Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Sektörde 'bayram' havası


Türkiye çikolata ve şekerli mamuller sektörü 673 bin ton üretim kapasitesi ile dünyada yüzde 5 pazar payına ulaşırken, son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlarla da bölgesel güç olma hedefine sağlam adımlarla ilerliyor. Türkiye'nin 5,9 milyar dolarlık gıda ihracatının yüzde 10'undan fazlasının çikolata ve şekerli mamuller sektörü tarafından gerçekleştirildiğine işaret eden Şekerli Mamul Sanayicileri Derneği (ŞEMAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şemsi Kopuz, şeker rejiminin AB benzeri bir yapıya kavuşturulması gerektiğinin altını çiziyor.  Türkiye çikolata ve şekerli mamuller sektörünün gıda sektörü içindeki yeri, dünden bugüne gelişimi ve bugünkü durumu (pazar payı, cirosal büyüklüğü, firma sayısı, tüketim oranı v.b) hakkından bilgi verir misiniz? Endüstriyel üretime geçişimizin tarihi çok eski değil. 80'li yıllarla birlikte ticaretin gelişmeye başlaması, teşvik uygulamalarının artması doğal olarak yatırımların da artmasına neden oldu. Bu gelişmeler, sadece sektörümüzün değil ilişkili diğer sektörlerin de büyümesini sağladı. Bu sektörler arasında hammadde, yardımcı madde ve ambalaj malzemeleri üreten sektörleri sayabiliriz. Sektörümüzün endüstrileşmesinde ve dünya devlerinin Türkiye'yi AR-GE ve ihracat üssü olarak seçmelerinde, ŞEMAD üyesi şirketlerin Türk ekonomisine ve istihdama katkı sağlamalarında büyük payımız olduğunu düşünüyorum. Yine aynı şekilde oldukça düşük olduğunu bildiğimiz kişi başı yıllık şekerli ve çikolatalı mamul tüketiminin artmasında da önemli rolümüz olduğu gözardı edilmemelidir. Ülkemizin genç bir nüfusa sahip olduğu gerçeğini göz önünde bulundurursak, çikolata ve şekerleme ürünlerine talebin gelecek yıllarda düzenli olarak artacağını öngörüyoruz. Rakamlara bakacak olursak; Türkiye'nin 2009 yılı çikolata ve şekerleme üretimi 673 bin ton olduğunu görüyoruz. Ülkemiz, bu üretim miktarı ile dünya üretiminden yaklaşık %5 pay alıyor. Pazarın yıllık değeri de yaklaşık 4 milyar TL civarında. Sektördeki çalışan sayısı ise 80 bine yaklaştı. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF)'nin 2009 yılı gıda ve içecek sektörü envanteri verilerine göre; şekerleme ve çikolata üreten iş yeri sayısı 1313 olup, toplam üretim kapasitesi 2 milyon 616 bin 136 tondur. Tüketim rakamlarına baktığımızda ise çikolata tüketiminin ülkemizde kişi başına yıllık 2 kilogram olduğunu görüyoruz. Bu rakam, AB ülkelerinde ise ortalama kişi başına 10 kilogramı buluyor. Yine kişi başına yıllık şekerleme tüketimimiz 3-4 kilogram civarında. Yine Avrupa Birliği'nde ise bu rakam 10-15 kilogram seviyelerinde.

Sektör krizi başarıyla göğüsledi

Türkiye çikolata ve şekerli mamuller sektörünün bu yıl itibariyle ulaştığı ihracat ve ithalat rakamları hakkında bilgi verir misiniz? İhracatta öne çıkan ülkelerden söz eder misiniz?

Geçtiğimiz yıl şekerleme ihracatında Irak pazarı öne çıktı. Bunu İngiltere, ABD, Almanya ve Cezayir takip etti. 2009 yılında toplam şekerli ürünler ihracatımız TÜİK verilerine göre 214 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhraç edilen şekerleme ürünlerimiz içinde, sakızlı ve jöleli şekerlemeler ile helva ve lokum ilk sıralarda yer alıyor. Çikolatalı ürünlerde ise ihracatımız 329 milyon dolar olarak gerçekleşti. Burada bir noktayı vurgulamak istiyorum; çikolata ürün grubumuz şekerli ürünler içerisinde en fazla ihracat artışı sağladığımız ürün grubu oldu. Çikolatada da Irak pazarı öne çıktı. Cezayir, Kırgızistan, Libya ve Tacikistan, ihracatta diğer önemli ülkeler olarak yer aldı. Yine TUİK verilerine göre geleneksel ürünlerimiz olan helva ihracatımız 2009 yılında 4.830 ton, ülkemize getirisi ise 14,5 milyon dolar oldu. Bu rakamlar lokumda ise 4287 ton ve 12,8 milyon dolar şeklinde gerçekleşti. 2009 yılı ihracatımız 628 milyon dolar olarak gerçekleşirken, aynı dönemde ithalat 150 milyon dolar seviyelerinde kalmıştır. Yani kriz yılında, ihracatın ithalatı karşılama oranı en yüksek sektörlerden biri olduk.

