Gıda alanında KİK (Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi ) üyeleri arasında en fazla tarım ürünü ithal eden ülke konumundaki Suudi Arabistan, Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar sunuyor. Gıda ihtiyacını büyük ölçüde ithalatla karşılayan ülke, her yıl yaklaşık 8 milyar dolar düzeyinde canlı hayvan ve gıda ithalatı gerçekleştiriyor. Türk ihracatçıların en önemli potansiyel ürünleri ise nohut, mercimek, narenciye, çikolata ve şekerli mamuller, peynir, salça ve kanatlı eti olarak dikkat çekiyor.
suudi Arabistan ekonomisi gelir bakımından güçlü bir devlet varlığına sahip olmasına rağmen petrol ürünleri, petrokimya ürünleri, elektrik, su, haberleşme ve hava taşımacılığı hizmetleri dışında ihtiyaç duyulan mal ve hizmetler özel sektörce üretiliyor veya ithal ediliyor. Oldukça gelişmiş bir perakende piyasası mevcut olan ülkede çok sayıda hipermarket zinciri, dünyaca tanınmış markaların yerel mağazaları, dev alışveriş merkezleri ve çok sayıda küçük dükkândan oluşan bir perakende piyasası mevcut. Piyasa oldukça zengin, serbest ve vergisiz olduğundan, sermaye bolluğu ve ucuz yabancı emek sebebiyle tüketici fiyatları başka ülkelere göre düşük olup, oldukça az tüketilen malları bile piyasada bulmak mümkün. Kalabalık nüfusu ve yüksek Gayri Safi Milli Hâsılası ile Suudi Arabistan ekonomisi yatırımcılar için büyük potansiyel taşıyor. Yüksek petrol fiyatları, Suudilerin gelir ve tüketimlerini artırırken, işsizlik oranı yüksek olmasına rağmen tüketici pazarı büyüyor. Suudiler ortalama harcanabilir gelir düzeyi açısından bölgede 4'üncü sırada yer alıyor. Nüfus genç olup; 2006 yılı itibariyle nüfusun %70'ini oluşturan 27 milyon kişi 30 yaşın altında. Yüksek doğum oranları da bebek ve çocuklara yönelik harcamaları artırıyor. Paketleme, ambalajlama ve etiketleme uygulaması, gelişmiş ülkelerdeki asgari kurallardan fazla değil. Etiketleme şartı Suudi Arabistan'a ihraç edilen tüm ürünler için zorunlu. Suudi Arabistan Standardizasyon Kurumu (SASO) etiketleme ile ilgili kuralları oluşturmakla görevli. Etiketleme özellikle gıda ürünleri, kişisel bakım ürünleri, sağlık ve eczacılık ürünleri için önem arz ediyor. Gıda ürünleri için etiketin Arapça olması ve ürünün içeriği, menşei, üreticisi, raf ömrü, kullanma talimatı gibi bilgilerin etikette yer alması gerekiyor. Ulaştırma ve Taşımacılık Maliyetleri İstanbul- Riyad arası inşaat malzemeleri taşıması için 20 tona kadar nakliye komple TIR fiyatı 4000 - 5000 dolar arasında değişiyor.
