Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Açlığa Karşı Birleşelim!

Necdet BUZBAŞ

TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı

 

 

16 Ekim 2010 tarihinde Dünya Gıda günü 30.yılına girmektedir. Bu anlamlı etkinlik, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün kuruluşunun 65. yıldönümüdür. Bu yılki kutlamanın teması, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde dünyadaki açlıkla mücadele etmek için sarf edilen çabaların fark edilmesi amacıyla seçilen 'Açlığa Karşı Birleşelim' temasıdır. Birleşmiş Milletler kuruluşları [Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), Dünya Gıda Programı (WFP)] başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar arasında işbirliği, 2015'e kadar dünyadaki aç insanların sayısını yarıya indirme çağrısında bulunan Bin Yıl Kalkınma Hedefleri 1- Aşırı yoksulluk ve açlığın ortadan kaldırılmasının başarılması için küresel çabaların yönlendirilmesinde önemli bir stratejik rol oynamaktadır. 2009'da, artan gıda fiyatları ve mali krizin kısmi etkisiyle, kritik eşik olan dünyada bir milyar aç insan seviyesine ulaşılmıştır; FAO Genel Direktörü Jacques Diouf'a göre bu “modern günlerde trajik bir gelişmedir”. Dr. Diouf açlık zirvesinin hemen öncesinde durumun ahlaki açıdan verdiği utancı yansıtmak üzere online bir imza toplama kampanyası başlatmıştır. “1 milyar aç projesi”, insanları www.1billionhungry.org adresindeki açlık karşıtı dilekçeyi imzalamaya davet etmek üzere online sosyal medya aracılığıyla insanlara ulaşmaktadır.

 

Geleceği beslemek üzere bir tarım devrimi

2050 yılı itibariyle dokuz milyarlık bir nüfusu beslemek için gıda üretiminin yüzde 70 oranında artırılması gerekecektir. Arazi azlığı nedeniyle çiftçiler, tarlalarını genişletmek yerine hâlihazırda ekili olan arazilerinden daha fazla verim elde etmek zorunda kalacaklardır. Fakat geleneksel olarak yoğun gıda üretimi şimdiye kadar toprak ve su kaynaklarının bozulmasına neden olan tarım ilaçlarına ve gübre ve fazla su kullanımına bağımlılığı artıracaktır. Niçin 'Açlığa karşı Birleşelim' temasını bir yeşil devrim başlatma ihtiyacıyla birleştiriyoruz? Çünkü gıda üretiminin bu kadar fazla bir miktarda artırılması görevi ve bununla bağlantılı olarak herkesin bu gıdaya erişiminin sağlanması hedefinin tek bir aktör tarafından gerçekleştirilemeyecek bir iş olduğunu vurgulamak istiyoruz. Fakat hükümetler, araştırma enstitüleri ve üniversiteler, çiftçi birlikleri ve baskı grupları, BM sistemi, sivil toplum ve özel sektör ortaklık kurmak suretiyle hep birlikte çalıştığı takdirde bu gerçekleştirilebilir. Küçük üreticiler ile aileleri 2,5 milyar kişiyi temsil etmekte olup küresel nüfusun üçte birinden fazlasını meydana getirmektedirler. Bizler onların gelecekte gıda üretimine sağlayacakları katkılarını artırabilir ve bu sayede yoksulluk ve kötü beslenmeden kaçınmalarında onlara yardımcı olabiliriz. Bütün bunlar çevreye zarar vermeden yapılabilir. Ekin üretimi doğanın düzenini tamamlayıcı doğru politikalarla doğru teknolojilerden yararlanılmasıyla sürdürülebilir bir biçimde artırılabilir. Diğer bir deyişle, ekin üretimini sürdürülebilir bir biçimde artırmak, büyüme döngüsünde nispeten daha güvenli dış girdilerin doğru zamanda ve doğru miktarda makul kullanımına ilişkindir. Bu ilkelere dayalı uygulamalar, doğada mevcut çeşitli “ekosistem hizmetlerine” dayalı “ekosistem yaklaşımları” olarak ifade edilebilir. Hâlihazırda, tarım girdileri çoğu zaman azami etkinliğinde kullanılamamaktadır; bu girdilerden en üst düzeyde yararlanmak aşağıda açıklanacağı üzere diğer girdilerin tam potansiyeline kavuşmasını sağlayacaktır. 9 milyar insanın beslenmesi için gerekli gıda miktarı mineral gübreler olmaksızın sağlanamaz. Ancak, üretim maliyetlerini düşürmek ve çevre sorunlarını azaltmak için bunları akıllıca kullanmalıyız. Bütünleştirilmiş zararlı yönetimi ya da IPM tarım ilacına dirençli çeşitleri, biyolojik tarım ilacı kontrolünü, kültürel uygulamaları ve üretimi artırmak, maliyetleri düşürmek ve su ile toprak kirliliğini azaltmak için tarım ilaçlarının makul kullanımını bütünleştirir. Tarım ilaçları kullanımını artırmak çevre ve insan sağlığı için belirgin bir biçimde iyi olmasının yanı sıra çiftçinin işletmede yeniden yatırım yapılabilecek ya da ailenin beslenmesi için harcanabilecek olan parasında da tasarruf sağlar. Koruyucu tarım çeşitli ekosistem hizmetlerine dayalı bir diğer ekosistem yaklaşımıdır.

