2010'un ikinci yarısında lanse
ettiği Aroma-T® serisi ile çay ve bitki çayları aromaları alanında organik, doğal
ve doğala özdeş olmak üzere üç ayrı kategoride ürün sunan Aromatech Group'un Yönetim
Kurulu Üyesi Benoit Martel, “Türkiye'de sıcak içecek pazarının sadece global
devlerin elinde olmayışı, yerel büyük üreticilerin oluşu bu pazarı aroma
firmaları açısından da cazip kılıyor. Bu sebeple Türkiye'de birçok uluslararası
aroma firması bulunuyor” diyor Kokuların
ve aromaların anavatanı Güney Fransa'da (Grasse) 1987 yılında kurulan Aromatech
Group Türkiye, Tunus, Cezayir, Çin, Tayland ve ABD'deki 6 şubesi ve güçlü
distribütörlük ağıyla dünya genelinde 50'yi aşkın ülkede faaliyet gösteriyor. Özellikle
sıcak içecek aromaları alanında zengin bir ürün gamına sahip olan firma, bu
yılın ikinci yarısında pazara sunduğu Aroma-T® serisi ile çay aromalarına da
yeni boyutlar kazandırdı. Türkiye'de de uzun yıllar süren temsilcilik
deneyiminden sonra 1999 yılının Haziran ayında lokalleşerek İstanbul'da kendi
ofisini açan Aromatech Group aslında güçlü bir aile şirketi. 1998 yılında
Türkiye'yi ziyaret ederek Aromatech Türkiye'nin kuruluş çalışmalarına öncülük
eden Benoit Martel, Aromatech Fransa'nın Yönetim Kurulu Üyeliğini yürüten
ikinci kuşak yöneticisi… Kasım ayı başında Türkiye'ye yaptığı ziyarette Benoit
Martel ve Aromatech Türkiye Genel Müdürü Tolga Akartuna Gıda Teknolojisi
Dergisi'ne özel açıklamalarda bulunarak gıda aromalarında dünyada gelişen son
trendlere, Aromatech'in özellikle sıcak içecek ürün gamında tercih edilen
aromalarına, aroma tercihinde bölgesel ve ülkesel farklılıklara ve Türkiye'yi
Aromatech için özel kılan unsurlara değindiler. Benoit Martel, sıcak içecekler
alanında Türkiye'de çok sayıda büyük ve güçlü yerel üretici olduğuna dikkat çekerek,
başka ülkelerde bu yapıyı bulmanın zor olduğunu söyledi ve şunları ekledi: “Bu
özelliğiyle Türkiye, tüm aroma firmaları için olduğu gibi Aromatech için de
eşsiz bir ülke. Türkiye, Fransa'da bulamadığımız dinamik nüfus özelliğiyle de
bizlere önemli fırsatlar sunan bir pazar. Aromatech Group olarak Türkiye'de iki
haneli büyüme rakamlarına alıştık. Türkiye'de üretim kapasitemizin yıllık 1000
tona ulaşması da ihraç pazarlarımızın daha güçlü beslenmesini sağlıyor ve Türkiye
üzerinden birçok ülkeye ihracat gerçekleştirerek bölgede büyümemizi destekliyor.”
Aromatech'in Türkiye yapılanması sürecine de kısaca değinir misiniz?
1987 yılında kurulan şirketimiz Aromatech o günden bugüne çok yol kat etti.
Merkezi Fransa'da olan şirketimiz ilk uluslararası ofisini Tunus'ta açarak
globalleşmenin önünü açtı. 1990'lar Türkiye'de şekerli mamuller sektörü
açısından oldukça parlak bir dönemdi ve Aromatech de bu sebeple Aromatech Türkiye'yi
kurduğu 1999 yılı itibariyle özellikle bu alandaki ürün gamı ile Türki-ye'de
gücünü artırdı. 2000'lerin başında Türkiye'de üretim tesisimizi de kurduk. Dudullu'da
açtığımız ilk üretim tesisimizi, zaman içinde kapasitesini de artırarak 2009
yılında Türkiye ofisimizin de bulunduğu yeni yeri olan Maltepe'ye taşıdık.