Türk ürünlerindeki çeşitlilik ve kalite en önemli avantajlar
Dünyanın bilinen petrol rezervlerinin dörtte birine ve genç bir nüfus yapısına sahip olan Suudi Arabistan ile karşılıklı ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, Türk iş adamlarına kısa ve uzun vadede önemli fırsatlar sunacaktır. Geleneksel tedarikçilerin Suudi Arabistan pazarında edindikleri ayrıcalıklı konuma rağmen, Türk ürünlerinin çeşitlilik ve kalitesi, yeni ortaklar arayan Suudi işadamları için de caziptir. Önceki yıllarda düzenlenen sektörel fuarlara Suudi işadamlarının ilgisi yoğun olduğu için, Türk firmalarının bu fuarlara katılımı da avantaj yaratacaktır. Suudi Arabistan'ın Arap ülkelerine uyguladığı birtakım vergi avantajlarından Türkiye'nin yararlanamamasına rağmen, karşılıklı oranlarının genel olarak düşük olması nedeniyle Türkiye'nin bir Arap ülkesi olmaması, Türkiye'nin Suudi Arabistan pazarına giriş imkânları bakımından fazla bir engel teşkil etmemektedir. Türk firmalarının ve markalarının gelişmiş ülke firmaları ve markaları kadar tanınmış olmaması Türk firmalarının aleyhine işleyen bir faktör olsa da; Türk mallarının gelişmiş ülke mallarınınkine yakın bir kalitede ancak onlardan daha ucuz olması, az gelişmiş ülkelerin mallarından ise daha kaliteli olması Türkiye lehine avantaj yaratan bir durum. Türkiye'nin Suudi Arabistan'a ihracatını olumsuz etkileyen faktörlerden biri, Türk ihracatçısının Suudi Arabistan pazarını görme ve buradaki fırsatları tanımasının önündeki kısıtlamalardır. Suudi Arabistan'a ya umre vizesiyle, ya da işadamı sıfatıyla girilebilmektedir. Umre vizesi almanın oldukça yüksek bir parasal maliyeti ve işadamı vizesi alma konusunda da yaşanan güçlükler işadamlarımızın bu pazarı yeterince tanıyamamasına neden olmuştur. Ülkede ticaret sektöründe çalışan profesyonellerin çoğu yabancılardan oluşmakta ve bunların da, ülkeleriyle ve bir gelişmiş ülke ile aşinalıkları sebebiyle, mal alım tercihlerinde vatandaşı oldukları ülkeleri tercih ettikleri görülmektedir. Ülke sanayileşme ve genç nüfusa iş imkânları yaratma çabasındadır. Bu amaçla, yabancı sermayeye kolaylıklar getirilmiştir. Suudi Arabistan'da iş yapan ya da planlayan firmalarımızın önemli bir bölümü, Suudi ortaklarının kendilerine ortak girişim yapmayı önerdiklerini ifade etmektedir. Suudi firmaları, giderek artan oranda Türk ürünlerinin kalitesini ve rekabet gücünü tanımaktadır. Suudi Arabistan gıda alanında KİK üyeleri arasında en fazla tarım ürünleri ithal eden ülke konumunda. 2008 yılında ülkenin tarım ürünleri ithalatı yaklaşık 8 milyar dolar olarak gerçekleşmiş olup, bu sektörde ihracatçılara fırsatlar sunuyor. Petrol fiyatlarının 2009 yılında 2008 yılına oranla artış göstermesi önümüzdeki dönemde ülke ekonomisi ile ilgili olumlu öngörüleri beraberinde getiriyor.
TARIM VE GIDA ÜRÜNLERİ İHRAÇ POTANSİYELİ
NOHUT: Dünya nohut ithalatında yaklaşık %3 payı olan S.Arabistan'ın 2008 yılında 22,7 milyon dolarlık nohut ithalatı bulunmakta olup, ithalatı bir önceki yıla göre %41 oranında artış göstermiştir. S.Arabistan nohut ithalatını başta Türkiye (%34,3) olmak üzere Hindistan ve Avustralya'dan karşılamaktadır. Türkiye nohut ihracatında bu ülkelerle rekabet edebilecek durumdadır. İhracatçılarımızın ilgi göstermesi durumunda S.Arabistan pazarına girişte ülkemiz nohutları için önemli bir engel bulunmamaktadır. Son yıllarda Türkiye'nin S. Arabistan'a nohut ihracatında önemli artışlar görülmüştür. 2009 yılı itibariyle nohut ihracatımızın yaklaşık %13'ü (9,9 milyon dolar) S. Arabistan'a yapılmaktadır. S.Arabistan'a nohut ihracatımızı ilgi gösterildiği takdirde daha da artırabileceğimiz bir pazar olarak görülmektedir. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) S.Arabistan'a ülkemiz nohutlarının da dâhil olduğu birçok ülke menşeli nohudu reeksport (tekrar ihraç) etmektedir. İhracatçıların BAE'nin ihracat gerçekleştirdiği S.Arabistanlı ithalatçılarla irtibata geçerek bu ülkeye doğrudan ihracat gerçekleştirmeye çalışmalarında yarar görülmektedir.
