Gıda Teknolojisi Facebook Gıda Teknolojisi Twitter Gıda Teknolojisi RSS
Afrika pazarına açılan kapı: TUNUS

Kuzey Afrika’nın istikrarlı, güvenli ve en yüksek rekabet gücüne sahip ekonomilerinden biri konumunda bulunan Tunus, Avrupa ile Arap dünyası arasında bir bağlantı noktası olarak gösteriliyor. Günümüzde gelişmiş birçok ülke, Kuzey Afrika ülkelerine yaptıkları ihracatlarını Tunus üzerinden gerçekleştiriyor. Bu gerçekten hareket edecek Türk gıda sektörü de hem Tunus’a hem de Afrika’ya yapacağı ihracatı daha da geliştirebilir.  





tunus_ekonomisi.jpg

Resmi Adı: Tunus Cumhuriyeti

Yönetim Şekli: Sosyal demokrat sistem

Nüfusu: 10,5 milyon

Başkenti: Tunus

Resmi Dil: Arapça

Yüzölçümü: 162 bin 155 km2

Telefon Kodu: +216

Tarih boyunca Akdeniz ile Güney Sahra arasındaki ticarette önemli bir bağlantı noktası olan ve eski çağlarda ticaret yapmakla tanınan Kartaca devletinin hüküm sürdüğü Tunus, Arap Baharı olarak bilinen 14 Ocak 2011’deki halk ayaklanmalarının sonrasında yeni bir döneme girdi. Bir yandan eski rejimin olumsuz birikimleri temizlenmeye çalışılırken, ayaklanmaların ardından oluşturulan geçici hükümet de, 23 Ekim 2011 tarihinde yapılan seçimlere kadar ülkeyi söz konusu seçime hazırlamak ve ekonomiyi canlı tutmaya yönelik yürüttüğü program kapsamında, özellikle güven ortamının yaratılması, asayişin sağlanması, iyi ekonomi yönetimi, imtiyaz ve ayrıcalıkların kaldırılması, işsizliğin giderilerek sosyal adaletin sağlanması hususlarına ağırlık vermeye çalışacağını bildirdi.

 

Yaklaşık 10,5 milyon nüfusa, Economic Intelligence Unit verilerine göre 2011 yılı satın alma gücü paritesine göre 90,2 milyar dolar seviyesine ulaşan GSYİH’ya ve takriben 8 bin 606 dolar kişi başına düşen milli gelire sahip olan Tunus ekonomisinin dünya genelinde meydana gelen çeşitli ekonomik çalkantılara rağmen nispeten olumlu görüntü sergilemeye devam etmesi öngörülüyor. Geçici hükümetin sunduğu 2012 yılı planına göre orta vadede 2015 yılı itibariyle %7 büyüme hedefleniyor. Söz konusu plana göre yatırımların GSYH’nın %26’sını teşkil etmesi hedefler arasında yer alıyor.

 

Avrupa ile Arap Dünyası arasında bağlantı noktası

 

Bugün Tunus tarihten gelen bu ticaret geleneğini sürdürmeyi hedefliyor. Akdeniz’in güneyinde yer alan bu ülke, bir taraftan Avrupa’ya siyasi ve ekonomik açıdan yakın, diğer taraftan da iç siyasi dengeleri istikrarlı ve modern bir Arap ülkesi profili çiziyor. Avrupa ile Arap dünyası arasında bir bağlantı noktası olma özelliğini sürdürmeyi amaçlayan ve 1986’dan bu yana piyasa ekonomisi kurallarını benimsemiş olan Tunus, ekonomik yapılanmasını da giderek daha liberal temeller üzerine oturtmaya özen gösteriyor. Dış politikadaki güvenlik arayışlarının yanı sıra ekonomik çıkarlar da dış politika ile paralel bir çizgi izliyor. Ülkenin temel ekonomik stratejisi, kendisini yabancı yatırımcılar nezdinde AB, Magreb ve Arap dünyasındaki daha büyük piyasalara ulaşmada bir “kapı” olarak tanıtmak. Bu şekilde Tunus, AB ile olan “Ortaklık Anlaşması”nın gereklerini yerine getirmeye ve Arap Magreb Birliği’ne hazır olduğunu ifade etmeye çalışıyor. Bu çerçevede ilk aşamada Kuzey Afrika’da bir “Serbest Ticaret Alanı” hedefleniyor. Hali hazırda Mısır, Ürdün ve Fas ile yapılmış olan ikili serbest ticaret anlaşmalarına diğer Arap devletlerinin de katılımı bekleniyor.

