UZZK’nın 5488 Sayılı Tarım Kanunu ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca 2007 yılında oluşturulan 26484 Sayılı Yönetmelik çerçevesinde kurulan ilk tarımsal ürün konseyi olduğunu hatırlatan Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Tan EZZİB Yönetim Kurulu’nun yaptığı açıklamalara sert çıktı. Rakamların, sadece Ege İhracatçı Birliği’nin değil, tüm ihracat miktarını verebilen ve EZZİB'in de bağlı olduğu Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) verilerine göre ele alınması gerektini kaydeden Dr. Tan, adının önünde zeytin ve zeytinyağı ihracatçı birlikleri olmasına rağmen dökme ihracatın yasak olduğu sofralık zeytin ihracatına ilişkin duruma yönelik şunları söyledi: “Son 4 yıllık veriler incelendiğinde, ortalama ambalajlı zeytin ihracatı 63.750 ton olup değeri ortalama 95.750 dolardır. Bir önceki 4 yıl ortalaması ise 52.100 ton olup, bu miktarın değeri ortalama; 57.997 dolardır. Buna göre son 4 yılda sofralık zeytin ihracatındaki artış oranı miktar bazında %22, değer bazında ise; %65'dir. Bu durum, UZZK tarafından dile getirilen hususları, son yıllarda sofralık zeytin ihracatımızın arttığı ve ülkemiz zeytin ihracatçılarının ihracatı daha fazla öğrenmeye başladıkları söylemlerini doğrulamaktadır. “2004-2005 sezonunun İspanya'da yaşanan önce don zararı ve sonrasında da kuraklık nedeniyle üretiminin 1.400.000 tondan 700 bin tonlar seviyesine düşmesi nedeniyle İspanya'nın ülkemizden arz eksikliğini karşılamak için yapmış oldukları ve kriz dönemlerinin arızi talebini yansıtması tüm sektör tarafından kabul edilen bir farklılık yarattığından bu sezonun değerlendirilme dışı bırakılması istatistiki değerlendirmemizin güvenilirliği bakımından gerekli ve önemlidir. Buna göre 2004/2005 yılı rakamları dışında son 8 yıllık rakamlar incelendiğinde ortaya çıkan tablo şudur: Toplam zeytinyağı ihracatımızın bundan önceki son 4 yıl ortalaması 59.153 bin ton olup bunun ortalama değeri 114 milyon 374 bin 506 dolardır. Bu, bir önceki 4 yıla göre son dört yıl ortalaması ise; 32.746 bin ton olup bunun değeri ise ortalama 126 milyon 598 bin 814 dolardır. Dolayısıyla ülkemizin toplam zeytinyağı ihracatı miktar bazında %44 azalırken, değer bakımından yaklaşık %11 oranında yükselmiştir. Son 4 yılda dökme zeytinyağı ihracatımız ortalama 14.589.942 ton olup bunun değeri ortalama 55 milyon 140 bin 770 dolardır. Bundan önceki 4 yılda 40 milyon 22 bin 414 ton dökme ihracat yapılırken değeri ise ortalama 74 milyon 61 bin 728 dolardır. Burada son 4 yılda dökme zeytinyağı ihracatımızda miktarı bazında %64, değer bazında da %25 düşüş yaşanmıştır. Son 4 yılda ambalajlı ihracatımızın ortalama miktarı 11 milyon 797 bin 671 ton olup bunun değeri ortalama 47 milyon 527 bin 835 dolardır. Bundan önceki 4 yılda ise ambalajlı ihracatımızın ortalama miktarı 11 milyon 88 bin 626 ton, bunun da değeri ortalama 24 milyon 852 bin 812 dolardır. Buna göre; son 4 yılda, önceki 4 yıla göre; ambalajlı ihracatımız miktar bazında %6 artış, değer bazında da %91 artış görülmüştür.
Son 4 yılda ülkemiz dökme zeytinyağı ihracatında miktar bazında düşüş yaşarken, toplam ihracatta %11 artış olmuş, diğer taraftan ambalajlı ihracatta ise hem miktar bakımından (%6) hem de değer bakımından küresel krize rağmen % 91'lik bir artış sağlamıştır. Böylece ülkemiz son 4 yıl da İtalya, İspanya; ABD gibi ülkelerin dökme zeytinyağı tedarikçisi olmaktan çıkmaya başlamış ve 'Made- in Turkey' markasıyla dünya pazarlarında yerini daha fazla almaya başlamıştır.”
Onlar dışında DİR isteyen yok
Zeytinyağı üretiminin son iki yılda 153 bin ton, iç tüketimimizin ise yaklaşık 100 bin ton, toplam zeytinyağı ihracatımızın ortalama 33 bin ton seviyelerinde olduğuna dikkat çeken UZZK Başkanı, Dr. Mustafa Tan, “Buna göre ihracat ve iç tüketim miktarı toplam 133 bin ton olup, bu miktar zeytinyağı üretimi hem iç tüketime hem de ihracata yetecek miktarda hatta 20 bin ton daha ihracata yetecek miktarda zeytinyağı üretimi mevcut bulunmaktadır. Bu durumda DİR istemi gerçekçi ve ülke menfaatlerine uygun bir istem olmayıp, üretici fiyatlarına baskı yapabilecek ve 2014 yılına hedeflediğimiz ağaç sayısı, üretim, tüketim ve ihracat ve İspanya'nın ardından dünya ikinciliğine yürüyüş hedeflerine de uygun değildir. Bu görüş, UZZK'nın yanı sıra ilgili bakanlıklar, tarım satış kooperatifleri birlikleri, ziraat odaları, sanayi, ticaret odalarınca ve sektörün neredeyse tamamınca da kabul görmekte ve DİR istemine kesinlikle karşı çıkılmaktadır” diye konuştu.
Çelişkiler yumağı haline geldiler
Son dönemlerde EZZİB yönetimine ihracat birincilikleri ve bu yönetimden önce birçok kez yönetimde yer alan Tariş, Marmarabirlik, Verde, Komili, Yudum gibi birlik, kuruluş veya firmaların dâhil edilmediğini, üyeleri arasında huzursuzluk yaratan delege belirleme sistemi içinde seçilmelerinin ise neredeyse imkânsız kılındığını öne süren Tan, UZZK yönetiminde ise; Türkiye zeytin ve zeytinyağı üretiminin iç ve dış pazarlamasının yaklaşık %80'ini gerçekleştiren kurum ve kuruluş ya da firmaların temsilcileri yer aldığına dikkat çekti. Tan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi’nin Ege İhracatçı Birliklerinin Üyeleri ve DTM'den kaynak sağlayarak oluşturduğu bütçe ile sektörel uzlaşıdan uzak yürütmekte olduğu, zeytin ve zeytinyağı tanıtım komitesi ve yöntemleri ise tam bir çelişkiler yumağı haline bürünmektedir. Zira, iç ve dış tanıtıma katkı vermek için kurulan ve adı geçen kişi ve kurumların bütçeleriyle faaliyet gösteren UZZK programı bir yıl önceden belirlenmiş ve 3-6 Mart 2011 tarihlerinde İzmir'de başta UZZK destekleri olmak üzere, sektör temsilcileri ve İzfaş organizasyonu ve sektörün en önemli temsilcilerinden 120 firmanın katılımı ile gerçekleşen Olivetech Fuarına katılmayarak Moskova Fuarı'na gitmeyi tercih etmiş, ülkemiz zeytincilik sektörü açısından böylesi önemli ve yegane fuara katılmayarak, tanıtım konusundaki zafiyeti ve niyeti gözler önüne sererek sektörel ayrımcılığına ve devam etmiştir.”