Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Yapay Tatlandırıcı İçeren Ürünlerin Ambalajlarında KULLANILAN MİKTAR BELİRTİLMELİ


Yapay Tatlandırıcı İçeren Ürünlerin Ambalajlarında KULLANILAN MİKTAR BELİRTİLMELİ
                            
Prof. Dr. Şükrü Karataş
İstanbul Aydın Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı

 

Şekere alternatif olan, Sakarin, Aspartam, Asesülfam-K ve Siklamat, Sukraloz gibi yapay tatlandırıcılar günümüzde, diyabet hastalarının yaşamlarının parçası olmanın yanı sıra diş çürüklerinin engellenmesi ve yiyecek-içeceklerin kalorilerinin düşürülmesi amacıyla gıda sektöründe büyük oranda kullanılmaktadır. Ortalama olarak şekerden (sükroz) 200-300 kat daha tatlı olan yapay tatlandırıcılar, Dünya Sağlık Örgütü tarafından normal bireylerde 40mg/kg/gün (vücut ağırlığının her 1 kilogramı için 40 mg)  olması ve günde 1.680 gramdan fazla alınmaması tavsiye edilmektedir. Hamile kadınlarda ise bu miktar 2,5 mg/kg/gün olarak belirlenmiştir. Ancak daha sonradan sakarinin epitel dokuda yapısal değişikliğe neden olacağı savunularak hamile annelerde bebeğe geçip birikim yapacağı belirlenerek hamile kadınlarda kullanımı yasaklanmıştır.

Ülkemizde son yıllarda ithal edilen yapay tatlandırıcı oranlarında büyük bir artış görülmektedir. İthal edilen yapay tatlandırıcıların %5’i sağlık alanında %95 gibi büyük oranı gıda sektöründe kullanılmaktadır. Yapay tatlandırıcıların şekere oranla çok düşük miktarda kullanılması maliyeti düşürmekte ve bu nedenle gıda sektöründe kullanımı cazip duruma gelmektedir. 750 kilogram şekerin 3 kilogram yapay tatlandırıcıya denk geldiği düşünüldüğünde durum daha iyi anlaşılmaktadır. Şekerden yüzlerce kat daha tatlı olan ve buna karşın fiyatı düşük olan yapay tatlandırıcılara rağbet ülkemizde de her geçen gün artmaktadır.

Bugün yapay tatlandırıcılar; baklava, reçel, helva, dondurma, sütlü tatlılar, diyet kola, diyet kek gibi ürünlerde şekere alternatif olarak kullanılmaktadır. Hangi gıda maddesinde ne kadar yapay tatlandırıcı kullanılacağı, Türk Gıda Kodeksi tarafından belirlenmesine rağmen birçok ürünün ambalajında yapay tatlandırıcı içerdiği belirtilse de, kaç miligram kullanıldığı hakkında hiçbir bilgi verilmemektedir. Kanserojen olduğuna dair FDA (ABD Gıda İlaç Dairesi) tarafından kesin onaylanmış araştırma bulguları olmasa da, yapay tatlandırıcıların insan sağlığını tehdit ettiği yolunda yoğun görüşler yer almaktadır.

1970’lerde fareler üzerinde yapılan deneylerde sakarinle mesane kanseri arasında bir bağlantı olduğu gözlenmiştir. Bu nedenle Amerikan Kongresi, sakarin içeren gıda maddelerinin ambalajlarına, ‘Bu ürünün kullanılması sağlığınıza zarar verebilir. Bu ürün laboratuvar hayvan deneklerinde kansere neden olduğuna karar verilen sakarin içermektedir’ ibaresinin yazılmasını zorunlu kılmıştır. Fareler üzerinde yapılan diğer bilimsel araştırmalarda özellikle erkek farelerde yüksek dozda sakarin tüketiminin mesane kanseri riskine yol açtığı gözlenmiştir. Ancak bu maddenin insan vücudunda meydana getirdiği etkiyi inceleyen mekanik araştırmalar, bu sonuçların sadece farelerde ortaya çıktığını göstermişlerdir.

