde 10'a yakın bir pazar
payına sahibiz. Ev içi tüketim haricinde, “yerinde tüketim noktaları” şeklinde
tanımladığımız restoran, fast food, lokanta gibi dış alanlarda sağlam bir
duruşumuz, güçlü bir pazar payımız var. Burada, ayran ile Türkiye'nin ikinci
büyük firması konumundayız. Yerinde tüketimde yüzde 15 pazar payına sahibiz.
2009 yılında yaptığımız bir yenilikle yayık ayranı tek içimlik 330 ml.
depozitosuz cam şişede tüketicinin beğenisine sunduk. Bu da Yayık Ayranı'nın
ayrıcalıklı, prestijli ve premium konumunu görsel olarak da pekiştirdi.”
Spekülasyon firmalar
arasında çatışmaya da yol açıyor
Artan süt fiyatlarıyla ilgili de değerlendirmede bulunan
Nevra Eker şunları söyledi: “Aralık başında 0,75 kuruş olan süt fiyatları ocak
ayı başında 0,85'e çıkınca dengeleri altüst etti. Süt, esnek ve duyarlı bir
ürün. Bütün ürünlerimizin hammaddesi süt olduğu halde doğrudan sattığımız sütün
oranı sadece yüzde 8. O nedenle sütün alış fiyatı bizim için önemli. 2010 yılı
için ne yazık ki önümüzü göremiyoruz. Öngörüde bulunulabilinseydi ona göre yatırım
ve stoklamalar düzenlenirdi ancak önlem alınamadığından sektör içerisinde bir
takım spekülatif gruplar oluşuyor. Ayrıca piyasada oturmuş dengeler var. Her
firmanın çiğ süt tedarik ettiği belli bölgeler var ama süt sıkıntısı olduğu
dönemlerde firmalar başka firmaların bölgelerine müdahale ediyor.
Zaten zor olan bir sektörde bu durum firmalar arası çatışmayı
doğuruyor. Bunu hem süt alım hem de piyasa tarafında görebiliyoruz. Süt
fiyatları, hayvan piyasası gibi konularda devletin politikaları şu an son
derece yetersiz. Hiçbir kontrol ve stabilite sağlamıyor. Bundan dolayı da
yaşanan dengesizlikler firmalara ve tüketicilere yansıyor. Orta-uzun vadede
firmaların önünü görerek, hesaplamalarını yaparak bir takım girişimlerde bulunması
şart. 2010'da piyasanın bir şekilde dengelenmesi, süt üretiminin, hayvan varlığının
artması lazım. 2009 yılında süt arzının yüzde 30 oranında gerilediği
kaydediliyor. Fiyatları da artıran bu etkendi. Arz ve talep dengelendiği anda
fahiş artışlar da duracaktır. Firmalar olarak süt fiyatları artsa da bizim
fiyatlarımızı artırmamız gibi bir durum söz konusu değil.”