Zeytin ve zeytinyağında yeni sezonda yüksek rekolte beklentisi
28/07/2026 - 01:12:00
Sofralık zeytin üretiminde dünyada ilk sırada, zeytinyağı üretiminde ise ikinci sırada yer alan Türkiye, iklim krizinin rekoltedeki olumsuz yansımaları, üretim maliyetleri, ihracat kısıtlamaları, talep daralmaları nedeniyle 2026 yılının ilk yarısını yüzde 30 azalışla 187 milyon dolar ihracatla geride bıraktı.
İlk yarıda ihracat 187 milyon dolar oldu
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, “2026 yılının ilk altı ayında Türkiye geneli zeytin ve zeytinyağı sektör ihracatımız miktar bazında yaklaşık 59 bin ton, değer bazında ise 187 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam sektör ihracatımızda miktar ve değer bazında yüzde 30 oranında bir gerileme yaşanmıştır. Bu gerilemenin temelinde, küresel ölçekte yaşanan iklim krizlerinin rekolte üzerindeki olumsuz yansımaları, artan üretim maliyetleri, geçmiş dönemlerde uygulanan ihracat kısıtlamalarının pazar payımızda yarattığı etkiler ve uluslararası piyasalardaki genel talep daralmaları yatmaktadır” dedi.
Siyah zeytin ihracatının miktar bazında yüzde 13 azalışla 33 bin ton, değer bazında ise yüzde 7 azalışla 88 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini açıklayan Uygun sözlerine şöyle devam etti: “Yeşil zeytin ihracatımız ise miktar bazında yüzde 22 azalışla 9 bin 780 ton, değer bazında yüzde 15 azalışla 28 milyon dolar olarak kaydedilmiştir. En belirgin daralma zeytinyağı ihracatımızda yaşanmış; miktar bazında yüzde 52 azalışla yaklaşık 11 bin ton ihracat yapılırken, bu ürün grubundan elde edilen döviz geliri yüzde 48 azalışla 57 milyon dolar seviyesinde kalmıştır. Prina yağı ihracatımız ise yüzde 50 azalışla 5 bin 21 ton olmuş, 14 milyon dolar gelir elde edilmiştir.”
Yeni sezonda yüksek rekolte beklentisi
Önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerinin oldukça iyimser olduğunu belirten Emre Uygun, “Mevcut görünüm, zeytin ve zeytinyağında yüksek bir rekolteye ve daha güçlü bir üretim sürecine işaret etmektedir. Bu tablo, ülkemizin sahip olduğu kapasiteyi etkin değerlendirmesi, pazarlarda sürekliliği sağlaması ve Türk ürünlerinin uluslararası konumunu güçlendirmesi açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Bu nedenle yeni sezonda üretim gücümüzü doğru pazarlama stratejileri, öngörülebilir politikalar ve güçlü tanıtım faaliyetleriyle desteklememiz büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.
İhracat destekleri ve AB kotası öncelikli gündem
Avrupa Birliği’nin Türk zeytinyağına uyguladığı 100 tonluk kota uygulamasının rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflattığının altını çizen Uygun şunları söyledi: “Güncellenecek Gümrük Birliği sürecinde, zeytinyağımıza en az 60 bin tonluk gümrüksüz kota tahsis edilmesi sektörümüz için hayati önem taşımaktadır. Aynı şekilde, Birleşik Krallık ile yürütülen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinde zeytin ve zeytinyağı mutlaka stratejik ürün statüsünde değerlendirilmelidir.”
Veri odaklı yönetimle rekabet gücü artacak: Bornova Enstitüsü ile dijital takip sistemi
Sektörün en acil ihtiyaçlarından birinin de veri odaklı bir yönetim sistemi olduğuna değinen Emre Uygun, Birlik olarak hedeflerini “Yaklaşmakta olan büyük üretim dalgasını geleneksel tahminler yerine teknolojinin ışığında, kesin verilerle yönetebilmektir” diyerek özetledi. Başkan Uygun, “Bu amaçla, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile bir araya gelerek ilk önemli adımı atmış bulunmaktayız. Enstitümüzün köklü kurumsal birikimiyle yürüttüğümüz verimli istişarelerde, tıpkı İspanya örneğinde olduğu gibi tarladan sıkım tesisine, depolardan ambalaja kadar uzanan tüm süreci şeffaf bir şekilde izleyebileceğimiz entegre bir "Çevrimiçi Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi"nin kurgulanması üzerine mutabık kaldık” dedi.
Dijital alt yapıyı hayata geçirebildikleri takdirde; kayıt dışılığın önüne geçileceğini vurgulayan Emre Uygun, “Gerçek stok miktarları anlık izlenebilecek ve böylece ani fiyat dalgalanmalarına karşı yasaklayıcı değil, tamamen veri odaklı ve öngörülebilir politikalar geliştirilebilecektir” diyerek sözlerini tamamladı.