İnsan epidemiyolojisi üzerine yapılan çalışmalarda, sakarinin mesane kanseri ile bağlantısına dair tutarlı hiçbir kanıt elde edilmemiştir. Farelerde görülen mesane tümörlerinin insanlardan farklı bir mekanizmadan kaynaklandığı ve sakarinin kansere yol açacağına dair geçerli kesin bir kanıta rastlanmadığı için 1981 yılında kanserojen listesine alınan sakarin, 2000 yılında Amerikan Toksikoloji programının kanserojen maddelerle ilgili raporundan çıkartılmış ancak Aralık 2000’de sakarin içeren maddelere uyarı ibaresi yazılması zorunluluğu getirilmiştir.

Aspartamın 1981 yılında FDA tarafından yapılan pek çok araştırmadan sonra deney hayvanları üzerinde kansere neden olmadığı ve herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığı saptanmış ve kullanımı onaylanmıştır. 1975-1992 yılları arasında beyin tümörlü hasta sayısındaki artışın ABD’de bu tatlandırıcının kullanılmasına bağlı olabileceği görüşü benimsenmiş ve Aspartamın güvenirliği sorgulanmıştır. Ancak daha sonra yapılan çalışmalarda, özellikle 70 yaş ve üstü hastaların Aspartam kullanmadıkları ve bu nedenle de Aspartam tüketimi ile beyin tümörlerinin gelişimi arasında bir ilişki olmadığı görüşüne yer verilmiştir. 2005 yılında fareler üzerinde yapılan bir çalışmada, yüksek dozda aspartam tüketen farelerde lenfoma ve lösemi gözlenmiştir. Ancak bu bulgularda bazı tutarsızlıklar olduğu ortaya çıkmış, ayrıca 500 bin emekli üzerinde yapılan araştırmalarda yüksek dozda Aspartame içeren içeceklerin tüketimi ile lenfoma, lösemi ve beyin tümörleri arasında bir bağlantı bulunamamıştır.

Sakarin ve Aspartamın yanı sıra ABD’de 3 yapay tatlandırıcının daha kullanımına izin verilmiştir. Bunlar Acesulfame potasium- 1988’de bazı gıda maddeleri ve içeceklerde kullanılması onaylanmış, 2002’den itibaren kırmızı et ve beyaz et hariç tüm gıda maddelerinde genel amaçlı bir tatlandırıcı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Aspartama benzeyen Neotam FDA tarafından beyaz ve kırmızı et dışında kullanılması onaylanmış genel amaçlı bir tatlandırıcıdır. Üçüncü olarak Splenda olarak bilinen Suklaroz, 1999 yılında FDA tarafından genel amaçlı tatlandırıcı olarak onaylanmıştır.

Yapay tatlandırıcılarla ilgili olarak fareler üzerinde yapılan çalışmalarda kanser riski taşıdığı saptansa da FDA’nın tatlandırıcılarla ilgili olarak yürüttüğü 100’den fazla araştırma sonucunda bu tatlandırıcılarla ilgili insan sağlığını tehdit edecek bulguya rastlanmamıştır. Ancak bu tatlandırıcıları içeren ürünlerin ambalajlarında miktarları belirtilmeli ve tüketicilerin de Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen 1.680g/gün limitlerinde tüketim yapmaya özen göstermeleri gerekmektedir. Ayrıca devlet tarafından bu ürünleri satan ve kullanan kurumların daha sıkı denetim altında tutulması önerilir.

 

KAYNAKLAR
1.Soffritti M, Belpoggi F, Esposti DD, Lambertini L. Aspartame induces lymphomas and leukaemias in rats. European Journal of Oncology 2005; 10(2):107–116.
2.Lim U, Subar AF, Mouw T, et al. Consumption of aspartame-containing beverages and incidence of hematopoietic and brain malignancies. Cancer Epidemiology, Biomarkers and Prevention 2006; 15(9):1654–1659.
3.Henkel, John (1999). “Sugar Substitutes: Americans Opt for Sweetness and Lite”. FDA Consumer Magazine 33(6):12–16.
4.Kretchmer, Norman, and Hollenbeck, Claire B., eds. (1991). Sugars and Sweeteners. Boca Raton, FL: CRC Press.
5.Smith, David V, and Margolskee, Robert F. (2001). “Making Sense of Taste”. Scientific American 284(3):32–39.
6.Sucralose is a whopping 600 times sweeter than sugar and can be used as a sugar substitute in cooking, baking, and frying foods



Yorumlar
Yorum Ekle