Aromada Avrupa'nın yükselen trendleri neler olacak? Türkiye bu trendlere hazır
mı? Avrupa'da 2011 Ocak ayı itibariyle yürürlüğü girecek EC 1334/2008 no'lu yeni
aroma yasası ile aroma sektörüne ciddi bir düzenleme getiriliyor. Bu düzenleme ile
oluşacak yeni dönemde doğal aromaların yükselişe geçeceğini, yapay aromaların
tercihinde ise azalma olacağını öngörüyoruz. Bu yeni dönemde Türkiye ve komşu ülkelerde
de yükselen trend doğal aromalar olacak. Aromatech Group'un ürün gamının yüzde
50'sinden fazlasının doğal aromalardan oluşması, bölgede güçlü bir rekabetçi
avantaja sahip olmamızı sağlayacak. Ayrıca Aromatech organik aromalarda da
oldukça güçlü, hatta sertifikalı organik aromalarda tam ürün yelpazesini sunan
ilk Fransız şirketi Aromatech olmuştur. Organik aromalar Türkiye'de özellikle
meyve suyu üretiminde tercih edilmekle birlikte, Türkiye organik aromalar konusunda
henüz çok genç bir pazar. Ayrıca Aromatech'in Ar-Ge faaliyetlerini yönlendirdiği
başka bir alan da Aromatop® markası ile tuzlu ürünlere yönelik ürün gamımız.
Tuzlu gruptaki aromalar, Aromatech için önemli bir inovasyon alanını
oluşturuyor ve bu alanda son üç yılda önemli yatırımlar yaptık. Aromatop® et,
deniz ürünleri ve sebze notları içeren Aroma Üst Notları ürün gamıdır. Bu
ürünler konsantre halde, hazır yemek, çorba, et, meze, çerez, sos, marinat,
deniz ürünleri, peynir v.b. son ürünlere bağlı olarak, püskürtmeli kurutucuyla
enkapsüle edilen tozlarda veya sıvılarda kullanılmak üzere müşterilerimize
sunulmuştur. Kalamansi eninde sonunda Türkiye'ye yerleşecek
Aroma tercihinin ülkelere, kültürlere göre nasıl değiştiğini göstermesi
açısından Türkiye ve Fransa'daki tercihleri kıyaslayabilir misiniz?
Türkiye'de içecek
üretiminde özellikle vişne aroması çok tercih ediliyor. Özellikle 'süper
gıdalar' trendiyle birlikte öne çıkan nar aroması da Fransa'da yaklaşık 5
yıldır çok moda. Nar, içecekte lezzet olarak Türkiye'de de son yıllarda
yükselişe geçti ve Aromatech olarak Türkiye'de nar aromasını farklı profillerde
geliştirmekte ve pazara sunmaktayız. Mesela Fransa'da son 10-15 yıldır yaygın
olarak tercih edilen mango aroması ise, Türkiye'de yeni yeni kendine yer
bulmaya başlamakta. Fransa'da içecek sektörünün vazgeçilmez lezzeti limondur.
Narenciye grubundaki aromalar içeceklerde, alkollü içeceklerde, şekerlemelerde
ve daha pek çok alanda kullanılmaktadır. Narenciye grubundaki aromaları
vazgeçilmez kılan etmenler narenciyenin doğasından kaynaklanıyor. Temelde
narenciye ailesinin alt gruplarını oluşturan limon, portakal, misket limonu,
greyfurt, bergamot gibi lezzetlerin hepsi aynı gruba dahil olmalarına rağmen,
birbirinden farklı aromalara sahipler. Yukarıda örnek verdiğim aromalar
narenciye ailesinin en bilinen üyelerini oluşturmakta ama bu aile o kadar
zengin ki; Aromatech olarak biz de bu zenginliğin peşinden gidiyor, farklı ve
yenilikçi tadların aromalarını pazara sunmaya çalışıyoruz. Örneğin narenciyenin
çok bilinen meyvelerinin yanı sıra, Güneydoğu Asya'da (özellikle de
Filipinler'de) sık kullanılan 'kalamansi' ve Doğu Asya kökenli 'yuzu' gibi
dünyada yaygın olarak bilinmeyen ve tanınmayan narenciye gruplarının
aromalarını da gıda sektörüne sunabiliyoruz. Özellikle güçlü ve özel tadı ile
kalamansinin şu anda kullanılmasa da, gelecekte Türkiye gıda pazarında tercih
edilecek bir aroma olacağına inanıyorum. Fransa'nın vanilyası, Türkiye'nin
karanfili… Özellikle Türkiye pazarına yönelik geçen yıl geliştirdiğimiz keşkül
aroması ve yıllar önce geliştirdiğimiz damla sakızı aroması gibi otantik
aromalarımız da sadece Türkiye'ye özgü lezzetler olarak yoğun ilgi görüyor.
