Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Fruktoz Tartışmaları

 

 

 

 

Bir televizyon kanalında fruktozla ilgili tartışmalar günlerce sürdürüldü. Televizyonda iki Tıp Öğretim Üyesinin fruktozun ve dolayısıyla fruktoz içeren gıdaların obeziteye ve özellikle pankreas kanserine neden olduğu iddiaları gündeme getirildi.

 

Önce olayın bilimsel tarafını ortaya koyalım. Konu bilimsel içerikten yoksun olarak tartışıldı. Bilindiği gibi fruktoz çeşitli meyvelerde ve balda doğal olarak bulunan bir monosakkarittir. Özelliği şekerden %30 daha tatlı olması ve vücuda glikozdan daha yavaş alınmasıdır. Doğal bir şeker olan fruktoz meyvelerde yaygın olarak bulunması nedeniyle meyve şekeri olarak da adlandırılır. Kanser dâhil birçok kronik hastalıktan korunmak için bol bol meyve ve sebzenin yenmesi önerilmektedir. Bu durumda meyvelerin içerdiği fruktoz ne olacak?

Diğer bir doğal şeker olan sakkaroz (çay şekeri) vücuda alındıktan sonra midenin 2 olan pH ortamında inversiyona uğrayarak glikoz ve fruktoza dönüşür. Bu durumda bilinen çay şekeri de midede yarı yarıya glikoz ve fruktoza parçalanır. Sonuç olarak şekerler, vücuda enerji verirler ve son parçalanma ürünleri olan karbondioksit ve suya dönüşerek vücuttan dışarı atılırlar.

Esas olarak ne şekerin ne glikozun ve ne de fruktozun vücutta herhangi bir olumsuz etkisi yoktur. Burada her gıda maddesinde olduğu gibi günlük alım miktarı önemlidir. Gereğinden fazla alınan her gıda maddesi vücuda zararlıdır. Nitekim bu durum “zehiri zehir yapan onun dozajıdır” gerçeğine dayanmaktadır. En sağlıklı olduğu düşünülen gıdaların bile gereğinden fazla tüketildiğinde insanlara zarar verebileceği, hastalıklara neden olabileceği artık bilinmektedir. Bu nedenle beslenme biliminde “yeterli ve dengeli beslenme”den söz edilmektedir. Fruktoz içeren gıdaların da fazla tüketilmesi durumunda uzun sürede olumsuz etkileri olmaktadır. Burada aşırı enerji yüklü diyetle beslenen bireylerin şişmanlayacağı ve şişmanlığın da birçok kronik hastalığın habercisi olduğunu belirtmek gerekir.

Sonuç olarak fruktozda koparılan tartışmalar bilimsel bulgularla örtüşmemektedir ve halkı yanıltmaya yöneliktir.

Bu vesile ile gıda sanayinin bu tür haksız ve bilimsel verilerden uzak, medya kanalları karşısında ne kadar zayıf olduğu ve refleksinin yavaş kaldığı ortaya çıkmıştır. Günlerce yazılı ve görsel medyada yapılan yanıltıcı yayınlar ciddi olumsuzluklar yaratmıştır. Bu olumsuzluklar halkın aklını karıştırmış ve halen de giderilememiş, belli bir şüpheyi de geride bırakmıştır.

Bu tip medya olaylarında gıda sanayinin kendi üye olduğu kuruluşların devreye girmesi ve hızlı hareket etmesi gereklidir. Bunun için bu tip olumsuzluklara hazırlıklı olunmalıdır. Hazırlıklı olmak için de, toplumda bilimsel kredibilitesi yüksek kuruluşlarla daha yakın işbirliği içinde olunmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Bu kuruluşlar, doğru olanı, bilimsel verilere uygun olan her konuyu toplum yararına açıklayacak ve toplumu doğru yönlendirecektir.




Yorumlar
Yorum Ekle