 

Gıda üretimi artırılmalı

Gıda üretimi gelecekteki talebi karşılamak üzere yeterli bir ölçekte artırılmalıdır. Hükümetler kanalıyla ulus devletler kanun, ilke, yönetmelik ve programları hayata geçirirler. Çeşitli düzeylerde, devlet çevreden sorumlu tarımı teşvik etme yetkisine sahiptir. Örneğin arazi kullanım hakkının istikrara kavuşturulması ve böylece çiftçilerin kendi arazilerinde güvence hissetmesi ve doğal kaynakların korunması da dâhil olmak üzere ihtiyaç duyulan gıdanın uzun vadeli perspektif çerçevesinde üretilmesine yönelik tarım yöntemlerinin benimsenmesi gibi kanunlar çıkarabilir. Ayrıca, kullanılan ürünlerin kalitesini kontrol edebilir, düzgün bir biçimde etiketlendirilmesini, pazarlanmasını ve riskleri en aza indirgenecek şekilde uygulanmasını sağlayabilir, hükümetler kamu politikası ve mevzuat yoluyla ekosistem yaklaşımını desteklemelidir. Ülkeler, sürdürülebilir gıda üretimi ve gıda güvencesini desteklemek için uyumlu hareket etmelidir. Örneğin, 2009 yılında L'Aquila, İtalya'da G8 ülkeleri diğer ülkeler ve kuruluşlarıyla birlikte temel gıda güvencesi ilkeleri olan kapsamlı bir yaklaşım uygulamayı; ülkeleri tarafından öncülük edilen planlara yatırım yapmayı; stratejik koordinasyonu güçlendirmeyi; çok taraflı kurumların yararlarını artırmayı ve sürdürülebilir ve hesap verilebilir taahhütlerin verilmesini benimsemişlerdir. Kanada Muskoka'da düzenlenen 2010 yılındaki G8 toplantısında ülkeler sınır ötesi yatırım ve kalkınma arasındaki ilişkiye ve tek başına resmi kalkınma yardımının küresel gıda güvencesini sağlamak için yeterli olmadığına dikkati çekmişlerdir. Dünyada hiç şimdiki kadar çok aç insan bulunmamış olduğu Dünya Gıda Günü 2010'da geleceğe bakalım. İrade, cesaret ve kararlılıkla - ve birbiri ile çalışan ve birbirine yardımcı olan çok sayıda aktör ile birlikte - daha fazla gıda üretilebilir, daha fazla sürdürülebilirlik sağlanabilir ve gıdalar en fazla ihtiyaç duyan bünyelere ulaştırılabilir.   



Yorumlar
Yorum Ekle