Özellikle damla sakızı aroması son dönemlerde kahvelerde de kullanılıyor. Nasıl
vanilya aroması Fransa ile özdeşleşiyorsa, karanfil aroması da bizim için tam
anlamı ile Türkiye ile özdeşleşen bir lezzet. Ancak Türkiye'de kullanılmayan
ama Fransa'da popüler olan bazı niş lezzetler de var, örneğin şekerlemelerde
kullanılan lavanta aroması gibi…
Okyanus ötesine gidersek,
özellikle sıcak içeceklerde Amerika'da son trendler neler ve Aromatech
üretimiyle bu trendleri nasıl destekliyor?
Aromatech Türkiye'nin de en güçlü olduğu alanlardan biri, şeker şurubuna eklenen
aromaların üretimi. Bu aromalar Amerika'da son yıllarda çok popüler oldu.
Bunlar Amerika'daki kafelerin masalarında adeta ketçap ve mayonez gibi sürekli
bulunduruluyor ve kahvelere farklı tatlar katmaya yardımcı oluyor. Aromatech de
özellikle Amerika'da, bu şurupların üretiminde lider firmaların kullandığı
aromalar için çok büyük miktarda üretim ve satış gerçekleştiriyor.
Türk kültüründe çayın vazgeçilmez bir yeri var, Türkler çayda en çok hangi aromaları
tercih ediyor, uluslararası pazarda çay aromalarındaki yükselen trendler neler?
Çay söz konusu
olduğunda Türkiye'deki aroma eğilimi aslında dünyadaki genel eğilime paralellik
gösteriyor, bu sebeple en çok bergamot aromaları tercih ediliyor. Dünyada da
genel eğilim bu yönde olmakla birlikte, özellikle Avrupa'da son dönemlerde
Oolong Çayı gibi farklı lezzetler de yükselişte. Kırmızı meyve çayları da tüm
dünyada yükselen bir trend olarak karşımıza çıkıyor. Yasemin çayı gibi bazı
lezzetler Türkiye'de pek rağbet görmezken, Uzakdoğu ülkeleri gibi farklı
coğrafyalarda günlük hayatın vazgeçilmezi oluyor. Biz de Aromatech olarak tüm
bu trendleri destekleyecek üretimler gerçekleştiriyoruz ve pazarın gelişmesini desteklemeye
çalışıyoruz.
Kahve aromalarında Türkiye'deki eğilim nedir?
Türkiye'de aromalı
hazır kahve tüketimi son yıllarda hızla artış gösterdi. Özellikle karamel,
fındık, çikolata ve böğürtlen gibi aromaların iç pazarda çok tercih edildiğini
görüyoruz. Aromatech Türkiye açısından sıcak içecekler büyüyen bir pazar.
Türkiye, genç nüfusu ile Fransa ile karşılaştırılamayacak kadar dinamik ve yeni
lezzetlere açık olan, zaman zaman da şaşırtıcı bir pazar olma özelliğine sahip.
Gerek kahve ve sıcak çikolata, gerekse çay açısından Aromatech global
lezzetleri Türkiye pazarına kazandırabilecek genişlikte bir aroma skalasına
sahip. Bu konuda da en önemli destekçilerimizin başında Türkiye'nin sıcak
içecek sektöründeki güçlü yerel üreticileri geliyor. Sadece global oyuncuların
güçlü olmadığı bu pazarda, yatırımlarımızın da karşılığını daha iyi
alabiliyoruz. Bu özelliği ile Türkiye aroma firmaları için büyük fırsatlar
sunuyor. Bu kadar fazla sayıda büyük ve güçlü yerli üreticiyi başka ülkelerde
görmek oldukça zor.
