Çikolata ve unlu
mamuller pazarında 4 ana şirket, 6 üretim tesisi ve 4 bine yaklaşan çalışanla yarım
asırdan fazladır faaliyet yürüten ETİ Şirketler Grubu, Avrupa'dan Balkanlara,
Afrika'dan, Amerika'ya 56 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Güçlü Ar-Ge'siyle
unlu mamuller kadar çikolata pazarında da ürün yelpazesini genişleten ETİ
Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Tuncer Akgün ile Türkiye çikolata pazarının
bugünkü durumunu ve sektördeki hedeflerini konuştuk.
ETİ Gıda'nın Türkiye
çikolata ve şekerli mamuller sektöründeki yeri, pazar payı, ürün yelpazesi,
üretim kapasitesi hakkında bilgi verir misiniz?
ETİ olarak yarım asra yaklaşan geçmişimiz boyunca her
adımımızda sektörümüze yeniliklerle ve kalite anlayışımızla öncülük etmeyi
hedefledik. Kurucumuz, onursal başkanımız Firuz Kanatlı'nın kendi elleriyle
çizdiği ilk tesis 1962 yılında üretime başladı. Türk halkına daha iyisini
sunmak üzere yatırım yapan bir şirket olarak bu lezzet yolculuğunda, her biri
damaklarda ve zihinlerde iz bırakacak ürünler piyasaya sunduk. ETİ Şirketler
Grubu bugün; ETİ Gıda, Tam Gıda, ETİ Makine ve ETİ Pazarlama olmak üzere dört ana
şirket, 6 üretim tesisi ve sayısı 4 bine yaklaşan çalışanıyla topluma en iyisini
sunmak için çalışmaya devam ediyor. ETİ olarak bugün Türkiye unlu mamuller
pazarının 3'te birine sahibiz. Hızla büyüyen, rekabetin yoğunlaştığı çikolata
ve şekerli mamuller sektöründeki konumumuzu güçlendirirken tüketicilerimize yenilikçi
ve farklı alternatifler sunabilmek en önemli hedeflerimizden birini
oluşturuyor. Çok iyi biliyoruz ki; tüketici çeşitlilik arıyor. Bu beklentiyi
göz önüne alarak, tüketicilerimizin karşısına yeni lezzetlerle çıkmaya özen
gösteriyoruz. Bar ve tabletten oluşan çikolata pazarı toplamında Haziran 2010
tarihi itibarıyla yüzde 9'luk bir pazar payına sahibiz. Ağustos 2009'da
lansmanı gerçekleşen 'Hoşbeş' markamız çok kısa bir sürede kaplamasız gofret
pazarının dörtte birine sahip olarak pazar liderliğine oturdu. Yaklaşık 5 ay
önce pazara sunduğumuz 'Browni Intense' ise yüzde 21'lik pazar payı ile küçük
kek pazarının lider markasıdır. Browni Intense'nin bu başarısı ETİ'nin, küçük
kek pazarındaki açık ara liderliğini pekiştirmiştir. Eti Gıda'nın ihracat
operasyonları hakkında bilgi verir misiniz? ETİ'nin de faaliyet gösterdiği unlu
mamuller ve çikolata pazarının büyüklüğü 2009 yılında ciro olarak 5 milyar TL,
tüketim hacmi olarak ise 600 bin ton olarak gerçekleşti. ETİ olarak 2008 yılına
göre yüzde 48 büyüme ile 2009'da 70 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bugün
Avrupa'dan Balkanlara, Afrika'dan Amerika'ya 56 ülkeye ihracat
gerçekleştiriyoruz. ETİ'nin dış pazarlardaki özellikle yakın ülkelerdeki imajı
ve ürünlerdeki kalite seviyesi bu piyasalarda çok önemli bir oyuncu olacağının
sinyallerini veriyor. Önümüzdeki dönemde, hem ihracat yaptığımız ülkelerdeki
konumumuzu güçlendirerek pazar payımızı artırmayı hem de yeni pazarlara girmeyi
planlıyoruz.
Orta ve uzun vadede
Eti Gıda, şekerleme ve çikolatalı mamuller sektöründe kendini nasıl
konumlandıracak?
ETİ olarak geçtiğimiz yıl krize rağmen büyüme kaydettik. Bu
yıl için de hedeflerimize uygun olarak bunu sürdürüyor ve kayda değer bir
büyüme bekliyoruz. Sahip olduğumuz yenilikçi vizyonumuz ile son 10 yılda büyük
adımlar attık. İhracat yaptığımız ülkeler coğrafyası sürekli genişliyor ve
yenilerini katmak için fırsatları yaratmaya, değerlendirmeye çalışıyoruz. Sektöründe
birçok yeniliğe imza atmış öncü bir marka olarak bugüne kadar elde ettiğimiz başarıları,
yeni projelerle artırarak devam ettirmeyi ve Türkiye ekonomisinin gelişimine katkımızı
sürdürmeyi hedefliyoruz.
Şekerleme ve
çikolatada bugün tüketici eğilimleri hangi yöne kayıyor, önümüzdeki süreçte bu
eğilimlere ilişkin öngörüleriniz neler?
