Son dönemde gıdada denetimlerin artırılmasına rağmen olumsuz
örneklerin önüne geçilemiyor. Tarım Bakanlığı'nın denetimlerinde bazı
sucuklarda at, eşek ve domuz eti, yoğurtta da jelatin çıkması tüketiciyi
dehşete düşürürken, GİMDES Başkanı Hüseyin Kami Büyüközer'den çarpıcı bir
değerlendirme geldi: "Gerçek durum, bundan çok daha vahim."
Tarım Bakanlığı'nın yaptığı denetimlerde çıkan vahim tablo
Ramazan öncesi gözleri yeniden 'gıda terörüne' çevirdi. Kontrollerde bazı
sucuklarda at, eşek ve domuz eti, yoğurtların bir kısmında jelatin çıkması, bal
ve pekmezlerde de taklit oranının yüksekliği tüketicileri dehşete düşürmüştü.
Gıda şirketlerine 'helal sertifikası' veren Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme
ve Sertifikalandırma Derneği'nin (GİMDES) Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer,
söz konusu tablonun aslında buzdağının görünen yüzü olduğunu söylüyor.
Gerçek durumun çok daha korkutucu olduğunu belirten
Büyüközer, Tarım Bakanlığı'nı denetimleri artırmaya, tüketicileri de özellikle
gıda alışverişlerinde bilinçli davranmaya çağırıyor. Tarım Bakanlığı, 2009
yılında 22 bin 172 gıda örneğini analiz etmiş, bunların 1.171'inde olumsuz
sonuç çıkmıştı. Hüseyin Kami Büyüközer'e göre Türkiye'de gıda konusundaki en
büyük problem, ambalajlarda içerik ile ilgili yazılanlarla, gerçekte kullanılan
malzemelerin farklılık göstermesi. Tüketiciyi yanıltan bu durum ekseriyetle süt
ürünlerinde yaşanıyor. Bazı üreticiler, üretim maliyetini düşürdüğü için
yoğurt, tatlı ve dondurmaya hayvansal jelatin katıyor. Ancak bu madde etikette
yazmıyor. Jelatin, hayvanların deri ve kemiklerinden üretiliyor. Avrupa'da
jelatin üretiminde daha çok domuz kullanılıyor. Çin'de ise köpekten bile
jelatin üretiliyor.
Dünyada yılda tüketilen 380 bin ton jelatinin yüzde 99'u
Müslüman olmayan ülkelerde imal ediliyor. Türkiye'de jelatin üretimi yok.
Tüketimin tümü yurtdışından getiriliyor. Avrupa, Amerika ve Uzakdoğu'dan
getirilen jelatinlerde domuz katkısı bulunma ihtimali çok yüksek. Türkiye'deki
gıda firmaları sığır jelatini ithal edildiğini açıklıyor. Ancak bu konuda
yeterli denetim yok. Ülkeye her yıl büyük miktarda domuz jelatini girdiği iddia
ediliyor. Jelatin, yoğurdun dışında, çikolata, şekerleme, puding, dondurma, yaş
pasta, margarin, meşrubat, ilaç, şampuan, parfüm ve saç jölesi üretiminde de
kullanılıyor. Tarım Bakanlığı'nın yaptığı son araştırmada 27 çeşit yoğurtta
jelatine rastlanıldığını hatırlatan Büyüközer, "1 ton sütten 600 kilo
yoğurt elde edilirken, 400 kilosu su olup kayboluyor. Ancak firmalar, bunun
içine 4-5 kilo jelatin atıp sütün tamamını yoğurda çeviriyor." diyor.
GİMDES, ülkemizden Afrika, Asya, Avrupa ve Amerika
ülkelerine ihraç edilen gıda maddelerini, dinî usullere uygunluk konusunda
denetliyor. Üretimini İslami kurallara uygun yapan firmalara da istekleri
üzerine 'helal sertifikası' veriyor. Dernekten son olarak Danet ve Erpiliç
sertifika almıştı. Gıda konusunda Zaman'a çarpıcı açıklamalarda bulunan GİMDES
Başkanı Büyüközer, Türkiye'de mevzuat eksikliği sebebiyle gerek Müslümanların,
gerek Musevilerin, gerekse de Hıristiyanların kendi inançlarına uygun gıda
ürünü bulmakta sıkıntı çektiğini aktarıyor. Başta Avrupa ve ABD olmak üzere
dünyanın pek çok bölgesinde helal gıda maddelerinin üzerine (H), Yahudi
şeriatına uygun gıdalara (Kosher, K ya da U), hayvansal katkı içermeyen
ürünlere de (vejetaryen, V) damgaları vurulduğunu dile getiren Başkan,
"Ancak Türkiye'de bu konuda mevzuat uygun değil. Etikete böyle bir ibare
konulamıyor." diye konuşuyor.
Dernek Başkanı Büyüközer, gıdada jelatin kadar bir başka
problemin de büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde kadınlık hormonu (östrojen)
kullanımından kaynaklandığını bildiriyor. Büyüközer'in verdiği bilgiye göre bu
hormon sayesinde hayvanlar daha çabuk gelişiyor. Ancak sorun bundan sonra
başlıyor. Hormon, bu etleri tüketen insanlara da geçiyor. Östrojen, erkek ve
kadınlarda sağlık problemlerine ve farklı etkilere sebep olabiliyor.
RAKAMLARLA GIDA DENETİMİ
İncelenen 893 yoğurt örneğinin 27'sinde jelatin tespit edildi.
462 adet farklı et ürününün 30'unda at, eşek ve domuz eti
çıktı.
İncelenen 265 pekmezden 90'ında taklit ve tağşiş tespit
edildi.
Bakanlığın incelediği 914 baldan 153'ünde taklit ve tağşiş
olduğu belirlendi.
Bazı incir ezmesi, kuruyemiş, kırmızıbiber ve unda
aflatoksin bulundu.
Analiz edilen 545 değişik kanatlı et örneğinden 98'i hijyen
kriterlerine uygun değil.
Sebze-meyvelerin yüzde 6,85'inde belirlenen limitin üzerinde
zirai ilaç kalıntısı çıktı
122 çeşit bebek mamasından 3'ünde kurşun çıktığı kayıtlarda
yer aldı. Ancak bir gün sonra bu yalanlandı.
Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol Genel
Müdürlüğü
Kaynak: ZAMAN
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1010767&title=tarim-bakanliginin-acikladigi-gida-ihlalleri-buzdaginin-gorunen-yuzu