Aromatech Genel Muduru Tolga Akartuna: Aroma-T® ile çayda fark
yaratıyoruz
Aromatech Türkiye Genel Müdürü Tolga Akartuna'nın da
eşlik ettiği röportajımızda Akartuna, Aroma- T serisi hakkında şunları aktardı:
“1 milyondan fazla insanın doğrudan geçim kaynağı olan çay, Türkiye'de 1 milyar
Euro'nun üzerindeki pazar payı ile tarım sektöründeki ürünler içerisinde de
özel ve önemli bir yer teşkil ediyor. Türkiye dünyada da en büyük beşinci çay
üreticisi ve nüfusumuzun %96'sı her gün çay tüketiyor. Ülkemizdeki işleme ve
paketleme tesislerinin sayısının 300 civarında olduğunu tahmin ediyoruz.
Böylesine önemli bir pazarda, biz de Aromatech Türkiye olarak, bu yılın ikinci
yarısında lanse ettiğimiz “Aroma-T®” ürün grubu ile, çay ve bitki çayları
alanında Aromatech'in geliştirdiği aroma gamını üreticiler ile paylaştık. Çay
üretiminde en çok kullanılan 15 aroma, bu uygulama için spesifik organoleptik
profillerde geliştirildi. Granül ve sıvı formlarda bulunabilen bu aromalar, Avrupa
Birliği mevzuatına uygun olarak organik aromalar, doğal ve doğala özdeş (aynı
organoleptik profillerde) aromalar olarak bulunabiliyor. Dozaj olarak da
değinirsek; poşet çay ve yaprağa püskürtme yöntemlerinde %5 ve %10 oranında
dozajlar kullanılmakta. Bu kapsamda Elma, Bergamot, Böğürtlen, Tarçın, Karamel,
Egzotik Meyveler, Yasemin, Limon, Portakal, Şeftali, Nane, Nar, Kırmızı
Meyveler, Spearmint, Vanilya aromalarını müşterilerimize sunuyoruz. Bu ürün
gamının altında, üç alt grup ürün bulunuyor: AROMA-T®, AROMA-T® DÜŞÜK MALİ- YETLİ
ve AROMA-T® YARATICI AROMA-T® ürün grubunda, pazarda en çok rağbet gören sıvı
ve granül yapıdaki 15 farklı aroma ile oluşturulan ürün gamı, çay
üreticilerinin temel aroma ihtiyaçları için değer yaratıyor. Türkiye'de de oldukça
rağbet görmeye başlayan buzlu çaylara ve buzlu kahvelere de uygulanabilen bu
aromalar farklı gurme lezzetleri buluşturuyor.
AROMA-T® DÜŞÜK MALİYETLİ gamındaki granül yapıda 8 aromadan oluşan ürün
grubu ise, temel çay aromalarında cazip fiyatlar ile özellikle marketlerdeki
Private Label (özel markalı) ürünlerdeki fiyat hassasiyetine cevap verecek
şekilde geliştirilmiştir.
AROMA-T® YARATICI ürün grubu ise anason, yaban mersini-açai, vişne, hurma,
kuru erik, bal, mandalina, pembe greyfurt gibi orijinal tatlarla dünya çapındaki
farklı tüketim trendlerine cevap verecek yeni ve yaratıcı tatlardan
oluşmaktadır. Bölgesel trendleri yakından takip ediyoruz Bugün Aromatech
Türkiye'nin üretimi sadece Türkiye pazarına yönelik olmayıp, Balkan ülkeleri, BDT
ülkeleri ve komşu Arap ülkelerindeki ihtiyaçlar da Aromatech Türkiye tarafından
üretilmekte ve yönetilmektedir. Özellikle Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında Türkiye
ile Arap ülkelerinin lezzet tercihi daha benzer olduğu için, Aromatech Türkiye
gıda ve içecekteki bölgesel trendleri yakından takip etmekte; araştırma ve
geliştirme faaliyetlerini, üretimini ve ihracatını bu pazarların beklentilerine
uygun adaptasyonlar ile ilerletmektedir. İhracat pazarlarında özellikle şekerli
mamuller, içecek ve tuzlu gruptaki ürünlerimizle iddialıyız. Türkiye'nin bu
pazarlarda gerek bilgi, gerek hız gerekse de lojistik anlamda ciddi avantajları
bulunmakta. Aromatech Türkiye iç pazarda üretimini başlangıçta ağırlıklı olarak
şekerli mamullere yönelik gerçekleştirmiş olmakla birlikte, zaman içinde tuzlu ürün
grubu, süt ve içecek sektörüne yönelik aromalarımız da pazarda müşterilerimizin
beklentileri için önemli ve yaratıcı çözümler oluşturdu.”