Kakao 33 yılın en yüksek fiyatını gördü

Gelişmiş ülkelerle kıyasladığınızda Türkiye'deki hammadde girdileri çikolata ve şekerli mamuller sektörünü nasıl etkiliyor?

Türk çikolata ve şekerleme sektörü, AR-GE ve inovasyon çalışmalarına yaptığı yatırımlarla diğer sektörlerden açık ara önde gittiği gibi, kaliteli ve dünya standartlarında üretim yönünden birçok ülkeden de ileri seviyede. Burada, gelişmiş ülkelerle birlikte bizim de en önemli sorunumuz, kaliteli, sürekli ve aynı kalitede hammadde teminidir. Bugün bizimle birlikte tüm dünya çikolata ve şekerleme sektörünü etkileyen yegâne şey; iki ana ham maddemizin, yani kakao ve şekerin dünya piyasalarındaki durumudur. En önemli ithal girdilerimizden biri olan kakao fiyatları konusunda son günlerde ortaya çıkan haberleri hep birlikte takip ediyoruz. Kakao, son 33 yılın en yüksek fiyatını gördü. Kakao üretiminde yaşanan olumsuzluklar ise cabası… En son 2002 yılında böylesine bir verim düşüklüğü yaşanmıştı. Avrupa'da fiyatlar inanılmaz seviyelere tırmandı. Burada yapacak pek bir şeyimiz yok. ŞEMAD olarak yaptığımız çalışmalarda, dünyadaki hammadde kaynaklarına daha yakın olmayı hedefliyoruz.

 

Şeker Fabrikaları'na ait fabrikaların özeleştirilmesine yönelik son durum hakkında bilgi verir misiniz? Bu konuya ilişkin sizin çözüm önerileriniz neler?

Bildiğiniz gibi, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Türkiye Şeker Fabrikalarının özelleştirme sürecine başladı. Bu süreçte çok büyük ilerleme kaydedilmese bile adımlar atılmış durumda. Biz, bu sürecin bir an önce tamamlanarak, şeker rejimimizin AB'deki benzeri bir yapıya kavuşturulmasında fayda görüyoruz. Bu kapsamda ülkemizdeki şeker fiyatlarının AB ile eşit seviyeye gelmesi için önlemler alınmalı, sektör rekabetçi bir yapıya kavuşturulmalıdır. Umarız 2010 yılı içinde şeker fabrikaları özelleştirmesi tamamlanır. Kısa vadede de Şeker Kanunu'nda değişiklik yapılarak, glikoz üretiminin kanun kapsamından çıkarılması, özellikle sektörümüze fayda sağlayacaktır. Glikoza uygulanan kotanın 2010 yılı içinde kalkmasını, sektörümüzün önünün açılması ve dünya ile rekabeti açısından önemli bir adım olarak görmekteyiz.

Türkiye'nin küresel pazardaki konumunu ve dünya pazarından aldığı payı artırması için neler yapılması gerekiyor?

Türk çikolata ve şekerleme sektörü son yıllarda yaptığı yatırımlarla bölgesel güç olma yolunda sağlam adımlar atmaktadır. Bu anlamda sektörümüzün dünya piyasalarındaki konumu halen gücünü korumaktadır. 5,9 milyar dolarlık gıda ihracatımızın yaklaşık yüzde 10'undan fazlasını sektörümüzün karışılıyor olması ve pozitif ihracat dengesi, bu gücümüzü gösteriyor. Ancak sektörümüzün rekabetçi yapısını korumak ve bu gücünü devam ettirebilmek için kaliteli, sürekli ve aynı kalitede hammadde temini sorunlarına yönelik çözüm arayışının hızlanması gerekmektedir. Biz özel sektör olarak Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarımız ile hızla yükselen girdi maliyetlerini elimizden geldiğince tolere etmeye çalışıyoruz. Tabii bu çalışmaları yaparken kalite, yüksek standart ve lezzetten ödün vermiyoruz. Türkiye'de şekerleme sektörünün gelişmesi için devlete düşen görev, şeker ve şekerleme ile ilgili mevzuatını dünya ile paralel hale getirmesidir. Özel sektör ise devletin koyduğu kurallar içinde yatırımını yaparak tüketiciye en uygun ürünleri sunmalıdır.



Yorumlar
Yorum Ekle