Gıda Teknolojisi Facebook Gıda Teknolojisi Twitter Gıda Teknolojisi RSS
GIDA SEKTÖRÜNDE SÜT ÜRETİMİNİN PAYI % 16’YA ULAŞTI

Ulusal Süt Konseyi (USK) Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, “sütte kalite” kriterlerinin Avrupa düzeyine çıkarılması ve hayvan hastalıklarının etkisiz kılınması için, süt üreticileri ve süt sanayinin USK öncülüğünde, el ele yapacak daha çok işi olduğunu söyledi. 




harun_calli_uskUlusal Süt Konseyi’nin (USK) Ankara’da yapılan 3. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Konseyin Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, faaliyete başladıkları 2009 yılından bu yana sütte her açıdan önemli ve olumlu gelişmeler yaşandığını söyledi. 2009’da 12.2 milyon litre olan çiğ süt üretiminin hayvancılığa verilen destekler sayesinde %42.6 artarak 2012 yılında 17.4 milyon litre düzeyine yükseldiğini kaydeden Çallı, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yapılan süt tozu ithalatının da Gıda, Tarım ve Hayvancılık  Bakanlığı’nın verdiği desteklerle USK öncülüğünde engellenerek, süt tozunun yurtiçinden temin edilir hale geldiğini hatırlattı.
 
Türkiye’de halen tarımsal ürünler içinde en yüksek üretim değerinin çiğ süte ait olduğunu, gıda sanayinin gerçekleştirdiği üretim içinde süt üretimi payının da ’ya ulaştığını vurgulayan Harun Çallı, Ambalajlı Süt Üreticileri Derneği’nin Bakanlık ile birlikte yürüttüğü çalışmalar sonucu Türk süt ürünleri ihracatına AB kapılarının açılmasına da değinerek şunları söyledi: “Avrupa Birliği’ne süt ürünleri ihracatının önünün açılması, süt üreticilerimiz için son derece önemli bir gelişmedir. Çünkü AB’ye ihracatın önünü açtığımızda diğer ülkeler için de elimize bir ruhsat geçmiş oluyor. Ortadoğu ülkelerine, Okyanusya ülkelerine ürün yollama girişimlerimizde, ‘Avrupa Birliği’ne mal veremiyorsunuz.  Çünkü ürünleriniz Avrupa Birliği’nin istediği şartlara uygun değil. O halde biz de sizden ürün almayız!’ diye önümüzü kesiyorlardı. Avrupa Birliği’nin ihracattaki engelinin ortadan kaldırılması, önümüzdeki yıllarda ihracatta ciddi anlamda önümüzü açacaktır.” 
Sektör olarak yapılması gereken çalışmaların daha bitmediğini, yapacak birçok ödev olduğunu vurgulayan Çallı, “Sütün değeri dünyada ve Avrupa’da artık içeriğindeki yağa, proteine ve toplam kuru madde miktarına göre belirleniyor. Ülke olarak bu konuda ciddi problemlerimiz bulunuyor. Ayrıca hayvan hastalıklarıyla ilgili olarak da ciddi problemlerimiz var. Yeni dönemde bütün bu sorunlarla savaşılması gerekiyor. Süt canlı bir ürün olduğu için sürekli problemler olabiliyor. Bütün bunları aşmak için çiftçilerimiz ve sanayicilerimiz el ele vererek sorunların üstesinden gelmeliyiz” diye konuştu.
 
