Küresel krizin
olumsuz etkilerinin geçmesinin ardından yıllık
ortalama yüzde 20’lik eski büyüme rakamlarının en kısa sürede
yakalanacağını kaydeden
Akdağ’a göre; doymuş bir pazar olan Avrupa ülkelerinde gelecek dönemde
dikkate
değer büyümeler beklenmezken, yakaladığı ivme ile Türkiye’nin yıldızı
parlayacak.
Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED),
profesyonel ve potansiyel sektör temsilcilerini bilgilendirmek amacıyla ilkini geçen
yıl İTÜ’de gerçekleştirdiği Türk Meyve Suyu Endüstrisi Panelleri’nin ikincisini
Ege Üniversitesi’nde gerçekleştirdi. 18 Mart Perşembe günü, Ege Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi Turgut Yazıcıoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen panelde
son 10 yılda büyük bir hızla gelişen Türk meyve suyu endüstrisinin potansiyeli,
meyve suyu üretim süreçlerindeki son teknolojik gelişmeler ve Türkiye’nin dünya
meyve suyu sanayindeki yeri tartışıldı.
MEYED ve Ege Üniversitesi Gıda
Mühendisliği Bölümü işbirliğinde hayata geçirilen panel, Tarım ve Köy İşleri
Bakanlığı’nın yürüttüğü ‘Güvenilir Gıda ve Sağlıklı Yaşam Kampanyası’
desteğiyle gerçekleşti. Açılış konuşmasını Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Candeğer Yılmaz ile Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rabeno Kuryel’in
yaptığı panelde, Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr.
Şebnem Tavman da bir konuşma yaptı. MEYED Yönetim Kurulu Başkanı Alaaddin Güç
ve MEYED Genel Sekreteri Ebru Akdağ da yaptıkları sunumlarla Türk meyve suyu
sektörünü değerlendirdiler. Gıda Mühendisliği Bölümü öğrencileri ve
akademisyenlerin katıldığı panelde konuşan MEYED Yönetim Kurulu Başkanı
Alaaddin Güç, özellikle sağlıklı beslenmenin, tüketicinin karar mekanizmasında
ön sıralara yerleşmesiyle önümüzdeki dönemde, %100 meyve suları ve nektar kategorilerinde
artış öngördüklerine değindi. Sağlık faydalarının çeşitliliği nedeniyle nar, vişne
gibi kırmızı meyveler ve karışık meyve sularının da daha fazla ilgi gördüğüne
dikkat çeken Alaaddin Güç, 2000 yılından bu yana kişi başı tüketimin düzenli
olarak artış gösterdiğini, sektörün en önemli ihtiyacının, bu talebe karşılık
vermek için düzenli tarım politikaları ile kayıtlı meyveciliğin teşvik edilmesi
gerekliliğinin altını çizdi.
2008 yılında yurt içi ve yurt dışı pazar için tüketime hazır
içecek üretiminin 822 milyon litre civarında olduğuna değinen Güç, yurt içindeki
meyve suyu ve benzeri ürün tüketiminin ise 776 milyon litrelerde olduğunu
vurguladı. 2000 – 2008 yılları arasında meyve suyu ihracatının ise %52 artış
göstererek 66 tona çıktığı ve değerinin ise 131 milyon dolar civarında olduğunu
belirten Alaaddin Güç, 2008 yılında ihracatta miktarsal olarak en fazla payın
‘elma suyu’na ait olduğunu söyledi.
On yıl öncesine göre yüzde 150 civarında artış gösteren tüketimde,
geçtiğimiz beş yıl içerisinde her yıl ortalama yüzde 22’lik etkileyici bir
büyüme yaşandığını hatırlatan MEYED Genel Sekreteri Ebru Akdağ ise, meyve suyu
ve nektarı pazarına özel bir karşılaştırma yaptı. Türkiye’de kişi başı meyve
suyu ve nektar tüketimin 8 litre civarındayken AB ortalamasının 23 litre
olduğunu, buna karşın AB ülkelerinde geçen yıl yüzde 0,4 değerinde bir gerileme
görülürken, hızlı gelişen bir pazar olan Türk meyve suyu sektörünün yüzde 9
civarında büyüdüğüne dikkat çekti.