MERCİMEK: S. Arabistan dünya mercimek ithalatında %2,4'lük bir paya sahiptir. Yıllık yaklaşık 30 milyon dolar civarında mercimek ithal eden S.Arabistan önceki yıllarda Türkiye mercimekleri için önemli bir pazar olmakla beraber, son yıllarda S.Arabistan'da pazar payı %10'lara kadar gerilemiş durumda. Nohutta olduğu gibi mercimekte de Türk ihracatçıların ilgi göstermesi durumunda S.Arabistan pazarının için iyi bir pazar konumuna gelmesi mümkün görülüyor. Pazara girişte diğer ülkelerden ziyade Kanada ve ABD ülkemiz için rakip ülkeler konumundadır. Ancak yakınlık avantajımız ve fiyatlarımızın bu ülkelerin mercimek fiyatları düzeyinde oluşması nedeniyle S.Arabistanlı ithalatçıların ülkemiz mercimeklerini tercih etmeleri beklenmektedir. BAE nohutta olduğu gibi önemli miktarda mercimeği de S.Arabistan'a reeksport etmektedir. İhracatçıların BAE'nin ihracat gerçekleştirdiği bu ürünlerde S.Arabistanlı ithalatçılarla irtibata geçerek bu ülkeye doğrudan ihracat gerçekleştirmeye çalışmalarında yarar görülmektedir. Bu sayede, ihracattaki kârlılık artacaktır.
NARENCİYE: S.Arabistan önemli bir narenciye ithalatçısıdır. 2008 yılı itibariyle toplam narenciye ithalatı 177 milyon doların üzerinde gerçekleşmiştir. S.Arabistan'ın narenciye ithalatında en önemli ürün 112 milyon dolarla portakal olup, portakalı 38 milyon dolar ile limon, 22 milyon dolar ile mandalina ve 6 milyon dolar ile de greyfurt takip etmektedir. S.Arabistan'ın narenciye ithalatı giderek artmaktadır. İthalatta son iki yıl içerisinde meydana gelen artış %16 düzeyindedir. S.Arabistan 2008 yılında narenciye ithalatının %45,3'ünü Mısır'dan gerçekleştirmiş, ülkemiz ise %21,6'lık payı ile ikinci sırada yer almıştır. Ürünler itibariyle ülkelerin pazar payı ise şu şekildedir: Portakalda Mısır %68,4'lük payı ile ilk sırayı almakta, bu ülkeyi %20,5'lik payı ile Güney Afrika takip etmekte ve Türkiye ise, %2,1'lik payı ile BAE ve Brezilya'nın ardından 5. sırada yer almaktadır. Mandalinada Türkiye %48,3'lük payı ile ilk sırayı almakta, ülkemizi %13,3'lük payı ile Pakistan, %12,1'lik payı ile de BAE takip etmektedir. Limonda Türkiye %62,2'lik payı ile lider konumda olup, ülkemizi %16,8'lik payı ile Güney Afrika takip etmektedir. Greyfurtta da Türkiye %41,6'lık payı ile ilk sırayı almakta, Türkiye'yi %37,7 'lik pay ile Mısır takip etmektedir. 2009 yılında S.Arabistan'a narenciye ihracatımız bir önceki yıla oranla % 45,2 artarak 55,6 milyon dolara ulaşmıştır. S.Arabistan pazarında ülkemizin en dezavantajlı konumda olduğu ürün portakaldır. Bütün yaş meyve ve sebzede olduğu gibi narenciyede de önemli bir ithalatçı ülke olan S.Arabistan'da ülkemizin, özellikle tercih edilen çeşitler yönüyle pazara yaklaşması önem taşımaktadır. Önemli bir pazar payına sahip olmadığımız portakalda özellikle pazarın en büyük hâkimi konumunda bulunan Mısır'da yetiştirilen ve S.Arabistan'a ihraç edilen çeşitlerin dikkate alınarak aynı veya benzer çeşitler üzerinde yoğunlaşılması gereği vardır. Ayrıca özellikle BAE Arabistan pazarına reeksport gerçekleştiren bir ülke konumunda olup, ülkemiz ihracatçılarının BAE'nin ihracat gerçekleştirdiği S.Arabistanlı ithalatçılarla irtibata geçerek bu ülkeye direk ihracat gerçekleştirmeye çalışmalarında yarar görülmektedir.
