Zuhal Daştan
Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği (BESD-BİR) Başkanı
Tavukçuluk sektöründe 2010 yılında üretim oldukça sancılı bir şekilde yapılabildi. Yem hammaddeleri temininde bir takım zorluklar yaşadık. Buna rağmen üretimin önceki yıla oranla %13 arttığını tahmin ediyorum. TÜİK verilerine göre; 2010 yılı ilk 11 ay üretimi 1 milyon 214 bin 689 ton olarak gerçekleşmiştir. 2010 yılı üretim tahmini ise1 milyon 430 bin tondur. Kişi başına tüketim hesabında da görüleceği üzere Türkiye'de artık piliç eti tüketimi 19 kilogramı geçmiştir. Üretimin 2011 yılında artmaya devam edeceğini ve %20 gibi bir artış olacağını tahmin ediyorum. Tüm kanatlı etleri (her türlü parçası dâhil) ihracatında 2010 yılında başı 71 bin 118 tonla Irak çekmiştir. İran, ümit vaat etmekte olup para transferinde ve nakliye konularındaki zorluklar nedeniyle ihracat arzu edilen düzeye çıkamamıştır. 2011 yılında bazı iyileşmelerin olacağını ve İran'a ihracatın Irak'a yaklaşacağını ümit ediyorum. Rusya'ya ihracat konusunda sektör geçen yıl büyük bir beklenti içine girmişti. 2009 yılında ABD'den Rusya'ya 1 milyon 200 bin ton civarında but eti ithalatı gerçekleştirilmişti. 2010'da ise ABD'nin kotasında büyük kısıntıya gidilmiş, hatta ABD'den ithalat bir müddet yasaklanmıştı. Bu arada açığın Türkiye'den karşılanması gibi bir alternatif ortaya çıkmıştı. Ancak Türkiye'nin ABD'nin fiyatlarına (CIF 1000 -1200 USD civarında) yaklaşması pek mümkün olamamıştır. Türkiye, fiyat rekabetçiliği açısından ABD, Brezilya ve özel desteklerle beslenen AB kanatlı sektörüyle (325 $/ton) rekabet etmekten çok uzaklarda bulunmaktadır. Buna rağmen Türkiye'den Rusya'ya giden ticaret heyetlerimiz sırf ihracatın başlayabilmesi ve ürünlerimizin kalitesinin Rusya piyasasına tanıtılması amacıyla CIF 1600-1700 USD gibi maliyetlerin çok altında düşük fiyatlar vererek ilk etapta 6 TIR'lık bir bağlantı yapmıştı. Heyetimiz Türkiye'ye döndükten çok kısa bir süre sonra ABD'ye uygulanmakta olan yasaklama kaldırılmış ve Rus ithalatçıları yapılmış olan bağlantıların 4'ünü iptal ederek ancak 2 TIR ithalatın gerçekleşmesine imkân vermişlerdir. Rusya Federasyonu'ndan 2010 yılı sonlarında gelen haberlere göre ithalat 2011 yılında toplam olarak 350 bin tona indirilmiş, meydana gelen açık hızlı bir şekilde artırılan yerli üretim ile kapatılacaktır. Bu durumda Rusya Federasyonu'na Türkiye'den kanatlı eti ihracat imkânı son derece sınırlı olacaktır.
Yönümüz Ortadoğu ve Körfez
Türkiye'nin önünde yeni alternatifler bulunmaktadır. Bunların başında 2010 yılı ortalarında ivme kazanmaya başlamış olan İran pazarı gelmektedir. İran pazarının Irak'tan sonra ikinci büyük pazar olma potansiyeli bulunmaktadır. Daha sonra Suudi Arabistan pazarı gelmektedir. Önümüzdeki günlerde bir Suudi teknik heyetinin işletmelerimizi ziyareti gündemdedir. Suudi Arabistan pazarının da çok kolay bir pazar olmadığını düşünüyorum. Suudi Arabistan pazarından sonra gündeme gelmesi gereken diğer pazarlar Körfez Ülkeleri olabilir. Bu arada Mısır'ın da iyi bir pazar olma potansiyeli taşıdığını unutmamak gerekir. Mısır'da da üretim sıkıntısı bulunmaktadır. Bundan dolayı ihracat çalışmalarının yoğunlaştırılması gereken pazarlar içinde sayılmalıdır.
İhracat destekleri sevindirici
Uzun yıllardır ihracatta devlet desteğinin yetersiz olduğu söylenmektedir. Bu destek 2010 yılında 186$/ton olarak belirlenmiş, miktar barajı olarak %14, azami ödeme oranı olarak da %20 sınırlamalarına tabi tutulmuş durumdaydı. 24.Aralık. 2010 tarih ve 27795 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ve Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü bürokratlarının özverili çalışmalarıyla şekillendirilmiş olan 'Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu Tebliği' ne göre sakatatlar hariç kümes hayvanları etleri için 2011 yılı destek tutarı sabit bırakılmış (186$/ton) fakat miktar barajı %14'den %41'e yükseltilmiş, azami ödeme oranı da %20'den %15'e düşürülmüştür. Bu ihracat yardımının sektöre yansıyan kısmı ton başına 76 dolar olmaktadır. Yine aynı tebliğle bildirildiğine göre; “Kümes hayvanları etinden, sakatatından yapılmış sosisler ve benzeri ürünler ile kümes hayvanları etinden hazırlanmış veya konserve edilmiş ürünlerde” ihracat desteği 2010 yılındaki gibi 250$/ton olarak aynı bırakılmış fakat miktar barajı %40'dan %50'ye yükseltilmiş ve azami ödeme oranı %10 olarak aynı bırakılmıştır. Bu ihracat yardımının da sektöre yansıyan kısmı ton başına 125 dolar olmaktadır. İhracat desteği açıklamasının yıl sona ermeden önce yayınlanmış olması çok isabetli olmuştur. Fakat 2011 yılı ihracat bağlantılarının yıl sona ermeden 2-3 ay öncesinden yapılmakta olduğu gerçeğinden hareketle bu açıklamaların da bundan sonra yıl sona ermeden en az 2-3 ay öncesinden yapılması daha sağlıklı olacaktır. Bütün bunlara rağmen ihracat iadesi yardımı olarak verilen desteğin geçen yıla göre çiğ ürünlerde 76 dolar ve ileri işlenmiş ürünlerde 125 dolara yükseltilmiş olması çok olumlu bir uygulamadır. İhracatın geliştirilmesi için bu desteğin daha yukarılara çıkarılmasının gerektiği ortadadır. Sektörün maliyet rakamları ve yurt dışı ihraç fiyatları hesaba katıldığında, rekabetçi olunabilmesi için açıkta kalan kısım ton başına 250 dolar civarında bir rakam olarak hesaplanabilir.