Bigtem, sektörün ihtiyaçlarına çözümler getiren bir çözüm ortağı olarak tanınıyor. Satır başları ile Bigtem'in bugüne gelişini ve bugününü sizden dinleyebilir miyiz?
Gıda işleme makinelerinin tasarımı ve üretimi ile gelişmiş proses teknolojileri sektöründe 1973'ten günümüze dek yurt içinde 300'ü aşkın üreticinin, yurt dışında da yaklaşık 120 firmanın gıda/paketleme işletmesinde kullandığı üretim hatlarının her birimini projeye özel tasarlayıp üretmekteyiz. 67 ülkede 15 temsilcimizle 8 dilde proses mühendisliği başta olmak üzere çeşitli montaj, teknik bakım, eğitim ve danışmanlık hizmetleri veriyoruz.
5 kıtada 67 ülkeye yılda ortalama 10 milyon dolar ihracat gerçekleştiriyorsunuz. Yurt dışı satışlarınızda karşılaştığınız zorlukları anlatır mısınız? Türkiye'de “üretmek” ile yurt dışında “üretmek” arasında nasıl bir fark yaşıyorsunuz?
Ne yazık ki Türkiye'nin endüstriyel kalite imajı henüz oluşmadı. Marmara Bölgesi’ndeki pek çok küçük atölyenin Balkanlar ve Orta Asya'ya satıp unuttukları makineler yüzünden, karşımıza çıkan “Türk'ten makine alınmaz” imajını değiştirmekte zorlanıyoruz. Özellikle İtalya, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerdeki rakiplerimiz markalarıyla avantaj sağlıyorlar. Ayrıca 1-2 yıl ödemesiz uzun dönemli krediyle proje finansmanı sağlayabilmeleri bizi sürekli yeni tasarımlar üretmeye ve düşük karlarla satış yapmaya itiyor. Uluslararası pazarlardaki konumumuzu güçlendirmek için hızlı teslime önem veriyoruz. Bunun için de fabrikalarımızda 1 milyon Euro'luk paslanmaz çelik bulunduruyoruz; Buna ek olarak elektrik, elektronik ve plastik komponentlerle beraber bir de yarı mamul stoğumuzdan faydalanıyoruz. Bütün bu avantajların ötesinde çoğu projede ücretsiz montaj, eğitim ve proses mühendisliği hizmeti de vermekteyiz. Müşteri memnuniyetinden doğan referanslarımızla gelen projeler satışlarımızın %80'ini yönlendiriyor. Son 20 yıldır Autocad programıyla çalışıyoruz ve tasarımlarımızı çizimlerle fabrika birimlerine dağıtmak yerine, artık doğrudan kesime (laser, giyotin, CNC perforasyon, Punch Pres) büküme (Abkant, Roll Pres) ve talaşlı üretime aktarıyoruz ve bu şekilde daha hızlı ve daha hassas üretim gerçekleştiriyoruz. Şu an Bigtem'deki 18 mühendisin çoğu, tasarımlarımızın bu teknikle geliştirilmesini sağlıyor. İtalya ve Batı Avrupa'daki rakiplerimiz maliyetlerini düşürmek amacıyla Autocad uygulama evresi öncesinde çalışan mühendislik birimlerini ya kapattılar ya da kapasitelerini azalttılar. Pek çoğu da halen 1980'lerdeki tasarımlarla üretim yapıyor ve bu yüzden de sektördeki ihtiyaca yeni çözümler getiremiyorlar. Bu durum sayesinde özellikle Yunanistan'da satışlarımız hızla arttı. Son dönem projeler hakkında bilgi verir misiniz? Projelerimizden Biber Göbek Oyma, El Değmeden Isıl Radyasyonla Közleme ve Su Fırçasıyla Kestane Soyma makinelerimizde su tüketimini %95'e kadar, buhar tüketimini de %50'ye kadar azaltma başarısı gösterdik. Ayrıca Füzyonel Isı Transferi (haşlama, nemlendirme, soğutma) ve her türlü havayla temizleme işleminde Airlock uygulamasının yer alması, bunun yeni proses sistemlerimizi ve önceden tasarlayıp ürettiğimiz makinelerin geliştirilmesinde kullanılması üzerinde çalışmaktayız.
Yüzde 100 Türk sermayesi olan büyük bir firma olarak son dönemde Yunanistan'da da bir firma kurdunuz. Bu yatırımınızdan bahseder misiniz?
Son 10 yılda Yunanistan ve Balkan ülkelerinde 12 milyon Euro ciroya ve yaklaşık 70 müşteriye satış potansiyeline eriştik. Önce bir servis atölyesiyle başlayan projemizi AB teşvik programıyla büyük bir yatırıma dönüştürdük. Şu an Yunanistan'ın İskeçe ilinde 5 milyon Euro yatırımla %75'i Türk sermayesi olan yeni bir üretim ve hizmet işletmesi kurduk.
Ürünleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Kuruluşumuzdan bugüne 50 adet taze ve kuru meyve ve sebze işleme hattı üretmiş durumdayız. Bu hatlar için özel üretilmiş özgün makine tasarımızın sayısı 12 farklı grup altında 400'e ulaştı. Bütün bu makine tasarımları 1000’i aşkın ekipman ve 2000’den fazla makine parçası üretmiş durumdayız. Stok atölyemizde kendi üretimimiz olan paslanmaz çelik döküm santrifüjlü gıda pompalarının yanı sıra plastik ve paslanmaz çelik olmak üzere iki tür konveyör ve elevatör bantları da vardır. Bunların yanı sıra 2 mm'den 150 mm'ye kadar perfore plakalar ve benzeri parçalar da stoklarımızda yer almaktadır. Bütün bu ürünlerimiz hakkında detaylı ve güncel bilgiyi www.bigtem.com adresimizden de takip edebilirsiniz.
Bigtem'in 2010 yılı performansı ile 2011 yılına dair hedefleri ve sektör hakkındaki öngörüleriniz nelerdir? 2011 yılını gerek Türkiye'deki Bigtem Makine A.Ş. gerekse Yunanistan'daki Bigtem Hellas A.E. için tümüyle çok yoğun bir reform yılı olarak planladık. Her iki işletmemizin de dünyadaki en ileri teknoloji standardında çalışması için birimlerin yeniden yapılandırılması, proses ve makine tasarımlarımızla üretim tekniklerinin analiz edilmesini hedefliyoruz. Ayrıca eleme test laboratuvarı kurmak ve satış sonrası hizmet birimlerimizi bağımsızlaştırmak üzere parça satış sistemi kurmak gibi projelerimiz var. Buna ek olarak dünyanın 67 ülkesinde kullanımda olan yaklaşık 10.000 kadar Bigtem makine ekipmanının günümüz teknolojisine uyarlanması (upgrade), dijital kullanıma geçirilmesi ve her ürünümüz için kullanım kılavuzlarının güncellenmesi gibi ek işleri de bu sene içinde gerçekleştirmeyi planlıyoruz. FOTEG'de sergileyeceğiniz özel ve yeni ürünleriniz olacak mı, varsa nelerdir? Sergileyeceğimiz makinelerimizden en ilgi çeken muhtemelen ‘Aspira’ olacaktır. Kuru üzüm, taze bezelye ve benzeri ürünleri hava kilidi (airlock) sistemiyle temizleyen bu makineye ek olarak Indexleme Sarsağı, Döner Fırçalı Yıkama Tamburu, Su Geri Kazanım Filtrasyon ve Otomasyon Sistemi de fuar alanımızda yer alacak. Ayrıca fuar süresince Tuzla'daki işletmemizde ileri teknoloji kullanımıyla biber közleme/soyma sistemimizi ve bilgisayar kontrollü kurutma tünelimizi sergileyerek ziyaretçilerimize örnek sunum yapacağız.
FOTEG sponsorlarından biri olarak gıda sektöründe faaliyet gösteren firmalara söyleyecekleriniz nelerdir? Önümüzdeki yıllarda su bulmanın zorlaşacağı, enerji kaynaklarının artacağı ancak ucuzlamayacağını göz önüne alarak, tarımsal ürünlerin daha çok değerlendirileceğini düşünüyoruz. Bu durumda üretimlerinin sürdürülebilir ve rekabete uygun özelliklere sahip olacak şekilde yapılandırılması gerektiğini görüyoruz. Dolayısıyla ilgililere, bugün proses, işleme ve benzeri teknikler üzerinde çalışırken alıcılarının yakın gelecekteki bu muhtemel zor şartlar altında yapacakları tercihleri hesap etmelerini öneririz.
Türkiye'de ve yurtdışında 'tıkır tıkır' sloganıyla tanıtım faaliyetleri yürüten Makine Sektör Platformu, 26 derneğin içinde olacağı bir federasyon olma hedefi güdüyor. Bu durum özellikle üretim maliyetlerinin yüksekliği, yetersiz destek, kayıt dışı üretim ve 2. el makine ithalatı olarak sıralanabilecek makine üreticilerinin sorunları için çözüm olma noktasında nasıl bir açılım sağlar?
2003 yılında Japonya'ya ilk makine satan Türk kuruluşu olarak kuruluşumuzdan bugüne kadar geçen 38 yıl süresince yurt dışına yüzlerce milyon dolarlık satış yaptık. Ancak düzenli olarak aidat ödediğimiz bu derneklerden henüz bizimle herhangi bir iletişime geçilmediği için bu sorunuza daha detaylı cevap vermemiz maalesef mümkün değil.