Röportaj - Gülbahar SALIK
Endüstriyel çikolata pazarında yüzde 30'luk pazar payıyla sektör
liderliğini sürdüren Elit Çikolata, butik ambalajlarla ürün portföyünü
geliştirerek perakende kanalında büyümeyi hedefliyor. Özellikle 'impulse' ürünlerde
atılım yapacaklarını söyleyen Elit Çikolata ve Şekerleme Sanayi A.Ş. Pazarlama
Müdürü Tolga Halimoğlu, “Elit markasının perakende alanındaki bilinirliğini
artıracağız” diyor.
Cumhuriyetin ilanından sadece bir yıl sonra,
1924'te Todori Değirmencioğlu tarafından 'Elite Çikolata, Meyveli Şeker ve
Karamela Fabrikası' adıyla İstanbul'da kurulan şirket, 80'li yıllarda “Elit Çikolata
ve Şekerleme Sanayi A.Ş' adını aldı. Bugün 500'den fazla ürün çeşidiyle
endüstriyel ve perakende çikolata sektöründe önemli bir yere sahip olan Elit Çikolata,
orta ve uzun vadede yapacağı yeni yatırımlarla ürün portföyünü ve kapasitesini
artırmayı planlıyor.
Ürün yelpazenizden söz eder misiniz? Profesyonel
ürünlerin toplam üretiminiz içindeki payı ve yeri nedir?
Elit çikolatanın ürün grubu iki ana gruptan oluşuyor. Birincisi;
ağırlıklı olarak pastaneler ve HORECA (Hotel, Restaurant and Catering) tarafından
kullanılan pralin, kuvertür, ganaj, damla çikolata ve toz kakao gibi
endüstriyel ürünler. İkincisi ise; sert şekerler, bonbon şekerler, sargılı
çikolatalar, drajeler, yumuşak şekerler, hediyelik ve spesiyal ürünlerden oluşan
perakende ürün grubu. İç piyasa satışlarımızın yüzde 65'ini endüstriyel ürünler
yüzde 35'ini ise perakende ürünler oluşturuyor. Endüstriyel ürünlerde yüzde
30'luk payla pazarda lider konumdayız. Önümüzdeki süreçte ürün portföyümüzü
genişleterek perakende pazarında ciddi bir atılım planlıyoruz. Esenyurt
fabrikamıza yapacağımız yeni yatırımda bu strateji üzerine kurulu. Perakende
pazarındaki kasa yanında satılan, tüketiciciyi ani kararla satın almaya teşvik
eden düşük gramajlı ve uygun fiyatlı impulse ürünlerde de atılım yapacağız. Bu
yıl bitmeden bu alana dönük tablet, napolitan, yumurta, top türündeki
ürünlerimizi pazara sunmuş olacağız.
Elit Çikolata'nın ihracat operasyonları hakkında
bilgi verir misiniz?
Bugün itibariyle 33 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz.
Toplam satışlarımızın yüzde 20'sini ihracat oluşturuyor. Firma olarak her yıl
hedeflediğimiz ortalama yüzde 30'luk büyümeyi ihracat pazarlarında da sağlamamız
gerekiyor. Her yıl en az 5 yeni ülkeye açılma hedefi koyuyoruz. 2010 yılı
içinde Azerbaycan, Çin ve İran pazarlarına açıldık. Yılın kalan dönemi için ise
görüşmelerimizin devam ettiği ülkeler var. Rusya dışındaki tüm pazarlarda
perakende ürün gruplarımızla yer almaktayız. Yurt dışındaki satışlarımızın
yüzde 95'ini 'Elit' markası olarak gerçekleştiriyoruz. Geçen yıl 6,5 milyon
dolar ihracat yaptık. Bu yıl ihracatta en az yüzde 20 büyüme öngörüyoruz. Şu an
itibariyle Avrupa'dan Uzakdoğu'ya kadar her kıtada varız. Kuzey Afrika pazarına
yönelik de çalışıyoruz,
önümüzdeki dönemde Fas, Cezayir gibi ülkelere ihracat yapmayı hedefliyoruz.