USK ÇOK KATKI YAPTI, DAHA DA YAPACAK 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Hayvancılık Genel Müdürü Mustafa Kayhan da konuşmasında, Ulusal Süt Konseyi’nin, kuruluşundan bu yana geçen çok kısa süreye rağmen kurumsal kapasitesini hızla geliştirerek süt sektörüne çok ciddi katkılar yaptığını söyledi. Sektördeki tüm aktörlerin adil şekilde temsil edildiği, süt politikasının belirlenmesinde çok önemli katkıları olan konseyin gelecek dönemde de bütün ürün konseylerine örnek oluşturacak çalışmalar yapacağına inandığını belirten Kayhan, “Kurumsal kapasitesi daha da yüksek; süt başta olmak üzere ülkenin hayvancılığı ve et sektörüyle ilgili kısa ve orta vadeli projeksiyonlarıyla, dünya ölçeğinde araştırmalarıyla, farklı ve kapsamlı raporlar düzenleyerek bu sektöre hizmetini daha da artıracaktır” dedi.  
Süt üretimine dayalı hayvancılığın hem tarım sektörü hem de ülke açısından büyük öneme sahip olduğunun altını çizen Genel Müdür Mustafa Kayhan, o yüzden Bakanlık olarak sütçülüğe büyük önem verdiklerini söyledi. Kayhan şöyle sürdürdü: “Ülkemiz coğrafyası ve mensubu olduğumuz inanç bizim sadece gevişen hayvanların etini tüketmemize müsaade ediyor. Süte dayalı üretim potansiyeli bu noktada bize bir taraftan damızlık üretirken, bir diğer taraftan süt, bir diğer taraftan da (buradaki erkek materyaller aracılığıyla) et tedariğinde çok önemli bir odak teşkil etmektedir. O nedenle sütçülüğe çok özel önem veriyoruz. Sütte sürdürülebilirliğin sağlanması için periyodik olarak maliyet analizleri yapıyor, pazar fiyatlarını izliyor ve Bakanlık destek politikasını da sürdürülebilirlik esasına göre belirliyoruz. Bu nedenle, üreticilerimize bir taraftan süt primi verirken, diğer bir taraftan piyasada arz fazlalığına bağlı fiyat baskısını azaltmak için 2009’dan beri yürüttüğümüz süt regülasyonu programına devam ediyoruz. Bundan sonra da bütçe imkanları dahilinde devam etmeye çalışacağız.”
Son üç yıldır devam eden Okul Sütü programını da fevkalade önemsediklerini belirten Kayhan, insanın hayata gözlerini ilk açtığı andan itibaren bir yıl süreyle sadece süt tüketerek yaşayabildiğini, bu sebeple de sütün günlük yaşamdan hiç çıkmaması gerektiğini vurguladı. Protein, kalsiyum ve mineral tedariki bakımından son derece değerli bir ürün olan sütün, birçok gazlı içecek reklamı karşısında çok ciddi bir pazar daralması yaşadığına dikkat çeken Hayvancılık Genel Müdürü Mustafa Kayhan, tüketiminde devamlılığın sağlanması amacıyla ilköğretim çağında kazandırılacak tüketim alışkanlığının daha sonraki süreçte de süreceğine inandıkları için Okul Sütü’ne özel bir önem verdiklerini dile getirdi. 
Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve Ulusal Süt Konseyi’nin çok önemli katkılarıyla tüm ilköğretim çağı öğrencilerine haftada üç gün 200 ml’lik süt dağıtmak suretiyle programı bu yıl da sürdürdüklerini anımsatan Kayhan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye geride kalan yıllarda sütçülükte çok önemli aşamalar kaydetti. Öncelikle ırk ıslahı alanına bakacak olursak; toplam sütçü ırk popülasyonu içerisinde kültür ırkı oranımız, 2002 yılında iken bugün %42’lere dayandı. Bunun paralelinde birim hayvandan alınan verim önemli oranda artış gösterdi. Aynı zamanda sütteki kalite de iyileşme yoluna girdi ve ürünlerimize dış ticaret kapısı açıldı… Bu çok memnuniyet verici bir sonuçtur. Bu hinterlandın gelişerek büyümesi gerekir. Çünkü biz süt hayvancılığını geliştirmek, büyütmek zorundayız. Bunun paralelinde bir pazar sorunu yaşamamamız gerekir ki, bu hem bizim etimizi tedarik etsin, hem de damızlığımızı tedarik etsin.”
DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SÜT SEKTÖRÜ
 
• Dünya genelinde toplam 253,4 milyon baş süt ineğinden 620,7 milyon ton inek sütü üretilmekte olup, bu miktar toplam üretimin %83’ünü oluşturmaktadır. Koyun, keçi, manda ve deve sütü üretimi, toplamın ’sini oluşturmakta ve tüm türlerden elde edilen süt miktarı 748,7 milyon tonu buluyor. 
 
• Dünya süt üretiminin 2000 yılından bu yana yıllık ortalama %2,2 oranında artıyor. 
• Günümüzde 3,2 trilyon dolar olan dünya toplam tarımsal üretim değerinin 292 milyar dolarını çiğ süt üretimi oluştururken, süt ve süt ürünleri ticaret değeri 64 milyar dolar civarındadır.
• Kişi başı süt tüketimi 2011 yılında dünyada bir önceki yıla göre yaklaşık 1 kg’lık bir artışla 107,3 kg’ye yükseldi.. 
• Türkiye’de 2002 yılından bu yana sağılan hayvan sayısı ,7 artarken, aynı dönemde süt üretim miktarı %50’den fazla artış gösterdi. 
• Türkiye’de 2002’de süt ve süt ürünleri ihracatı 27,1 milyon dolarken 2012’de %731,3 artarak 225,3 milyon dolara ulaştı.
Ulusal Süt Konseyi’nin “Dünyada ve Türkiye’de Süt Sektör İstatistikleri – 2012 Raporu’ndan alınmıştır.
 
USK 5. YILINI GERİDE BIRAKIYOR
Süt sektöründe piyasa ve fiyat istikrarının sağlanması için piyasa koşullarını göz önünde bulundurarak çalışmalar yapmak ve tüketici bilincinin geliştirilmesini sağlamak amacıyla 2009 yılı Ocak ayında kurulan Ulusal Süt Konseyi (USK) beşinci yılını tamamlıyor. Süt üretici ve sanayici dernekleri, birlikler, kooperatifler, süt ile ilgili çalışma yapan araştırma ve eğitim kurumları, meslek odaları, tüketici örgütleri ile kamu kurum ve kuruluşlarının bir araya gelmesiyle oluşan Ulusal Süt Konseyi (USK)’nın Ankara Hilton’da yapılan 3. Olağan Genel Kurulu’nda delegelerin oylarıyla Yönetim Kurulu’nun 3 asil - 3 yedek ve Denetim Kurulu’nun da 1 asil - 1yedek üyesi seçildi. 
USK YÖNETİM KURULU 
Üretici alt grubu: Tevfik Keskin, Tuncer Başoğlu, Ahmet Ertürk
Sanayici alt grubu: Harun Çallı, Hasan Girenes, Kosat Gürler
Kamu: Mustafa Kayhan, Tayfun Kılıç, Osman Uzun
Araştırma kurumları, meslek odaları ve STK alt grubu: Prof. Dr. Muhittin Özder, Prof. Dr. Atila Yetişemiyen, Prof. Dr. E. Sinan Poyrazoğlu
USK DENETİM KURULU:
 
Üretici alt grubu: Cihat Şimşek
Sanayici alt grubu: Adnan Çavuş 
Kamu: Cengiz Alpsoy 
Araştırma kurumları, meslek odaları ve STK alt grubu: Yıldız Ayaz
 

Yorumlar

Hiçbir yorum bulunamadı


Yeni yorum yaz