TATLI BİSKÜVİLER: S.Arabistan'ın 2008 yılında tatlı bisküvi ithalatı bir önceki yıla göre %24'lük artış ile 46 milyon dolara ulaşmıştır. Dünya tatlı bisküvi ihracatında önemli bir yeri olan ülkemiz, 2008 yılında 5,4 milyon dolar değerinde olan S.Arabistan'a tatlı bisküvi ihracatını 2009 yılında %47,1'lik artışla 7,9 milyon dolara çıkarmıştır. S.Arabistan bisküvi pazarında AB ülkeleri hâkim konumda olup, bu ülkeler içerisinde Hollanda ve İngiltere en önemli ülkelerdir. %11 civarındaki payı ile 3. sırada yer alan ülkemizi İtalya takip etmektedir. Tatlı bisküviler ihracatında yönelebileceğimiz pazarlar arasında bulunan S.Arabistan'ın bisküvi ithalatının gelecekte daha da artması beklenmektedir. S.Arabistan bisküvi pazarında basit içerikli ürünlerin belli bir yeri bulunmakla beraber meyvelerle zenginleştirilmiş ürünlere karşı da bir eğilim söz konusudur. S.Arabistan pazarı diğer unlu mamullerde olduğu gibi bisküvi sektöründe de yatırım yapılabilecek ülkeler arasında bulunmaktadır. Ülkemiz yatırımcılarının bu ülkede girişecekleri yatırımların desteklenmesinde yarar görülmektedir.
GOFRETLER: Dünya gofret ithalatında %2,6'lık bir paya sahip olan S.Arabistan'ın 2008 yılında bir önceki yıla göre gofret ithalatı %9 oranında artarak 65 milyon dolara ulaşmıştır. Ülkemiz 2008 yılında S.Arabistan'a 12,5 milyon dolarlık gofret ihraç etmiş olmakla birlikte, 2009 yılında ihracatımız 11,6 milyon dolara düşmüştür. 2008 yılı verilerine göre pazardaki yerimiz İtalya ve Hollanda'nın ardından üçüncü sıradır. S.Arabistan gofret pazarı da ülkemiz açısından potansiyel arz etmektedir. Ülkemiz S.Arabistan gofret pazarında AB ülkeleriyle rekabet edebilecek durumdadır. Gofret ihracatımızın yaklaşık %12'sinin gerçekleştirildiği S. Arabistan pazarı ülkemiz için önemli bir pazardır. S.Arabistan pazarı bisküvi sektöründe olduğu gibi gofret üretiminde de ülkemiz işadamlarının yatırım yapabilecekleri ülkeler arasında gösterilmektedir.