Unlu mamuller ve çikolatada sektöründe tüketici
eğilimlerinde farklı lezzetleri keşfetme isteğinin yanı sıra yeme alışkanlıklarına
uygun ürünler tüketme ihtiyacı da dikkati çekiyor. Biz de çalışmalarımızı bu
yönde şekillendiriyoruz. Biz ETİ olarak “yenilikçiliği ve farklılaşmayı” başarıya
giden yoldaki birinci ve vazgeçilmez araç olarak görüyoruz. Yenilikçilik
konusunda, içinde bulunduğumuz her kategoride tüketicilerimizden tam not
aldığımız ürünlere sahibiz. Örneğin yaklaşık 5 ay önce pazara sunduğumuz ETİ
Browni Intense tamamen inovatif bir yaklaşımla geliştirilen bir ürünümüz. Lansmanının
yapıldığı tarihten çok kısa bir süre sonra ulaştığı pazar payı ile küçük kek
pazarının lider markası oldu. Çikolata dünyasında da yenilikçi ürünlerimizle
farklılığımızı ön plana çıkarıyoruz. Çikolata Keyfi Sticks ürünümüz, günün her
anında ve her yerde çikolata keyfini yaşamak isteyen, yeni ve pratik formlardan
hoşlanan tüketiciler için vazgeçilmez bir lezzet haline geldi. Bunun yanı sıra Antep
fıstıklı, fındıklı, portakallıbademli çeşitleri, “Bitter” çikolata kavramına yepyeni
bir soluk getirdik. Bu yeni tatlar, bitter çikolata severlerin büyük beğenisi
topladı. ETİ olarak farklı lezzetler geliştirmenin yanı sıra ürünlerin
formlarını da tüketicilerin daha keyifli ve kolay tüketebileceği hale getirmek
için çalışıyoruz. Bunun en güzel örneklerinden biri “Lokmalık ürünler.” ETİ Cin
ve ETİ Popkek lezzetinin yanı sıra yenilikçi ürünümüz ETİ Gofredo ve ETİ
Benim'O'yu lokmalık formda pazara sunduk ve tüketicilerin büyük beğenisiyle karşılaştık.
ETİ olarak, yenilikçilik ve farklılaşmanın sadece ürünün reçetesinde değil,
tüketici ile kurulan ilişkinin, pazarlama tekniklerinin, konumlandırmanın her
alanında sürekli gözetilmesi gerektiğine yürekten inanıyor ve çalışmalarımızı
her zaman bu doğrultuda gerçekleştiriyoruz.
Türkiye çikolata ve
şekerli mamuller sektörünün global pazardaki payını artırması için neler
yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Öncelikle Türkiye'de markaların korunması ile ilgili
yaptırımların istediğimiz ölçülerde gerçekleşmemesi haksız rekabete neden
olmaktadır. Türk Patent Ligi Altın Ödülü'ne layık görülmüş ETİ gibi bir
şirketin, markalarını korumak için sürekli davalarla uğraşıyor olması, bu
konuda bir sıkıntı olduğunun en net göstergesidir. Türkiye dünya ekonomisinin önemli
kilit pazarlarından biri haline geliyor. Ancak daha da önemlisinin global
düşünerek yerel hareket etmek olduğu kanaatindeyim. ETİ, kurumsallaşmış yapısı
ve yoğun ihracat hacmi ile global hareket eden Türkiye'nin en önemli yerel
değerlerinden biri.
Japon 'Toplam Verimlilik Yönetimi' 8 yılda 56 milyon Euro kazandırdı
ETİ olarak Japon
yönetim sistemi olan Toplam Verimlilik Yönetimi (TPM) uygulamasıyla verimlilik
artışında büyük bir başarıya imza attık. Çalışanların etkin katılımı ile
kayıpların azaltılması ve verimliliğin artırılmasının hedeflendiği uygulamada
aşamalarla gelen başarılarımızı, Toplam Verimlilik Yönetimi alanında dünyanın
en prestijli kuruluşu olan JIPM (Japanese Institiute of Plant Maintenance)
şimdiye kadar 7 defa ödüllendirerek uluslararası düzeyde tescil etmiş oldu.
Bugüne kadar, Eti Bisküvi Fabrikası 2009 Özel Ödül, 2007 Mükemmellikte
Devamlılık Ödülü ve 2005 TPM Mükemmellik Ödülü, Eti Kek Fabrikası 2009 TPM Mükemmellik
Ödülü, Tam Gıda Fabrikası 2007 TPM Mükemmellik Ödülü, Eti Çikolata Fabrikası
2008 TPM Mükemmellik Ödülü ve Eti Bozüyük Fabrikası 2007 TPM Mükemmellik
Ödülü'nü aldı. Bugün tüm fabrikalarımız TPM ödülü sahibi oldu. TPM sayesinde, 2002
yılından bugüne kadar toplam 56 milyon Euro kazanım elde ettik. İş kazalarının,
arızaların, hataların, tüketici şikâyetlerinin azaltılarak, maliyetlerde ve
üretim süreçlerinde iyileştirmelerle verimliliğin artırılmasının hedeflenildiği
TPM, ETİ'nin vazgeçilmez bir kurum kültürü haline geldi.