YÜZDE 30'LUK BÜYÜME HEDEFLİYOR
Elit Çikolata olarak 2009 yılını nasıl geçirdiniz?
2010 yılına yönelik hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?
Kriz dönemlerinde çikolata satışları düşmüyor,
tam tersini artıyor. Çünkü çikolata artık lüks tüketim olmaktan çıkıyor, günlük
tüketim alışkanlıkları içerisine giriyor. Bir de mutluluk hormonu salgıladığı
için kriz döneminde bile bu ürüne yönelik harcamalarda bir kesinti yapılmıyor.
Kriz döneminde toptancı ve distribütör kanalındaki satışlarımızda geciken
ödemeler dışında bir sıkıntı yaşamadık ve hedeflediğimiz satış oranını tutturduk.
2009 yılını 55,5 milyon TL ciroyla kapattık. Ciromuzun yüzde 20'sini ihracat
satışlarımız, yüzde 80'ini ise iç piyasa satışlarımız oluşturuyor. 2010 yılı
için ise tonaj olarak yüzde 20, cirosal olarak ise yüzde 30'luk bir büyüme öngörüyoruz.
Elit Çikolata, orta ve uzun vadede sektörde kendini
nasıl konumlandıracak?
Perakende pazarına yönelik yatırımlarımız devam
edecek. Butik ambalajlarla perakende ürün portföyümüzü geliştirmeyi planlıyoruz.
Endüstriyel pazardaki liderliğimizi, ürün portföyümüzü daha da genişleterek
korurken, perakende de ise 'Elit' markasını çok daha bilinir bir noktaya taşımayı
planlıyoruz. Yatırımlarımız da bu stratejinin etrafında şekillenecek.
Hammadde girdileri, özellikle de kakao
fiyatlarındaki yükseliş çikolata ve şekerli mamuller sektörünü nasıl etkiliyor?
Çikolata üretimindeki ana girdilerden bir
tanesi kakao çekirdeği. Uluslararası borsaya tabi olan kakao çekirdeğindeki fiyat
artışları maliyet yapımızı oldukça etkiliyor. Bu artışları maliyetlerimize yansıtmadan,
üretimde verimlilik esasına ve gerekirse kar marjımızdan feragat ederek
kompanse etme yoluna gidiyoruz. Kakao çekirdeği dışında üretimimizde kullandığımız
diğer ithal girdi ise süttozu. Bunlar dışındaki tüm girdilerimizi iç pazardan
tedarik ediyoruz.
PAZAR İKİ MİLYAR TL'YE KOŞUYOR
Türkiye'nin global pazardaki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Pazardaki payını artırması için neler yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Türkiye'de çikolata ve şekerleme üretimi 2009
yılı sonu itibariyle 270 bin ton olarak gerçekleşti. Bu 1,5 milyar TL'lik bir
büyüklük demek. 2010 yılında pazarın 320 bin tona ulaşması öngörülüyor. Bu da
yaklaşık 1,9 milyar TL'ye tekabül ediyor. Toplam üretim içindeki çikolatanın
payı ise 140 bin ton. Dünyada 6 milyon ton çikolata tüketiminden bahsediliyor.
Türkiye bunun yüzde 2,5'ini tüketiyor. Türkiye'de kişi başına düşen tüketim 2
kilogram. Avrupa ülkelerinde ise bu rakam 9-10 kilogram düzeyinde ancak pazarda
hem üretim hem de tüketim hızla artıyor. Genç nüfusun süreci hızlandırmasıyla tüketimin
8-10 yıllık sürede AB ülkeleri seviyesine ulaşacağını düşünüyoruz. Çikolatada
ürün çeşitliliği ve kalite anlamında son yıllarda ciddi atılım yapan Türk
üreticiler, özellikle AB ülkeleri rekabetinde daha yoğun yer alabilmek adına
inovasyon ve Ar-Ge faaliyetlerine hız kesmeden devam etmek zorundalar. Kalitede
daima ileriye gitmek, tüm Türk üreticilerin ihracat pazarlarını artırmak için
en önemli stratejisi olmalıdır.