PEYNİR: S.Arabistan önemli bir peynir ithalatçısıdır. 2008 yılı itibarıyla peynir ithalatı 293 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. S.Arabistan peynir ithalatını başta Mısır olmak üzere Avustralya ve Y. Zelanda'dan gerçekleştirmekte, ülkemiz ise bu ülkelerden sonra ABD'nin ardından %8,2'lik payı ile beşinci sırada yer almaktadır. 2009 yılında ülkemizden S.Arabistan'a 27,8 milyon doların üzerinde peynir ihraç edilmiştir. S. Arabistan'a yapılan peynir ihracatı toplam ihracatımızın yaklaşık üçte birini teşkil etmektedir. Bu açıdan S.Arabistan peynir ihracatımızda en önemli ülkeler arasında yer almaktadır. Ülkemiz peynir sanayi son yıllarda büyük ölçekli firmaların üretimde bulunduğu her türlü peynir çeşidini üretebilecek potansiyele ulaşmıştır. S. Arabistan'da peynir ithalatında özellikle tercih edilen çeşitlerin belirlenerek bu çeşitlerle pazara yönelinmesinde yarar görülmektedir. Ayrıca pazarda özellikle uyulması gereken İslami gereklerle hijyen ve sağlık kurallarının ihracatçılarımızca dikkate alınması önemli hususlardır.
SALÇA: 60 milyon doların üzerindeki salça ithalatıyla ve dünya ithalatından aldığı yaklaşık %2,5'lik payıyla salça ihracatımızın yaklaşık %10'unun gerçekleştirildiği S. Arabistan pazarı Türkiye için önemli bir pazardır. S.Arabistan'ın salça ithalatı son yıllarda önemli gelişme göstermiş ve 2008 yılında bir önceki yıla göre %121 oranında artmıştır. S.Arabistan'ın salça ithalatında ülkemiz özellikle Çin ile rekabet etmekte ve S.Arabistan'ın 2008 yılı ithalatında bu ülkenin ardından %26,5'lik payı ile ikinci sırada yer almaktadır. 2009 yılında S.Arabistan'a salça ihracatımız %11'lik bir artış göstermiş ve 18 milyon dolar seviyesine çıkmıştır. S.Arabistan salça pazarında Çin rekabeti dışında ülkemiz için önemli bir sorun bulunmamakta olup, gerek kalite ve gerekse fiyatlar yönüyle Çin menşeli salçalara karşı gösterilebilecek rekabetteki başarıya bağlı olarak ülkemizin pazar durumu şekillenecektir. Ülkemiz menşeli salçaların kalite ve fiyat yönüyle uygunluğu halinde S.Arabistanlı ithalatçıların ülkemiz ürünlerini tercih etmeleri beklenmektedir.
KANATLI ETİ: 2008 yılında gerçekleştirdiği 510 bin tonluk kanatlı et ithalatı ile dünya kanatlı et ithalatında 7. sırada olan Suudi Arabistan, kanatlı et sektörümüz için büyük potansiyeli olan bir ihracat pazarı konumundadır. 2008 yılında gerçekleştirdiği kanatlı et ihracatının değeri yaklaşık 922 milyon dolardır. S.Arabistan'ın ithalatında dünya kanatlı et üretiminde zirvede olan Brezilya %79,4'lük oranla lider ülke konumundadır, %17'lik payla Fransa, Brezilya'yı takip etmektedir. Düşük oranlarla Arjantin, ABD ve BAE ülkenin diğer kanatlı et ihracatçılarıdır. Türkiye'nin 2008 yılında 85,5 milyon dolar olan kanatlı et ihracatı 2009 yılında 150,8 milyon dolara yükselmiştir. Bu artışın gerçekleşmesinde Irak'a yapılan ihracatın 2009 yılında 16,7 milyon dolardan 92 milyon dolara çıkması önemli rol oynamıştır. Yüzde 61'lik oranı ile kanatlı et ihracatını en çok yaptığımız ülke olan Irak'ın, helal kesim sebebiyle Türkiye'yi tercih ettiği düşünülmektedir. Suudi Arabistan'la yapılacak resmi ve özel görüşmeler neticesinde bu ülkeye olan ihracatımızda ciddi artış olabileceği düşünülmektedir.