           

Tunus ekonomisi turizm başta olmak üzere, hizmet sektörü, tarım, tekstil, hafif sanayiler ile petrol ve fosfat üretimine dayanan gelişme yolunda bir ekonomidir. Siyasetin olduğu gibi ekonominin de bir ölçüde merkezi bir şekilde yürütüldüğü, serbest piyasa ekonomisine tedricen geçilmeye çalışıldığı, ekonomik hayatın bazı alanlarında ise şeffaflığın eksik olduğu görülüyor. Bununla birlikte, Tunus Magrep ülkeleri arasında en az riskli ve Afrika’da en fazla rekabet gücüne sahip ülke olarak tanımlanıyor. Kalkınmaya dönük yatırımlarda gerek Batılı devletlerin (1990’lı yılların ikinci yarısından itibaren Avrupa Birliği) ve uluslararası kuruluşların sağladığı mali destek önemli yer tutuyor. Tunus, genel olarak Afrika’nın istikrarlı, güvenli ve en yüksek rekabet gücüne sahip ekonomilerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu özelliğinden dolayı ülke, Avrupa ve Körfez ülkelerinin yatırım limanı olarak görülüyor. Komşu ülkeler nüfus ve pazar olarak Tunus'a göre daha büyük olmakla birlikte, politik yönden kararlı olmamaları nedeniyle, gelişmiş ülkeler genelde Tunus'a yatırım yaparak komşu ülkelere satış yapıyorlar.

 

Tunus ihracatının yaklaşık dörtte üçünü AB ülkeleriyle, AB’ye yapılan ihracatın yaklaşık yarısı da Fransa ve İtalya’ya yapılıyor. Dolayısıyla bu piyasadaki herhangi bir daralma ülke ihracatını etkiliyor. Bu durum Tunus’un en önemli ihraç ürünleri olan tekstil, ayakkabı, deri, yiyecek ve elektrikli ve elektriksiz makine ürünleri satışını etkiliyor. Tunus’un ekonomik ve siyasi nedenler ile tercihini Avrupa ile yakınlaşmak şeklinde ortaya koyduğu görülürken, bu çerçevede ticaretinde ön sıralarda yer alan ülkelerin de Avrupa ülkeleri olduğu izleniyor. Ülkede özellikle Fransa’nın kültürel etkisi hissediliyor.

 

Tarım ve gıdadan ihracata 1 milyar dolarlık katkı

 

Tarım sektörü Tunus’un en önemli sektörlerinden biri olup, ülke ekonomisindeki yeri GSYİH’ya olan %9’luk katkısı ve toplam ihracattaki %6’lık payı ile önelmiş konumda bulunuyor. 2011 yılı toplam tarım ve gıda ürünleri ihracatı yaklaşık 1 milyar dolara ulaştı. Gıda maddeleri ile ilgili kendi kendine yeter bir ülke konumuna gelmiş olan Tunus’ta, stratejik tarım ürünlerinin üretimi ve tüketimi arasındaki fark da giderek azalıyor.

 

Tunus gıda maddeleri ithal ettiği gibi, aynı zamanda önemli bir tarım ürünleri (özellikle zeytinyağı) ihracatçısıdır. Üretilen zeytinyağının, yıllık üretim miktarına bağlı olarak yaklaşık %75’lik kısmı ihraç ediliyor. Tunus dünyada zeytinyağı üretiminde AB’den sonra ikinci büyük üretici konumunda bulunuyor. Hurma, turunçgiller, bağcılık, çeşitli sebzeler gibi ticarete konu olan tarımsal üretimin yanı sıra balıkçılık ve su ürünleri sektörleri ülkenin diğer önemli tarımsal faaliyetleri arasında sayılabilir. Tarım ürünleri ihracatında; AB ülkeleri %44, Magreb ülkeleri de (Fas, Tunus, Cezayir, Libya, Moritanya) %24 paya sahip. Tunus’ta 8,575 milyon hektarlık bir tarım alanı mevcut olup, bu alanın 4,9 milyon hektarlık kısmı kullanılır durumdadır. Ülkede 516 bin kişi aktif olarak tarım sektöründe çalışıyor.

