Banner
Gıda Teknolojisi Facebook Gıda Teknolojisi Twitter Gıda Teknolojisi RSS
Tarım yoksa, gıda güvenliği de yok

Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, tarım sektörünün stratejik önemini ve grubun tarım vizyonunu Dünya Gazetesi'ne yazdı. Özilhan, “Dünyaya yetecek kadar gıdanın sağlanabilmesi için tarım alanında atmamız gereken çok önemli adımlar var” dedi.






Tuncay ÖzilhanTarımı hem bugünün hem de geleceğin sektörü olarak gördüğümü her fırsatta vurguluyorum. Bizden sonraki nesillerimiz için kuşaklar boyunca bereketli topraklarımızın bize sunduğu miras olan tarım sektörünü geleceğe taşımak ile yükümlüyüz. Tarım, insanlığın beslenmesinde, sanayi sektörüne hammadde sağlanmasında, kırsal kalkınmada, istihdam artışında ve dış ticarette döviz kazanımında çok önemli rol oynuyor. Ayrıca, dünya genelinde açlığın ve yoksulluğun sonlandırılması, gıda israfının azaltılması, çölleşme ve kuraklıkla mücadele, biyoçeşitliliğin korunması gibi sürdürülebilirlik ile ilgili karşı karşıya olduğumuz pek çok küresel sorunun ortak bir noktası olarak da stratejik öneme sahip.

 

TARIM SEKTÖRÜ GÜNDE 7 MİLYAR DOLARLIK ÜRETİM DEĞERİ YARATIYOR

Pandemi döneminde oluşan gıda talebi, tarımsal üretimin insanlığın geleceği ve sürdürülebilirliği için ne kadar büyük öneme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yapısal reformların gerçekleştirilmesinin ve dijitalleşmede adımlar atılmasının gerekliliğini de daha çok fark etmemizi sağladı. Tarım sektörü, bugün dünya nüfusunun dörtte birinden fazlasını istihdam ederken, günde 7 milyar dolarlık bir üretim değeri oluşturuyor. 2030 yılında dünya nüfusunun 8,5 milyara, Türkiye nüfusunun da 90 milyona yaklaşacağı öngörülüyor. Geleceğin nüfusunu beslemek için bugüne oranla daha az çiftçi, yaklaşık yüzde 50 daha fazla tarımsal üretim yapmak zorunda kalacak. Dünyaya yetecek kadar gıdanın sağlanabilmesi için tarım alanında atmamız gereken çok önemli adımlar var. Anadolu Grubu olarak uzun yıllardır tarım konusunu sahipleniyor ve Grup şirketlerimizle birlikte tarım sektörüne önemli yatırımlar yapıyoruz. Şirketlerimizden Anadolu Efes ve Migros uzun yıllardır milli tarımı desteklemeye yönelik kapsamlı projeler gerçekleştirirken, Anadolu Isuzu ve Anadolu Motor da tarımsal ihtiyaca yönelik araçlar üreterek sektöre destek veriyorlar. Hepsinden önemlisi, Türkiye’de tarımın ve tarıma dayalı endüstrinin gelişiminde öncü şirketlerden biri olan Anadolu Etap şirketimiz ile ülkemizdeki en modern, sürdürülebilir ve akıllı tarım uygulamalarını hayata geçiriyoruz.

 