İŞ ADAMLARINA ÖNERİLER
• Suudi Arabistan'da dinin politika, sosyal davranışlar ve iş dünyası üzerinde önemli bir yeri vardır. Suudiler İslami değerlerle uyuşmayan dışarıdan gelen bilgiye karşı yenilikçi değildir.
• Suudi Arabistan'da kişinin statüsünü içinde bulunduğu sınıf belirlemektedir. Bu kültürde bireyler grubun alt kısmında yer almaktadır. Aile en önemli sosyal birimdir. Erkek lider ve karar verici pozisyonundadır.
• Ziyaretçilerin bir kefil vasıtasıyla randevu alması önem taşımaktadır. Bu yüzden yumuşak mizaçlı, etkili akrabaları olan ve nüfuzlu bir kefil bulunmasında fayda vardır. Suudi Arabistan'da iş yapabilmek batıya göre biraz daha zor ve yavaş gerçekleşmekte olup, iş görüşmeleri sırasında sabırlı olmak gerekmektedir. Toplantılar telefon konuşmaları ile sık sık kesilebilir. Israr, karşı tarafı ikna etmek için sık sık kullanılan bir yöntemdir. Suudilerle olan iş ilişkilerinde saygılı ve içten davranışlar beklenmektedir.
• En sık rastlanan selamlaşma şekli 'Salam alaykum', 'Wa alaykum assalam' şeklindedir. Selamlaşma için bazı temel Arapça sözcüklerin öğrenilmesinde fayda vardır. Kartvizitlerinizin bir tarafının İngilizce diğer tarafının da Arapça olarak hazırlanması sık rastlanan bir durumdur. Tanıtım materyallerinin Arapça olması bir avantaj sağlayacaktır.
• Misafirlere iyi davranmak Suudiler arasında erdem olarak kabul edilmektedir. Bu yüzden ülkede gerçekleşecek olan önemli aktivitelere iş yaptıkları kişileri davet etmek isterler. Suudi iş adamları yabancılarla ilgilenirler ve yapacakları hataların affedilmesini beklerler. Kaba bir davranış olarak kabul edilecek ve onları küçük düşürecek her türlü hareketten uzak durulmalıdır. Suudilerle iyi ilişki oluşturabilmenin bir yolu da, onların sağlığı, kardeşleri, amcaları, kuzenleri ve oğulları ile ilgili olabilecek sorular sormaktır. • Yemeklerde çok az konuşulmaktadır. Suudiler yemekte sessizliği tercih ederler.
• Toplantılar için en uygun zaman dilimi sabahtır. Ayrıca, yaz sıcaklarında bazı Suudiler karanlık bastıktan sonra toplantı düzenlemeyi tercih edebilirler. Suudiler zamanı daha rahat bir davranış içerisinde kullanırlar. Sosyal toplantıların veya iş toplantılarının kesin bir başlangıç ve bitiş saati olmayabilir. Suudi iş kültüründe dakik olmak pek fazla öncelik taşımamaktadır. Siz toplantılarınızda vaktinde olmak için gayret etmelisiniz, ancak karşı taraf bu konuda biraz daha rahat davranıp toplantılara geç kalabilir.
• Suudiler konuşma esnasında aralarındaki mesafeyi çok kısa tutmaktadırlar. Siz bu davranış biçimine alışık olmasanız da geriye doğru bir hareket yapmayınız. Bu şekildeki davranışınız sizin hissiz ve soğuk bir kişi olduğunuz imajını yaratabilir. Suudiler yolda yürürken sık sık el ele gezerler. Eğer Suudili biri elinizi tutarsa bu davranışı bir arkadaşlık göstergesi olarak algılamalısınız. Sol el Arap dünyasında temiz olarak kabul görmemektedir. Bu yüzden sol el ile bir davranışta bulunmamaya özen gösterilmesi gerekmektedir.
T.C Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) Uzman Yardımcısı Yavuz Selim Özden tarafından hazırlanan Mayıs 2011 tarihli Suudi Arabistan Ülke Raporu'ndan derlenmiştir.