 

1350 km’lik sahil şeridine sahip olan Tunus’ta balıkçılık sektörünün önemi çok büyük. Devlet bu önemi, limanlar yaparak ve sektördeki yatırımlara mali teşvikler sağlayarak gösteriyor. Ülkenim genelinde 10 bin 800 adet balık üretim çiftliği bulunuyor. Balıkçılık ürünleri ihracatı toplam tarım ürünleri ihracatı içerisinde ’lik bir paya sahip olup 2011 yılı ihracatı 216 milyon dolar şeklinde gerçekleşti. Tunus ton balığı üretiminde ve ihracatında dünyada ilk sırayı alıyor. Ayrıca dondurulmuş balık ürünlerinin de %90’lık bölümü ihraç ediliyor.

 

Bakkalların perakende pazarındaki önemi

 

Her ne kadar hipermarket ve perakende satış mağazaları kavramı gelişmekteyse de Tunus’ta perakende sektörünü sayıları 200 binin üzerinde bulunan bakkallar yürütüyor. Yaklaşık 500 bin kişinin istihdam edildiği bu sektör toplam perakende satışın %85’ini temsil etmektedir. Tunuslu tüketiciler gelirlerinin büyük kısmını gıda maddelerine harcamakla birlikte yeni tüketim alışkanlıkları da edinmeye başladılar. GSYİH’ya yaklaşık %9 oranında katkıda bulunan perakende sektöründe sürekli bir artış gözleniyor. Bu artışın en önemli sebepleri modern dağıtım kanallarının gelişmesine ve halkın değişik ürünlere olan ilgisinin artmasına bağlanabilir. Rekabet Fransız Bricorama, IKEA, Tesco (dünyanın 3. büyük perakende mağazası) gibi büyük mağazaların Tunus’a yatırım yapmasını sağlıyor.

           

Ticaret ve El Sanatları Bakanlığı’na göre, Tunus’ta yaklaşık 300 bin ticaretle uğraşan şirket bulunuyor ve bunların 270 bini perakende, 30 bin kadarı da toptancı olarak faaliyet gösteriyor. Küçük marketler sektörün %90’lık kısmını oluşturuyor. Tunus’ta 220 adet büyük ölçekli süpermarket ve hipermarket bulunuyor. Bunun yanı sıra, büyük şehirlerde çeşitli alışveriş merkezleri tüketicilerin hizmetinde.

 

Türkiye ile ticari ilişkiler

 

Türkiye ile Tunus arasındaki ticari ilişkilere bakıldığında, Türkiye lehine bakiye verdiği görülüyor. 2008 yılında 1,1 milyar dolar olarak gerçekleşen iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi, küresel finansal krizin etkilerinin tüm dünyada hissedildiği 2009’da %23 oranında azalarak 882 milyon dolara geriledi. 2011’de ise Tunus’ta yaşanan toplumsal olaylar Tunus ile olan ticaretimizi etkilememiş, ticaret hacmimiz %6 oranında artarak 1,05 milyar dolara ulaştı.  2011 yılında yaşanan toplumsal olaylara rağmen Türkiye’nin bu ülkeye gerçekleştirdiği ihracat oranında artarak 802 milyon dolara yükseldi. Öte yandan Türkiye’nin Tunus’a ihracatı kayıtlı rakamlarla sınırlı değil. Buna paralel olarak, yılda 50 bini aşkın Tunus vatandaşı alışveriş ve/veya bavul ticareti amacıyla ülkemize geliyor. Kesin rakam bulunmamakla birlikte, bu kapsamda yapılan ticaretin miktarının yılda 150-200 milyon dolara ulaştığı değerlendiriliyor. 2010 yılında Tunus’tan yapılan ithalat ise, bir önceki yıla nazaran oranında artarak 280 milyon dolar olarak gerçekleşti.