ANADOLU ETAP, 60 ÜLKEYE İHRACAT GERÇEKLEŞTİRİYOR

Bugün ülkemizin en büyük meyve şirketi olan Anadolu Etap, Türkiye’nin 6 bölgesinde toplam 30 bin dekarlık alan üzerine kurulu 8 çiftliği, 5 milyon dikili meyve ağacı, üç meyve suyu fabrikası ve bir paketleme tesisi ile hizmet veriyor. 2019 yılında 350 bin ton meyve işledi. Satışlarının yüzde 65’ini ihracattan elde eden şirketimiz Japonya, Avrupa ve Amerika’yı da içeren çok geniş bir pazar ağında, 60 ülke ve 200’e yakın müşteriye kaliteli taze meyve ve meyve suyu konsantresi sağlıyor. Geçtiğimiz günlerde Anadolu Etap’a ve Türk tarımının geleceğine duyulan güvenin bir göstergesi olarak Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Hollanda merkezli kalkınma bankası FMO ile birlikte 60 milyon Euro’luk kredi sağladı. EBRD, daha önce Temmuz 2016’da Anadolu Etap’a verdiği 50 milyon Euro kredi ile Türkiye’deki ilk tarım kredisini kullandırmıştı. Anadolu Etap, iki Avrupa bankasından aldığı destekle ‘sağlıklı nesiller için sağlıklı meyveler üretme vizyonu doğrultusunda ülkemizde tarımsal kalkınmayı destekleyen ve ülkemize döviz kazandıran ihracat faaliyetlerine daha güçlü bir şekilde devam edecek.

 

ÇİFTLİKLERİMİZDE VE AR-GE TESİSİMİZDE ‘HASSAS TARIM’ YAPIYORUZ

Tarımda sektör lideri olarak yatırımlarımızın çok büyük bir bölümünü akıllı tarım ve üretim teknolojilerine kanalize etmiş durumdayız. Üretim süreçlerimizin her aşamasında akıllı ve yenilikçi tarım uygulamalarını ve modern teknolojileri kullanarak, kaliteli, sürdürülebilir ve güvenli gıda üretimini gerçekleştiriyoruz. Bu amaçla “Sürdürülebilir Tarım İlkeleri”ni paydaşlarımızla birlikte oluşturarak, iş planlarına entegre eden Türkiye’deki ilk tarım ve gıda şirketiyiz. Endüstri 4.0 yanında, Tarım 4.0 uygulamalarını da ülkemize kazandırma yönünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hali hazırda, farklı meyve tiplerine göre çiftliklerimizde ve Ar-Ge tesislerimizde ‘’Hassas Tarım’’ yapıyor, 9 farklı meyvede 150 farklı çeşit yetiştiriyoruz. Ekimden hasada kadar olan süreçlerin tamamında ileri teknoloji tarım araçları kullanıyor; yenilikçi teknolojileri iş süreçlerimizde uyguluyoruz. Arazi hazırlamadan hasat aşamasına kadar tüm süreçlerde yüksek teknolojili mekanizasyon kullanıyor, arazi tesviye ile ilgili uygulamaları GPS destekli yapıyoruz. Tarımsal meteorolojik istasyon teknolojileri, akıllı sulama ve gübreleme sistemleri, IOT teknoloji tabanlı ısı, nem, sıcaklık ölçer ekipmanları, yapay zeka tabanlı meyve seleksiyon/sınıflandırma makinaları, otomatik donsavar pervane sistemleri ve bunu destekleyen ERP yazılımları kullanıyoruz. Yakın gelecekte dron sistemleri ile daha geniş alanları daha hızlı analiz edebilecek sistemleri kullanmayı planlıyoruz. Bu şekilde yüksek katma değerli ürünler üreterek ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz.

 

Tarım sektörüne sanayileşme kadar önem vermeliyiz
80 milyonluk bir ülke olarak, her zaman gıda güvenliği ve güvenilirliği sağlayacak sürdürülebilir bir tarımsal üretim sistemine ihtiyaç var. Tarıma, sanayileşme kadar önem vermek, yatırım yapmak durumundayız. Özellikle böyle zorlu dönemlerde, yurtdışından yatırım çekebilmek ya da finansal destek alabilmek yatırımlarımıza devam edebilmemiz ve büyütebilmemiz açısından önem taşıyor. Doğru modeller üzerinde çalışmalar yaparak ve doğru teşvik modelleri kurgulayarak, tarım sektörünün ülkemizin geleceğinde çok önemli bir rol oynamasını sağlayabiliriz. Tarım sektörü geleceğe hazırlanırken, teknolojik gelişmelere ve her sektörde gerçekleşen dijital dönüşüme entegre olmalı, inovatif çalışmaların sunduğu verimlilik fırsatlarını iş süreçlerimize yansıtmalıyız. Toplum olarak her alanda üretken olacağımız ve yeniliklerle geleceğimizi şekillendireceğimiz bir bakış açısı bizleri güçlü kılacaktır.