 

Türk Exımbank’tan 200 milyon dolarlık ihracat kredisi

 

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türk EXİMBANK'ın Tunus'a 200 milyon dolar ülke ihracat kredisi açtığını bildirdi. Çağlayan, kredinin Tunus'ta iş yapan Türk firmalarına büyük kolaylık sağlayacağını, açılan ülke ihracat kredisi ile Türk firmalarının Tunus'ta daha çok proje üstleneceğini ve bu ülkeye ihracatı artıracağını kaydetti. Bakan Çağlayan, yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu kredinin yıllık faiz oranının yüzde 1,5, vadesinin de yatırım malları ithalatında 7 yıl, yatırım proje finansmanında ise inşaat dönemi hariç 10 yıl olacağını ifade etti. Kredinin, Türk menşeli yatırım malları ithalatında, Türk firmalarınca üstlenilen kamu yatırım projelerinin finansmanında ve genel olarak yüzde 85'i Türk menşeli mallar-hizmetler kullanılarak gerçekleştirilecek özel sektör yatırım projelerinin finansmanında kullanılacağını bildiren  Çağlayan, kredi anlaşmasının EXİMBANK yetkililerince imzalanarak Tunus tarafına ibraz edildiğini ifade etti.

 

Türk işadamlarının tunus pazarında dikkat etmeleri gereken önemli hususlar

 

Tunus, Avrupa ile Arap dünyası arasında köprü oluşturan bir ülke olmakla övünç duyuyor. Resmi dil Arapça olmasına rağmen Fransızca özellikle iş hayatına hakim dil olarak kendini gösteriyor. Pek çok Tunuslu aynı zamanda Almanca, İtalyanca ve İngilizce de konuşabiliyor. Hükümet İngilizce öğretiminin yaygınlaştırılmasına önem veriyor.

 

Mevzuata göre, 5 bin Tunus Dinarı'nın (yaklaşık 3.700 ABD doları) üzerindeki dövizle ülkenin terki öngörülüyorsa, girişte deklarasyon yapılması zorunluluğu bulunuyor. Tunus'a girişte deklarasyon yapılmaması halinde, ülkeden çıkışta dövize el konuluyor ve dövizin kaynağına ilişkin yeterli kanıt sunulması halinde dahi dövizin iadesi mümkün olmuyor.

 

Türk işadamları için vize zorunluluğu bulunmuyor. Oturma ve çalışma izni içişleri ve işçi ve sosyal ilişkiler bakanlığından alınıyor. Oturma izni için yerel polis birimlerine başvurmak gerekiyor. Kanuna göre bu izinler bir yıl süre ile veriliyor ve bir yıl uzatılabiliyor. Dolayısıyla bütün bu faaliyetler zaman ve emek gerektiriyor.

 

Mal dağıtımı Tunus’ta iyi organize ediliyor. Mallar çoğunlukla belli başlı deniz limanlarından (Tunus, Sousse, Sfax ve Bizerte) ya da hava kargo trafiğinin %97’inin gerçekleştirildiği Tunis Carthage Havaalanı’ndan ülkeye giriş yapıyor. Ülkenin tüm bölgelerine mal dağıtımın yapılabilmesi için yeterli kara ve demiryolu ağı bulunuyor.

 

Türk Hava Yolları, Türkiye (İstanbul) ile Tunus arasında haftanın her günü sefer düzenliyor. İki ülke arasındaki mesafe, transit geçilen ülkelerin olumsuz yaklaşımları ve taşıma maliyetlerinin yüksek olması, Tunus’a yapılan taşımacılığın karayoluyla gerçekleştirilmesini engelliyor. Tunus’un yerel saati Türkiye’den 1 saat geride bulunuyor.

 

İhraç potansiyeli bulunan gıda ve tarım ürünleri

 

Fındık (kabuksuz)

 

Tunus 2011 yılında 31 milyon dolar değerindeki kabuksuz fındık ithalatının yarısını Türkiye’den gerçekleştirdi. 2007-2011 döneminde Tunus’un kabuksuz fındık ithalatı yıllık ortalama  %42 oranında artış gösterdi. Aynı dönem, ABD ve Çin gibi rakip ülkelerin Tunus’taki pazar paylarını Türkiye’den çok daha hızlı artırmaları, Türkiye’nin pazardaki yerini kaybetmeye başlamasına neden oluyor. Dünyada kabuksuz fındık ihracatında ilk sırada yer alan Türkiye’nin Tunus fındık pazarından çok daha iyi pay alabilecek potansiyeli bulunuyor.

 

Çikolatalı Mamuller

 

2011 yılında Tunus, 10 milyon dolar değerinde çikolatalı mamuller ithalatının yaklaşık üçte birini Türkiye’den gerçekleştirdi. Türkiye’yi İtalya, Hollanda, Fransa ve Belçika takip ediyor. 2007-2011 yılları arasında Tunus’un çikolatalı mamuller ithalatı yıllık ortalama %20 oranında artarken, aynı dönem Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı yıllık ortalama %23 oranında arttı. Rakip ülkelerden İtalya ve Fransa’nın aynı dönem Tunus’a yıllık ortalama ihracat artış hızları sırasıyla %43 ve %32’dir. Türkiye, Tunus’un çikolatalı mamuller talebinin artış hızının üzerinde olmasına rağmen rakip ülkelerin ihracat artışının gerisinde kaldı.

 

Maya

 

Tunus 2011 yılında 1,2 milyon dolar değerinde gerçekleştirdiği maya ithalatının neredeyse tamamını Türkiye’den temin etti. Fransa ve İsveç gibi rakip ülkelerin payları yok denecek kadar azdır. 2007-2011 döneminde Tunus’un maya ithalatı değer bazında yıllık ortalama %46 oranında azaldı. Tunus maya açısından gelişen bir pazardır. Bu bakımdan dünyanın en fazla maya ihraç eden ülkesi olan Türkiye, Tunus pazarındaki hakimiyetini koruyacak potansiyele sahip.

 

Kuru Baklagiller

 

2011 yılında Tunus 9,8 milyon dolar değerindeki kuru baklagil ithalatının yarısını Mısır’dan yaptı. Bu ülkeyi Kanada ve Türkiye izledi. 2007-2011 yılları arasında Tunus’un nohut ithalatı yıllık ortalama %4 oranında artarken aynı dönem Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı yıllık ortalama oranında artış gösterdi. Rakip ülkelerden Mısır aynı dönemde pazar payını oranında kaybederken, Kanada %86 oranında artırdı. Özellikle nohutta dünyanın dördüncü büyük nohut ihracatçısı olan Türkiye, Tunus’taki pazar payını daha da artırabilir.

 

Tatlı Bisküvi ve Gofretler

 

2011 yılında Tunus 6,9 milyon dolarlık tatlı bisküvi ve gofret ithalatının yarıya yakınını Türkiye’den gerçekleştirdi. Türkiye’yi, İtalya, Bulgaristan, Mısır ve Malezya takip etti. 2007-2011 yılları arasında Tunus’un tatlı bisküvi ve gofret ithalatı yıllık ortalama oranında artarken aynı dönem Türkiye’nin Tunus’a ihracatı yıllık ortalama %50 oranında arttı. Aynı dönem Türkiye’nin gerisinden gelen İtalya, Bulgaristan ve Mısır’ın yıllık ortalama ihracat artış hızları Türkiye’den daha düşük kaldı. Sadece Malezya pazar payını Türkiye’den daha fazla artırdı. Tatlı bisküvi ve gofret açısından yüksek ihracat potansiyeline sahip Türkiye’nin pazardaki payı yüksek olmasına karşın rakip ülkelere pazar payını kaptırmamak için bu pazara daha fazla ihracat yapması gerekiyor.

 

T.C. Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Ülke Masaları - I Daire Başkanlığı’ndan İhracatı Geliştirme Uzmanı Tarhan Sezgin tarafından 2012 yılında hazırlanan Tunus Cumhuriyeti Ülke Raporu’ndan derlenmiştir.

 

 


Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz